1 EKİM 2020 PERŞEMBE

Ayşe Yıldız

EŞKIYA EVLERİMİZE HÜKÜMDAR OLMUŞ!

Ayşe Yıldız

Şu yıllarda yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve Başkan Erdoğan bu yeni düzene evvela “one minute!” diyerek sonradan da “Dünya Beşten Büyüktür!” diye ayar vermeye çalışıyor. Allah var, çok etkili kroşeler bunlar, ha gayret olacak diye bekliyoruz.

 

Kimi bunlarla kafa bulmaya çalışırken tarih ise sayfalarına işlemeye devam ediyor. Sonu nasıl olur bilemem, analiz edecek durumda da değilim. Bize düşen varsa ortada duran sorunlara karınca karacınca el atmak. 

Bu minvalde Doğu Batı çatışması üzerinde düşünürken bir yandan da Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi vardı karşımda, kafam iyice karışmıştı. Sezonun ilk bölümünde yerel mafyamızın bütün dünyaya meydan okuyan hamasi nutukları ve genelde Doğunun özel de ülkemin gücünü dünyaya göstermesini veya en azında bunu bir film platosunda sanal bir gerçekliğe dönüştürmesini keyifle mi izlemeliydim?

Bir şeyler eksikti. Bir yandan uyanan devden ve ürken canavardan bahsederken hangisi biz, hangisi karşı mahalle iyice bulanıklaştı zihin dünyam. Hollywood'un bütün ucuz numaralarını kullanıyoruz artık. Öyle ya aynı ekip değil miydi şu askerimizin başına çuval geçirme hadisesinin intikamını alan? Evet evet ta kendisiydi!

Neyse benim kafam zaten çok karışık. 108 bölüm boyunca neredeyse tek bir manevi unsur barındırmayan bu dizinin, yok efendim sözüm ona elinde rakı bardakları ile poz veriyor diye diziden kovduğu karakter olayını duyup gaza gelmeme gerek yok.

 

Nitekim dört sezondur sürekli aldatma, cinayet, mafya ve envaı çeşit suçları halkın gündemine oturtmayı başarmış bir dizi. Dolayısıyla bir beklenti içinde olmaya gerek yok! Ama neden olmuyor diye hayıflanmıyor da değilim. En nihayetinde bu yapımcıların iyi kötü bir Ekmek Tekne'si vardı. Az çok toplumu yansıtıyor, onun değerlerini ekrana taşıyorlardı. Yine Kurtlar Vadisi gibi bir mafya dizisinde bile toplumun değerlerini görmemezlikten gelmiyordu. 

Peki, bu Eşkıyaya ne oldu böyle? 

Bu onların tarzı değildi. Değer yargıları bu denli yozlaşmamıştı. Para mı bozdu, şöhret mi, anlayamadım. Aslında mühim de değil, bu onların sorunu.

Yeni sezonu bir casinoda açtılar. Bol bol sempatik kumarbaz gösterdiler halkıma. Hem de nasıl bir dönemde? Ekonomik kriz ayyuka çıkmış, halk mutfağını kurtarmanın derdinde. Yenidünya düzeninde ben de varım deyince işler karışacak bunu bilmiyor değildik. Ekonominin dışa bağımlılığı olduğu sürece bu krizlerin sürekli bizi meşgul edeceğinden şüphemiz de yok zaten. Neyse konumuz bu değil…

Dedim ya ilk bölüm casino reklamıyla geçti diye. Ama bir sorun vardı. Televizyon izleyicisinin ekonomik gücü ortada, bunu bilmeyen yok. Bu izleyici kalkıp ta Kıbrıslar'a kumar oynamaya gidemeyeceğine göre ne diye bu reklamı yaptılar şimdi? Demek bizde bir hata vardı. Yanlış anlamışız, senaryo gereği o mekânı kullanmışlar sadece. Olsun, alışığız zaten.

İkinci bölüm, 56. Dakikada Hızır Ali karakteri heyecanlı bir takip sahnesi için lüks arabasının direksiyonuna geçiyor. Alışık olmadığımız bir aksesuar var arabada. Bu tip arabalarda hiç görmediğimiz bir ayrıntı. Sizin de bildiğiniz gibi daha çok köy minibüslerin veya biraz nostaljik takılanlar dikiz aynalarına çeşitli süsler asarlar. Ama bu da ney? Hızır Ali de de var, hem de nostaljik falan da takılan biri değil! Basbayağı Amerikalarda doğup büyümüş bu çocuk…

Dikiz aynasına reklam yerleştiren ilk film bu olsa gerek. RTÜK görmüş müdür acaba? Görmüşse reklam gelirini vergilendirmiştir. Yoksa gizli reklamdan basar cezayı. Ama asıl sorun şu; sanal kumar sitelerinin reklamına izin var mı? 

Demek ki bizim eşkıyalar halkın ekonomik krizine çare olarak alternatif bir yol bulmuşlar; kumar! Önce casinolar, sonra da olmadı, sizin oraya gidecek paranız yok, alın size evinizde kumar oynayabileceğiniz mis(!) gibi kumar siteleri! 

Ah Şaşmaz kardeşler ah!

 

Hani şaşmazdınız?

 

Bizi çok şaşırttınız, çok!

 

AYŞE YILDIZ - TERCÜMEİHÂL

AYŞE YILDIZ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  401114

-