21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

FETÖ KUMPASLARI VE YÜZBAŞI MURAT EREN!

Zihni Çakır

Fetullahçı Terör Örgütünün, devletin sinir uçlarını kontrol altına alarak oluşturduğu Paralel Devlet Yapılanması eliyle, Silahlı Kuvvetler başta olmak üzere en önemli kurumlarda tasfiyelere imza attığı biliniyor.

Sadece bürokrasi ve STK'ler değil TSK içerisindeki anti-Amerikancı kadrolarla gayrinizami harp eğitimi almış seçkin isimleri, çeşitli kumpas operasyonlar yoluyla tasfiye ettiği de aşikar.

Bunların ilki de, Danıştay Saldırısı'nın şok atmosferinden yararlanılarak 31 Mayıs 2006'da düzenlenen sözde “Atabeyler Çetesi” kumpası operasyonu.

Operasyonu düzenleyen polis şefleri bile Fetullahçı Terör Örgütü üyesi olmak ve kumpas operasyonlar kurgulamaktan cezaevinde.

Bu kumpasın bir numaralı mağduru ise, Özel Kuvvetler'in en gözde pilotlarından Yüzbaşı Murat Eren. Eren, Fetullahçı yargı ve kolluk marifetiyle düzenlenen kumpas iddianamesinde “Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal ortamın iyi olmadığı, ülkenin yönetim biçimi olarak felakete götürüldüğü ve bir şeyler yapılması gerektiği” düşüncesiyle, yasadışı bir yapı kurmak ve Pilot Üsteğmen Yakup Yayla ve astsubay Erkut Taş ile bazı eylemler yapma konusunda anlaşmakla suçlanmış.

-Asılsız eylem planları-

Kumpasa siyasi irade desteği almak için hazırlanan suçlamalara bir de dönemin Başbakan'ı şidiki Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast ve dönemin Başbakan Danışmanlarından Cüneyd Zapsu'ya ait bir marketi bombalama planlaması eklenmiş.

Bir başka dikkat çeken ayrıntı ise; bu suçlamaların muhattabı Pilot Yüzbaşı Eren'in, başarılı performansı nedeniyle madalya ile ödüllendirilmesine iki hafta kala bu kumpasın muhattabı olması. Eren ile ilgili TSK'nın yürüttüğü süreç de ilginç. TSK, Yüzbaşı Eren'i iddianame bile hazırlanmadan ordudan atmış.

Kumpasa ve ordudan atılmaya sebep olan soruşturmaya dayanak oluşturan delillere gelince; bir miktar patlayıcı ile Eren'in bir arkadaşının evinde bulunduğu iddia edilen bir CD ve birtakım evrak-ı müsbite.

Pilot Yüzbaşı Murat Eren, suçlamaya konu patlayıcıları usulsüz bir şekilde bulundurduğunu baştan beri kabul etmiş. Bütün soruşturma evrakı içerisinde yapılacak tarafsız bir incelemede tek suçunun bu olduğu da anlaşılıyor. Üstelik bilhassa ÖKK mensuplarının meslekleri icabı haşır neşir oldukları bu patlayıcıları büyük çoğunlukla ukdelerinde bulundurdukları bilinmesine rağmen.

-Usulsüz aramanın sahte dijitali-

Yüzbaşı Eren, hemen bütün Fetullahçı Kumpas soruşturmalarının altını doldurmak için hazırlanan “imitasyon belgeler” gibi, içinde kimi PowerPoint sunu dosyaları bulunan CD'yle evrak-ı müsbiteleri ilk andan itibaren reddetmiş.

CMK'ya aykırı yöntemlerle yapılan aramada imajı bile alınmayan CD'nin, ele geçirildiği iddia edilen evin sahibiyle hiçbir bağının olmadığını söylemiş.

“Senin bu dijitalin içinde adın geçti, demek ki sen yazmışsın” iddialarını hiç bir zaman kabul etmemiş.

Bütün diğer kumpas suçlamalardan birşey çıkaramayan mahkeme, CD'deki tarih tutarsızlıklarını görmeden, parmak izi incelemesi yaptırmadan ve CMK'ya aykırı arama el koyma işlemlerini itibara almayarak, Eren'e o CD'ye dayanıp, “gizli bilgiyi başkasına vermek” ve “patlayıcı bulundurmak”tan ve hüküm tesis etmiş.

Aynı suçlardan hem askeri, hem sivil mahkemelerde “paralel” olarak yargılanıp ceza alındığı gibi benzeri görülmemiş bir süreç sonunda Yüzbaşı Murat Eren, olmayan bir örgüt'ün örgütlü suçundan cezalandırılmış.

Yargıtay'da tartışmalara konu olan malum “paralel” daire dağıtılmadan önceki son gün, patlayıcılarla ilgili cezayı “örgütlü suç” diye “katlamalı” olarak, üstelik olmayan bir örgüt adına sadece Yüzbaşı Eren için onaylamış!

Daha kötüsü, hukuki hiçbir geçerliliği olmayan dijital delil cezası da bunun üzerine eklendiği için, patlayıcıdan cezasını çekip tahliye olması gereken Yüzbaşı Eren hala cezaevinde. Hem de Fetullahçı Kumpas'ın cezaevinde yatan tek mağduru o şu an.

-AYM de mi Kumpas'ın amacına HİZMET ediyor?-

İktidar bakanlarını TSK Generallerini bu kumpasların mağduriyetinden çekip aldı; ancak Yüzbaşı Murat Eren, belki de 2,5 yıl daha Fetullahçı kumpasın mağduru olarak cezaevinde kalacak.

Bu durnumunu Anayasa Mahkemesine taşıyan Yüzbaşı Murat Eren'e Yüksek Mahkeme de ilgisiz.

Yüksek Mahkeme(!), Adalet Bakanlığının, “bu davadaki dijital delil tıpkı Balyoz ve Askeri Casusluk davalarındakiler gibi” diye görüş bildirmesine karşın, yaklaşık 30 aydır Eren'in dosyasına bakacak zaman bulamamış.

Başka bir deyişle, Yüksek mahkeme, sergilediği duyarsızlıkla, Fetullahçı Kumpas'a HİZMET ediyor maalesef.

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  058565

-