18 KASIM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

FETÖ’YÜ ANLATAN KOMİSERE ‘NEDEN DEŞİFRE ETTİN’ CEZASI!

Zihni Çakır

Fetullahçı Terör Örgütü'nün en egemen olduğu kamu kurumunun Emniyet olduğundan şüphe yok. Örgütün, yargı, istihbarat, ekonomi ve orduda da önemli yapılanmaya gittiği, mensuplarını bu kurumlara sızdırarak devlet içerisinde Paralel bir Devlet yapılanması oluşturduğunu satır satır anlatacak değilim.

Örgütün en egemen olduğu Emniyet'te, örgütün kripto mensuplarını koruyup kollayan çok kritik isimlerin olduğunu anlatmaya çalıştığımda, birilerinin paranoya ile suçladığını da unutmadım. Çok daha önemlisi, daha 7 Şubat MİT, Dersaneler ve 17-25 Aralık olmadan önce bu örgüte dair uyarılarımı, “hizmetle aramıza nifak sokuyorsun” diyenlerin bugün göstermelik mücadele pozisyonu almalarını ise hep sıcak bir anı olarak saklıyorum.

Gelelim bütün bunları izahta elimi rahatlatan skandal bir olaya…

Adresimiz yine Emniyet ve konumuz yine kriptolanmış Emniyet kadrolarının “tuhaf” kararları…

Fetullahçı Terör Örgütü'ne yönelik bilhassa Emniyet içerisinde yürütülen mücadelede, geçmişte örgüt bünyesinde bulunan isimlerin anlatımlarının yargının elini rahatlattığından şüphe yok. Bilhassa örgütle daha 2000'li yılların başında “örgütleşme” ısrarını gördüğü için yollarını ayıranların anlatımı daha bir önemli.

İşte bunlardan biri, 2002'de “sapık Özgen İmamoğlu” soruşturmasının en önemli isimlerinden T.T.

T.T, sapığın Fetullahçı Terör Örgütü ile ilişkisi olduğunu tespit eder, ancak örgütün emniyetteki “abileri” soruşturmayı kapatmaya çabalarken, kendilerine haber vermeden soruşturmayı yürüttü diye, T.T'yi uydurdukları bir örgütün üyesi ve yöneticisi yapıp meslekten ihraç eder.

T.T'nin, başına gelenlere dair yürüttüğü hukuk mücadelesi nihayet geçtiğimiz günlerde tamamlanır ve “örgüt üyesi olmadığı, yönetebileceği bir örgütün bile olmadığı” kararıyla beraat eder.

T.T aynı zamanda Ankara'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/PDY soruşturmasında da kolej ve akademi döneminde örgütün yetiştirdiği en seçkin 1000'e yakın üyenin adını ve eylemlerini tek tek anlatır.

Bunların içinde Nuh Mete Yüksel'e düzenlenen “kadın tuzağı”, kimi faili meçhul cinayetlerin nasıl ve neler karşılığında kapatıldığı gibi spesifik bilgiler de vardır.

Türkiye'nin yetiştirdiği önemli Cinayet uzmanlarından olan T.T aynı zamanda Psikolojik Sorgu uzmanıdır.

Mesleğine geri dönmek için başvuruda bulunur ve FETÖ'nün düzenlediği kumpasla mesleğinden edildiğini detaylarıyla anlatır.

Bu müracaatı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu, durumu Ankara Terör şubeden sorar. Terör Şube de müfettişlere yazdığı 3 Kasım 2015 yazıda, TT'nin, “…örgütün biat kültüründen/ulül emre itaat kavramından uzaklaşması ve örgüt aleyhinde gelişmelere neden olacak operasyonlara dahil olması ile birlikte örgüt ve örgüte müzahir şahıslar tarafından bir soruşturma dosyası içerisine dahil edilerek gözaltına alınıp meslekten ihraç edildiği, adli anlamda beraatine kesin karar verildiği halde resmi evrakın içeriğinde değişiklik suçu ile mesleğe geri dönüşünün engellendiği, suç örgütü üyesi kapsamında tutuklanarak müzahir medya kuruluşları tarafından döneme ilişkin operasyonlarda adının yayınlanması ile suçlu algısı oluşturulması şeklinde örgütsel yöntemlere maruz kaldığı ve mağdur edildiği değerlendirmesinde” bulunmuş.

Bu ifadelerle, TT'nin maruz kaldığı FETÖ kumpası ve sonuçları net olarak ortaya konulmasına karşın, FETÖ'ye dair yürütülen soruşturmada KPSS'den emniyet içerişimdeki kriptoların deşifresine varana kadar bir çok örgüt sırrının aydınlatılmasına katkı sağlamanın cezası kesilirmişçesine, Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri, TT'nin mesleğe dönüş talebine olumsuz cevap vermiş.

Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanı Adına Daire Başkan Yardımcısı 2. Sınıf Emniyet Müdürü Maksut Yüksek imzasıyla 25/12/2015 tarih ve 37373650-802-(91244)-169233 sayı ile TT'ye yapılan tebligatta, olumsuz görüş bildiren kararı talebine, “kararın üçüncü kişilere karşı gizli olması” gerekçesiyle red cevabı verilmiş.

Gerekçelerini T.T'ye tebliğ etmekte direnen Teftiş kurulu, 5 Ocak 2016 tarihinde, “Genel Müdürlük Makamının 29/12/2015 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılması kararı verdiği” ifadesinin yer aldığı bir küçücük bilgi notu tebliğ etmiş.

Neticede, T.T, örgütün sahiplendiği 8-10 yaşlarındaki erkek çocuklara tecavüz eden Özgen İmamoğlu isimli sapık bir öğretmenin soruşturmasını örgüte bildirmediği için bir kumpasla atıldığı mesleğine dönmek isterken, örgüte dair emniyet ve yargı makamlarına verdiği çok hayati ifadelerden dolayı cezalandırılmış.

Şimdi FETÖ ile mücadele ediyoruz diyenler “belki de neden mücadele edilmediğini gösteren” tarihi skandal için bir iki kelam etsinler de ikna olalım.

Yoksa cevabını aramamız gereken soru çok net: Emniyet üst düzey yönetiminde, emniyetteki kripto FETÖ mensuplarını koruyup kollayan, FETÖ'ye darbe vuracak duruş sergileyenleri, yargı ve emniyete önemli bilgiler verenleri de cezalandıran kemik bir tayfa mı var?

Zihni Çakır

zihnicakir@gmail.com

@zihnicakir

 

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  135759

-