12 ARALIK 2019 PERŞEMBE

Bülent Acun

FİRAVUN’U SORDUM SİSİ DEDİLER

Bülent Acun

Yazımızın başlığının çok ibretlik bir hikayesi var. Birazdan aktaracağım hikaye bir çok açıdan üzerinde düşünülmeyi ve konuşulmayı hak ediyor. Yazılmayı da hak ettiği için işte yazıyorum.

 Sıcak bir 25 Haziran gününde kubbe altı serinliğinde rahle başında camilerimizin zineti çocuk ve gençlerle Temel Dini Bilgiler dersindeyim.

 Bendeniz Teme Dini bilgiler derslerini hem çocukları sıkmamak hem de bilgi dağarcıklarını zenginleştirmek için aklımın erdiği, dilimin döndüğü, gücümün yettiği kadarıyla renklendirmeye gayret gösteriyorum. Bu cümleden olarak İman esaslarını, dini mübini İslam'ın şartları, konuları ve kavramlarını, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hayatını, İslam'ın güzel ahlakını ve Kerim kitabımızın fazilet, özellik ve güzelliklerini hikaye, nükte, fıkra, latife, haber ve şiirlerden istifade ederek aktarmaya çalışıyorum.

 Çocuklarımız ve gençlerimize Rabbimizi, Peygamberimizi, dinimizi ve kitabımızı yeterince sevdirip, özümsetebilmek için bu noktada onları öğrenirken eğlenmeye, eğlenirken de düşünmeye sevkedecek nitelikli eserlere şiddetle ihtiyacımız var. Herhangi bir konuyu o konuyla ilgili hikaye, nükte, latife, fıkra, haber ve şiirlerle süslemek, adeta o konuyu öğrencilerin  zihnine nakşetmek anlamına geliyor. Böylece ilgiyle dinlenen, öğrenilen bilgi, daha iyi anlaşılıp daha çok akılda kalıyor.

 Konu hepimizi yakından ilgilendiren din eğitimi olunca söz nereden nereye geldi.

 Biz hikâyemize geri dönelim.

 Evet sıcak bir yaz günü cami serinliğinde sevgili afacanlarla dini bilgiler dersindeyiz. Bu derste onlara Kur'an'ı Kerim'in fazilet ve özelliklerini anlatıyorum.

 Kerim Kitabımız'ın Peygamber Efendimizin en büyük mucizesi olduğunu ifade ettikten sonra beni dikkatle dinleyen öğrencilerime şöyle diyorum. Sevgili çocuklar, değerli gençler Kur'an'ı Kerim öyle büyük mucizedir ki bize 14 asır önceden verdiği haberler bugün hala doğruluğunu, sıcaklığını, güncelliğini koruyor. Kıyamete kadar da koruyacak.

 Sözün tam burasında Zafer dergilerinin bir araya getirilmesi ile oluşan gerçeğe doğru kitabının 1. cildinin arka kapağını çocuklara göstererek kapakta yer alan ve şu an İngiltere'de bir müzede sergilenen firavun'un resmini işaret ederek sevgili çocuklar bu kimdir tanıyor musunuz? diye soruyorum. Onların ağız birliği etmişçesine verdikleri cevap beni hem şaşırtıyor, hem düşündürüyor, hem de güldürüyor… “O resimdekini mi soruyorsunuz hocam? O sis sisi…” Ben alacağımı alıyor kendi kendime firavun'u sordum sisi dediler diyor ve sözlerimi söyle tamamlıyorum.

 Sevgili çocuklar gençler fotoğrafını gördüğünüz kişi yeryüzünde Rab'lik ilan eden insanlık tarihinin en şerli zalimlerinden birisi olan ve Hz Musa'nın Tevhid mücadelesinde karşısında yer alan Firavunun ta kendisidir. Allah teala ibreti alem için onun cesedini 3000 yıldan beri çürütmeyip muhafaza etmiştir. Bakınız Rabbimizin Yunus Suresi 92 ayette bu durumu nasıl anlatıyor:

 “(Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız.  İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler.”  (Yunus 92)

 Çocukların firavun'un resmini görünce ona sisi demeleri bana son derece ibretli ve hikmetli geldi.

 Çocuktan Al Haberi tecrübesine bir kere daha eyvallah dedim. Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ölüme terk edilişine küçüklerin bu tepkisini son derece büyük buldum.

 İlköğretim çağındaki yavrularımızın dünya gündemini bu kadar yakından takip etmelerine hem sevindim hem şaşırdım.

 Çocukların zaman tünelinden yola çıkarak Mısır'ın darbeci Cumhurbaşkanı sisi'den firavun'a varmalarının o derin anlamını uzun uzun düşündüm.

 Körpecik beyinlerde bile firavun'la yan yana görülmenin talihsizliğinden hareket ederek yazıklar olsun böyle saltanata… Böyle şöhret yerin dibine batsın… demekten kendimi alamadım.

 Yeryüzündeki bütün zalimleri, onların günümüz temsilcileri olan darbecileri ve onların ağa babaları olan küresel güçlerin alayını bir kere daha lanetlendim.

 Müslüman kardeşlerin Şehit lideri Müslüman kardeşimiz merhum Muhammed Mursi'ye Fatihalar, yasinler okuyup, Rabbimden onun rahmet, mağfiret ve  cennet niyaz ettim.

 Merhum Muhammed Mursi'ye yapılan zulmü Sait Nursi'nin şu bedduasıyla bir kere daha lanetledim.

  “Zalimler için yaşasın cehennem…”

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  673202

-