13 KASIM 2019 ÇARŞAMBA

Yunus Ekşi

GAZETECİLERİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Yunus Ekşi

İktisat Hareketi olarak, milletimize ve devletimize en büyük zulüm aracı olan faize karşı mücadelemizi aralıksız sürdürüyoruz. Bir yandan hem yöneticilerimizi hem muhalefeti mücadelemizin muhtevası açısından bilgilendirirken, bir yandan da sivil toplum örgütlerimizi hem de halkımızla konferans, panel, söyleşi gibi toplantılarımızla uyandırmaya çalışıyoruz.

 Gayemiz; Türkiye'de 5-10 bin kişilik bir elit zümre için çalışan iktisat modelini milletimizin lehine değiştirmektir. Toplumsal ve sosyal bir yeni adil iktisadi modelin oluşmasını sağlayarak; ekonomik temelli birçok sosyal vakaların önüne geçmek, milletimizin gelir düzeyini yükseltmektir.

Ancak ekonomi konusunda yazan çizen köşe yazarlarının çözüm odaklı bir modelin oluşmasından ziyade, benimsedikleri sistemin olumsuz sonuçları üzerinden yazıp çizmeleri, net bir duruş sergilemeyişleri, sanki verilmiş bir görev gibi faizle mücadeleyi sulandırmaları dikkatlerimizden de kaçmıyor.

Bu yazarçizer takımı içinde kalemini satmış olanlar olduğu gibi, kalemini satmış olanların etkisi ile bilgisizce yazanlarda var.

Bu bilgisizlerden bir tanesi; önceleri Hürriyet Gazetesinde yazan, bugün ise Karar Gazetesinde yazmaya başlayan, milliyetçi geçmiş kimliği olan, millete büyük bir kazık atmış Kemal Derviş'in övücüsü Taha Akyol dur.

Bu insanların faiz seviciliği, faizi bir ekonomik realite olarak görmesi, tefecilikten faizi ayrı tutması onların temel duruşlarını, vahyin penceresinden bakan birinin görmemesi mümkün değildir.

Taha Akyol ve bu seviye de faiz seviciliği yapanlara elbette gerekli cevapları köşemizde programlarımızda da vereceğiz.

Şimdi konuya ilişkin Taha Akyol neler söylemiş yazısından alıntı yaparak devam edelim.

13 Eylül 2018 de ‘'Yine Faiz'' başlıklı Taha Akyol yazısında ‘'2001 (Kemal Derviş) reformları sayesinde bankacılık sistemimiz de sağlamdır'' diyor. (Oysa bankacılık sisteminin Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve milletine verdiği zararı 3. Dünya savaşı veremezdi.)

 Taha Akyol'un yerlere göklere sığdıramadığı Bay Kemal Derviş, milletin ekonomisini IMF'e devşirmiştir. Taha Akyol'un Kemal Derviş'le ilgili yaptığı programlara biraz göz atanlar ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaklardır.

 Taha Akyol, yazısının devamında ‘'Tefecilik başka, ekonomideki işlevsel faiz başkadır'' diyor. Taha beye göre, bankalar tefeci değildir. Eğer bankalar tefeci değilse, devleti sürekli kurumsal köle haline getiren, faizlerle ocakları söndüren kim?

Milleti 530 milyar kredi ile faiz tuzağına düşürerek mallarına hacizle çöken, ailelerin dağılmasına neden olan, suç oranlarının ekonomik olarak yükselmesini sağlayanlar kim?

Yazısının devamında Taha Akyol ‘'Osmanlı'nın iktisaden geri kalmasının sebeplerinden biri, mevduat toplayan finans kurumlarının olmaması, bu yüzden sermaye birikiminin çok cılız kalmasıydı'' diyor.

Devamla ‘'Evet, faizle kredi veren para vakıfları vardı, fakat bunlar faizle para toplamadıkları için sermaye birikimine önemli bir katkı sağlayamadılar.''

Sermaye birikiminin faizle olabileceğine inanan Taha Akyol, ekonomi ile ilgili konuşanları tek taraflı dinlediği aşikârdır. Sermaye denilen şeyin birikimi için faize ihtiyaç olamadığı gerçeğini öğrenmek için, mevcut düzendeki kurgunun iyi bilinmesi gerekmektedir. Sistemin işleyişini bilmeyen sonuç itibari ile yanlış sonuca gidecektir.

Taha Akyol'un faizci bir anlayışı olabilir. Allah'ın bu konudaki bilgisizliğini, yetersizliğini birçok liberal ekonomiye inanan gibi kabul edebilir. Bu konuda aynı inancı taşımıyor olabiliriz. Ama kendisinin genel çizdiği milliyetçi muhafazakâr eğilimli yönüyle, zalim bankacılık düzenini, sermaye birikimi olarak sevdirmeye çalışması batılı hak suretinde göstermesidir.

 

‘'Ekonomik konularda doğru düşünce tarih ende sınanmış olan iktisadi rasyonalizmdir'' diyor. İşte Taha Akyol'un bu ifadesi Allah'ın ekonomideki faiz yasağına bakışını da ortaya koymaktadır.

Taha Akyol 27 Ağustos 2014 tarihli yazısında yine faiz başlıklı bir yazıyı kaleme alıyor. Ve yazının girişinde ilginç bir tanımlama yaparak bir algıya yönelik cümle kuruyor. ‘'Kanuni Sultan Süleyman zamanında resmi faiz oran'' diyor. Devamında Şeyhülislam Ebusuud Efendi'nin fetvasıyla %12 olarak tespit edildiğini söylüyor.

Taha Akyol'un Kanuni döneminde  ‘'resmi faiz oranı'' ifadesi Osmanlı devletinin adeta bütünü ile faizci bir devlet yapısı olduğu, bugün de bankacılık sistemini yadırgamamak gerektiği, yasak edilen faizin elden şahısların birbirine karşı para verme olan tefecilik olduğu algısı oluşturulmaya çalışıyor.

Ancak Taha Akyol'un ifade ettiği Şeyhülislam Ebusuud 'un para vakıfları üzerinden verdiği fetva olan %12 oranı faizciliktir. Konuyla ilgili para vakıfları incelendiğinde; maslahat, kamu yararı safsatası ile Ebusuud faizcilik fetvası vermiştir. Hesabını da şüphesiz Allah'a verecektir.

Türkiye'de Süleymancı cemaati diye bilinen büyük bir topluluğun da Türkiye'nin darul harp olduğu, bu gerekçe ile bankadan faiz alınabileceği anlayışı hakimdir.  Faizin yasak edilmesi, büyük bir suç olduğu, Allah ve elçisi ile bir savaş hali olduğu gerçeği, farklı tanımlama ve yöntemlerle aşılmaya çalışılıyor. Taha Akyol'un yaptığı da budur.

Taha Akyol buradan bir davet yapıyorum. Madem bankaların tefeci olmadığını ekonominin kurtarıcısı olduğunu düşünüyor, ister kendisi ister fikirlerinden beslendiği kapitalist bir ekonomist ile konuyu enine boyuna konuşalım. Kemal Derviş'in bu millete attığı kazığı da konuşalım.  

Selam ve dua ile

YUNUS EKŞİ - TERCÜMEİHÂL

YUNUS EKŞİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  866336

-