15 ARALIK 2019 PAZAR

Bülent Acun

GÜZEL ADAMLAR EMİN ADIMLAR

Bülent Acun

Bizde adamlık mühimdir. Adam olmadan Âdem olunmaz, adam olmadan insan kalınmaz. Adamlık müstesna bir makamdır bizde. Öyle bir makam ki ne icazetle elde edilebilir, ne de rütbeyle. Bu topraklarda akl-ı selim, kalbi selim, zevki selim sahibi kâmil insanlara adam derler. Bir kişi için söylenen “o adam gibi adamdı” sözü o kişi için ne büyük bir şereftir. Adamlıktan yoksun olmanın elim neticesi, kim için “bu adam olmaz” denmişse o kişi umummiyetle felah bulmamıştır. Bizim irfanımızda adamlık büyük bir nimet ve muazzam bir ziynettir.

Benim çocukluğumda okumak, adam olmak için bir vesileydi. Anne babalar çocuklarını okusun da adam olsun diye okuturlardı. Tahsilini ikmal etmiş birisine hâkim, savcı, vali, kaymakam, doktor, öğretmen, mühendis oldun mu diye değil, adam oldun mu diye sorarlardı. Hocalar, muallimler cemiyete adam yetiştirir, ustalar çırakları ve kalfaları adam ederlerdi.

Bizim lügatımızda adamlık ehliyettir, liyakattır, ustalıktır… Bu cümleden olarak biz de herhangi bir alanın mütehassısı aynı zamanda o alanın adamı olarak nitelendirilir. Din adamı, ilim adamı, bilim adamı, iş adamı, siyaset adamı… Lisanımızda ihtiva ettiği anlamları itibarı ile şu cümleyi rahatlıkla kurabiliriz. İnsanlıkta kemâlatın zirvesi adamlıktır. Bu cümle üzerine şu cümleyi kurmak durumundayız. Adamlıkta kemâlatın zirvesi ise dava adamlığıdır. Bu noktadan hareket etmek bizi şu sonuca götürüyor. Bir dava, adamlarının omuzlarında yükselir; adamlar davalarını yüklenerek yücelir. Bilim, kültür, sanat, siyaset ve edebiyatta bizi geçenlere laf yetiştirerek değil ancak adam yetiştirerek yetişebiliriz.

Milletçe ne yapıp edip her sahada güzel adamlar yetiştirmeliyiz ki aydınlık yarınlara emin adımlarla yürüyebilelim. Bu toprağın irfanıyla dolmuş ve doymuş bu toprağın insanının hali, adamlık ilmihalinin ta kendisidir.

Peki, bu toprağın irfanı nedir? Bu toprağın insanı kimdir? Bu suallere cevap sadedinde birkaç cümleyle de olsa bizim adamı tanımaya çalışalım.

Bizim adam, mazluma dinini, kimliğini sormaz.

Bizim adam, kim olursa olsun zalimin hasmı, mazlumun dostudur.

Bizim adam, karıncayı bile incitmekten imtina eder. Fakat yeri geldiğinde devlerle mücadele etmekten asla geri durmaz.

Bizim adam, “barışın güvercini, savaşın kartalıdır.”

Bizim adam, bir şehre o şehrin surlarından önce o şehirde yaşayan insanların gönüllerinden girer.

Bizim adam, sömürü, işgal ve istila nedir bilmez. Fethettiği ülke ve şehirlerde su dolu bir bardağın üstündeki gül yaprağı gibi durur.

Bizim adamın, din, namus ve vatan konusunda asla şakası olmaz.

Bizim adam, şahadete adeta düğüne koşar gibi koşar.

Bizim adam, ziyafetin, zerafetin ve ziyaretin hakkını hakkıyla verir.

Bizim adam, bir tas çorbasını herkesle paylaşabilir. Fakat bir karış vatan toprağını hiç kimseyle paylaşmaz.

Bizim adam, Viyana'ya kadar gitmesini bildiği gibi icabında kendine gelmesini de bilir.

Bizim adam, “Hakim'ül Harameyn değil, Hâdim'ül Haremeyndir.”

Bizim adam, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırını sayar.

Bizim adam, tarih boyunca muhacir ve mültecilere kucak açtığı için Allah Teâla onu bu durumlara hiç düşürmemiştir.

Bizim adam, inancını ve aşkını sanata dönüştürerek gücünün yettiği her şeye nakşetmiştir.

Bizim adamın yaşadığı acıları başka adamların izlemeye bile tahammülü yoktur.

Bizim adam, maalesef fazla kitap okumaz, fakat hayatı ve insanı satır satır okur, bilir, yaşar.

Bizim adam, hiçbir ülkenin bir karış toprağına göz dikmez. Bir karış toprağına göz dikenin ise gözlerini oyar.

Bizim adam, onlarca ülkenin yönetemediği yerleri bir vali ile yönetir.

Bizim adam, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen, adamdır.

Bizim adamın kurduğu kütüphanenin en yeni kitabı Amerika'dan yaşlıdır.

Bizim adam, üç kıtada at oynatmış âleme nizam vermiştir.

Bizim adam, hastayken vurduğu tokat, Avrupa'nın suratında sağlam yer bırakmamıştır.

Bizim adam, vatanına canını, bayrağına kanını veren adamdır.

Bizim adam, din-i Mübin-i İslam'ın ilelebet sancaktarı ve bayraktarıdır.

Bizim adam, ekmeksiz yaşar fakat hürriyetsiz asla yaşamaz.

Bizim adam, ekmeği ekmekçiye verir, bir tane de fazla verir.

Bizim adam, ariftir, zariftir, akiftir, akildir, adildir, abiddir.

Bizim adam, “hayra motor şerre frendir.”

Bizim adam, surda Ulubatlı Hasan, Çanakkale'de Seyyid Onbaşı, 15 Temmuz'da Ömer Halis Demir'dir.

Bizim adamın, faziletleri yazmakla bitmez. Onunla yaşamak lazımdır. Onunla yaşamaya da asla doyum olmaz.

Bizim adam kimdir?

Bizim adam, bu aziz milletin ta kendisidir!

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

  1. Yazar Ahmet Turgut’tan dinlediğim çok etkili bulduğum bir söz ve gerçeğe işaret eden şu cümleden sonra belki okuma alışkanlığı artırır adeta heves haline getiririz: “ musevilerin kutsal kitabı Tevrat işit, duy diye başlar. İsevilerin kitabı incil gör diye , Kuran’ı Kerim oku diye başlar. Çünkü museviler kendilerine söyleneni duymazlar, işitmezler..(İsrail’in şuanki yaptığı gibi ) . , iseviler görmezler, görmezden gelirler..müslümanların da okumaya ihtiyacı vardır. Çünkü Allah her kavme ihtiyacı olan vahiyle seslenmiştir. “ oku, yaradan Rabbinin adıyla oku.....”.

  2. Mustafa Çıkrık

    MaşaALLAH Hocam. Her zaman ki gibi harika bir yazı olsun. Rabbim bizlere de o adam gibi adamlardan ve dava adamlarından olmayı nasib eylesin. Yazılarınızı daim, kaleminizi kavi ve muzaffer eylesin Hocam..

Yorum Yaz

  889026

-