19 ŞUBAT 2020 ÇARŞAMBA

HAÇLILARIN HEDEFİNDE ERDOĞAN VAR

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen terör saldırısının son yıllarda giderek artan İslamofobik ideolojinin sonucu olduğunu söyleyen uzmanlar, saldırının temelinde Türklerin İslam ile özdeşleştirilmesi nedeniyle Türk karşıtlığının da bulunduğunu belirtti. Haçlıların hedefinde Ayasofya ve Erdoğan var.


HAÇLILARIN HEDEFİNDE ERDOĞAN VAR

Uzmanlar, Hıristiyan ülkelerin; kilise öğretilerinde ve ders kitaplarından bilinçaltına yerleşmiş korkuları körüklediğine, İslam'ın bayraktarlığını yapmış bir milletin başında olan Erdoğan isminin özellikle seçildiğine işaret ediyorlar.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Yeni Zelanda'da yaşanan sıradan bir İslamofobi vakası değil, yeni bir aşamaya geçildi. Bu aşama artık beyaz ırkçılığa dayalı bir Hıristiyan radikalizmdir. Bütün Batı dünyasını ciddi bir krize sürükleyebilir" uyarısında bulundu.

Erdoğan karşıtlığı İslamofobinin bir parçası haline geldi

Batı dünyasında radikal fanatizmin kalıcı hale geldiğini, seçilen ülkenin Yeni Zelanda olmasının tesadüf olmadığını, tehlikenin Avrupa ve ABD'yi aşıp tüm Hıristiyan ülkeleri kapsadığına dikkat çeken Duran, Terör saldırısını gerçekleştiren Brenton'ın kullandığı sembollere ve saldırıyı yayımlamasına da değinerek; silahların üzerindeki tarihlerin ve kavramların seçiminin ideolojik çerçeveye işaret ettiğini ve Hristiyanlığı kendisine temel aldığını gösterdiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın isminin yer almasının da şaşırtıcı olmadığını belirten Duran, Haçlı dünyasında; Erdoğan karşıtlığının İslamofobinin bir parçası haline geldiğini söyledi.

'Yeni Zelanda'daki terör saldırısının temelinde İslam ve Türk karşıtlığı var

TOBB Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihat Ali Özcan, söz konusu terör saldırısının temel motivasyonunun "dini referanslı" olduğunu belirterek, dünya genelinde Müslümanları hedef tahtasına koyan hem dini hem de etnik referanslı nefret olduğuna dikkati çekti.

Teröristin hazırladığı nefret manifestosunun, zihin dünyasının nasıl çalıştığının göstergesi olduğuna dikkati çeken Özcan, "Teröristin dolaştığı medya ve sosyal medya çevresinde hedefe koyulan Müslümanlar ve Türkler. Teröristin manifestosunda ötekileştirdiği yapılar en fazla göz önünde bulunan ve var olan sisteme itiraz eden Türkler olduğu için sadece İslamofobiyle yeterli kalmayıp, hedefe Türkleri de koymuş." dedi.

Batı'daki entellektüeller ve ana akım medya da nefret söylemlerini körüklüyor

SETA Brüksel Koordinatörü ve Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, Yeni Zelanda'daki terör saldırısının temelinde Batı'da Soğuk Savaş'ın ardından başlayan ve özellikle de 11 Eylül'den sonra gittikçe şiddetlenen "İslamofobik söylemler" olduğu açıklamasında bulundu.

Bu nefret söylemlerinin, sadece aşırı sağ gruplar tarafından değil, siyasi elitler, entellektüeller ve ana akım medya tarafından da yaygınlaştırıldığına dikkati çeken Bayraklı, "Batı'da İslamofobi ile Türkofobi başa baş giden, birbirini besleyen iki olgudur. Bu, tarihsel olarak da bugün de böyle. Batı'daki aşırı sağ, İslam'ı Türkler ile özdeşleştirdiği için Türk karşıtıdır." ifadelerini kullandı.

"Batı'da İslam'ın temsilcisi Türkler görülür"

İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara da Yeni Zelanda'daki terör saldırısının arkasında beyaz ırkçılık, faşizm, İslamofobi ve Türk karşıtlığı olduğunu söyledi. Büyükkara, "Batı'da tarihi olarak Türk fobisi ile İslam fobisi hep yan yanadır. Son zamanlarda, Arap veya İran unsuru öne çıkmıştır fakat daha geriye gidecek olursak, hem Arap hem de İran unsurlarından daha fazla İslam'ın temsilcisi Türkler görülür." ifadelerini kullandı.

Ayasofya ve İstanbul hazımsızlıkları bilinçaltlarına işlemiş

Teröristin nefret manifestosunda özellikle İstanbul'un ismine yer verdiğine dikkati çeken Büyükkara, manifestoda İstanbul'un batısına tümüyle Batı'nın hakim olması gerektiğine ve İstanbul'un, Türklere yani Müslümanlara ait olmadığına dair net ifadeler bulunduğunu hatırlattı. Büyükkara, manifestoda ayrıca Ayasofya'nın minarelerinin yıkılacağı ve cami olmaktan çıkarılacağı şeklinde teröristin İslam karşıtı beklentilerine yer verdiğini kaydetti.

Yorum Yaz

  555332

-