31 MAYIS 2020 PAZAR

Hüseyin Yağmur

HALK SAYILMAK İSTER!

Hüseyin Yağmur

Ali Saydam'ın ‘Algılama Yönetimi' isimli klasik eseri geniş insan toplulukları ile sürekli iletişim halinde olan insanlar için önemli ipuçları ile dolu.

Saydam kitabının başlarında şöyle diyor: Algılar gerçektir; çünkü insanlar onlara inanırlar. O yüzden Ne yaptığınız değil, nasıl algılandığınız önemlidir. Bu bakımdan diğer kurumsal süreçlere ayırdığınız insan, zaman ve finans kaynakları gibi, bu alana da kaynak ayırmak zorundasınız

Siyaset yapan yahut bir siyasi makamda bulunan şahıslar ise tam bir algı yönetmeni olmalı.

‘Küçük Şey Yoktur' kitabında şöyle bir ayrıntı vardı: Koca orkestrayı yöneten şef bir ara koroyu durdurdu ve sordu: ‘Flüt nerede? Flüt sesi neden kesildi?'

Lider kişilikli orkestra şefi o kadar enstrüman sesi arasında flüt gibi zayıf bir enstrümanın yokluğunu bir anda hissetmişti.

Başkan Erdoğan'ın liderliği, koro şefinin duyarlılığındaki gibi dikkatli ve canlı. Onun için halen en çok sevilen parti lideri

Başkan Erdoğan'ın yıllar önce Davos dönüşü gece saat 04:00'te evinin önünde kendisini bekleyen 300 kişi ile tek tek tokalaşması, algıları ve duyguları ne kadar iyi yönettiğinin manidar bir örneği.

Önceki akşam bir özel sohbetteydik. Burada bir ilçemizi yönetmiş iki eski Belediye Başkanı hakkında değerlendirme yapılıyordu. İkisini de yakından tanıyan bir konuk söz alarak şu manidar cümleyi sarf etti.

X Başkan bu ilçeye imar bakımından en büyük kötülüğü yaptı. Ancak halkın yüzüne güldüğü için halk onu hâlâ seviyor. Y Başkan bu ilçeye imar bakımından en büyük iyiliği yaptı. Yanlış yapılaşma anlamında tek bir olaya müsamaha etmedi. Ancak halkın yüzüne gülmediği için halk ondan hiç hoşlanmadı.

Bu tesbiti bir başka siyaset bilgesi şöyle analiz etti: ‘Halk sayılmak, adam yerine koyulmak istiyor'

Geçtiğimiz dönemlerde Belediye Başkanı seçilen bazı şahıslar, Ankara'dan atanmış ‘Belediye Genel Müdürleri' gibi davrandılar. Böyle bir role soyundular. Halbuki Halk, Başkan olarak seçtiği kişiyi bir Genel Müdür olarak görmek istemiyor.

Vatandaşa tahakküm eden genel müdürler memlekette yeterince var zaten…Ak Parti Genel Merkezinin yaptığı 2019 yerel seçimi başkan adayları tercihleri bu endişelerin haksız olmadığını isbatlamış oldu.

Geçen Cumartesi günü açıklanan ve 40 vilayeti kapsayan Ak Parti Belediye Başkanları listesindeki  rakamsal durum şöyle idi: 27 başkandan 17 si değiştirilmişti.

Bu listeyi ben şöyle analiz ediyorum: Israrla Belediye Genel Müdürlüğü'ne devam eden şahıslar merkeze alındılar. Artık onlar eski başkan…

Ardından geçtiğimiz Salı günü 20 belediye başkanı daha açıklandı. Bu listede de 15 başkandan 11'i liste dışı kaldı.

Böylece geçen dönem belediye başkanlığı yapmış 28 Vilayetin belediye başkanı liste dışı kalmış oldu. Yani açıklanan 60 başkandan 28'i tekrar listeye girememiş oldu. Bu yaklaşık % 50 fire anlamına geliyor.

Geçen hafta bir arkadaş anlattı. Anadolu'da bir ilçede Ak Partili Belediye Başkanı seçimleri 10 oy farkla kaybetmiş. Ak Parti seçimlere itiraz etmiş ve seçimlerin yenilenmesine karar verilmiş. Bu arada ilçe halkı parti yöneticilerine ulaşarak buradaki  Ak Parti'nin oyunun aslında çok yüksek olduğunu, bu kötü adaydan dolayı halkın kırgın olduğunu, eğer aday değiştirilerek seçimlere girilirse Ak Parti'nin yüksek oyla  hedefi göğüsleyeceğini söylemişler.

Parti yetkilileri halkın bu talebini dikkate almamışlar. “10 oy farkını iktidar olarak çok rahatça kapatırız” diye seçime girmişler. Ancak bu sefer Ak Parti seçimi 10 oy farkla değil 1800 oy farkla kaybetmiş.

İktidar olarak yapılan bütün aşırı harcamalar boşa gitmiş. Çünkü halk sayılmak istiyor.

Seçim denilen şey aslında oyuncak görünümlü bir bubi tuzağı gibidir. Eğer onu bir oyuncak zanneder ve oynamaya kalkarsanız  feci bir şekilde elinizde patlar.

Bir ilçemizdeki meczubun hatırasıyla toparlayalım.

Meczup şöyle anlattı: Yeni seçilen Başkanın elini sıkmak istedim. ‘Yok öyle İsmail' dedi. Beni reddetti. Aradan beş yıl geçti. Başkan yeniden aday gösterilmedi. Yine karşılaştık. Tam makam arabasına binecekti. Beni görünce elimi sıkmak için bana yöneldi. Elimi kaldırdım ve “Geçti o boylar, kalmadı eski oylar” dedim. Başkan kalakaldı.

Beş yıl sonra ‘kalakalmamanın' sırrını Mevlana Hazretleri şöyle veriyor: Unut ki unutulmayasın! Öl ki, yaşayasın!

Bu yola çıkanlar bir makam sahibi olduklarını unutarak halka daima yakın olmalı.

Halkın kendisine verdiği makamı halk ile kendi arasında barikat haline getirmemeli.

Nefsini iyice öldürerek halka ve Hakka hizmet etmeli ki daima gönüllerde yaşasın.

Yunus'un, Mevlana'nın, Aziz Mahmut Hüdai'nin   öldüğünü kim söyleyebilir…? Onlar birçok canlıdan daha sağ bir şekilde aramızda dolaşmıyorlar mı?

Herhalde bundan dolayı olsa gerek; sosyal medyada dolaşan başkan adayı listelerine nazire olarak bir arkadaş watsaptan şu mesajı göndermişti: Bazı Şehirlerin Şehreminileri Açıklandı

İstanbul Büyükşehir: Eyüp Sultan Hazretleri, Bursa Büyükşehir: Emir Sultan Hazretleri

Ankara Büyükşehir: Hacı Bayramı Veli, Konya Büyükşehir :Mevlana Celaleddin Rumi

Erzurum Büyükşehir: İbrahim Hakkı Erzurumi, Eskişehir Büyükşehir: Yunus Emre

Siirt: İsmail Fakirullah Hazretleri , Bitlis: İdris'i Bitlis'i

Gümüşhane: Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi, Sivas:Şemseddin Sivasi

Nevşehir: Hacı Bektaşi Veli ,  Kastamonu: Şeyh Şabanı Veli

Üsküdar: Aziz Mahmut Hüdayi,  Beşiktaş: Yahya Efendi

Arkadaş bu listeye şöyle bir ilave de yapmıştı. “Uzmanlar  'gönül belediyeciliğini' binlerce yıldır halkın gönlünde silinmez bir yer edinmiş bu ulu zatlara benzeyen belediye başkan adaylarının ancak başarabileceğini söylemekteler”

İşin özeti bu: Gönül belediyeciliği yapmak istiyorsanız, gönül adamlarıyla yola çıkacaksınız vesselam..

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  266968

-