HOLLANDA’DA İSLAM DÜŞMANLIĞI SİYASETÇİ VE ÜNLÜLER ÜZERİNDEN KÖRÜKLENİYOR

Bugün Hollanda’da kendisini güçlü bir şekilde hissettiren İslamofobinin yansımaları arasında, azınlıklar tartışmasında ülkede yaşayan 1 milyon Müslümanın görüşünün alınmaması, Müslümanların bireyselleşmiş ve sekülerleşmiş bir İslam anlayışına yönlendirilmesi, İslam’ın ülkedeki Müslümanların topluma ayak uydurmasının önünde bir engel teşkil ettiği iddiası, anayasal haklar ve devletin din işlerine karışmaması ilkesine karşın Müslümanların dini yaşantı, kültür ve tercihlerine müdahale edilmesi, cami ve İslam okullarının aşırı uçların örgütlendiği yerler olarak görülmesi gibi pek çok örnek sayılab


HOLLANDA’DA İSLAM DÜŞMANLIĞI SİYASETÇİ VE ÜNLÜLER ÜZERİNDEN KÖRÜKLENİYOR

Bu noktada ülkede İslamofobi ve anti-İslamizmin yaygınlaşmasında başat rol oynayan ve ülkenin yönetim kademelerinde aldıkları görevlerle İslam karşıtlığının neredeyse bir ülke politikası haline gelmesine katkı sağlayan birkaç isim üzerinde özellikle durulması gerekmektedir.

Pim Fortuyn: 80'li ve 90'lı yıllarda akademisyen ve popüler bir köşe yazarı olarak tanınan Pim Fortuyn, 1997 yılında yayımlanan Kültürümüzün İslamlaşmasına Karşı: Temel Olarak Hollanda Kimliği (Tegen de İslamisering van Onze Cultuur: Nederlandse İdentiteit als Fundament) adlı kitabı ile İslam karşıtı söylem ve faaliyetlerine adım atmıştır.

Geert Wilders
İslama dusman siyasetcilerin basinda gelen Geert Wilders

11 Eylül Olayları Fortuyn'a söylemlerini daha keskin biçimde sürdürebilmek ve kitleler nezdinde destek bulmak için büyük bir imkan sağlamıştır. 11 Eylül'den birkaç hafta önce yaptığı açıklamayla siyasete atılan Fortuyn, olayların ardından Elsevier'de yayımlanan 28 Ekim 2001 tarihli “İslam'la Soğuk Savaş” (Koude Oorlog Met de Islam) başlıklı yazısıyla açık bir İslam karşıtlığına soyunmuştur. Fortuyn yazısında şu ifadeleri kullanmıştır:

“İslam dünya barışı için büyük bir tehlikedir. İslam'ın önemli rol oynamadığı dünyada hiçbir çatışma alanı yoktur. İster iç çatışmalar şeklinde olsun, ister ülkeler arasındaki çatışmalarda olsun… Komünizmin rolü (ki şu anda kalmamıştır.) İslam tarafından devr alınmıştır. Hür Batıda komünist partileri ve örgütleri nadiren yasaklama yoluna gittik. Bu kuvvetli olmanın bir işaretidir. Fakat onları iyi takip ediyorduk ve arkadan bakılınca da bunun doğru olduğunu görüyoruz. Şimdi aynı şeyi ülkemizdeki tüm cami ve İslam örgütlerine karşı da yapmalıyız.” 

Siyasete atılmasından kısa bir süre sonra 6 Mart 2002'de gerçekleşen yerel seçimlere Leefbaar Rotterdam Partisi'nden giren Fortuyn, 6 aylık zaman zarfında elde ettiği popülarite ve destekle, seçimlerde %35 gibi yüksek bir oy oranına ulaşmayı başarmıştır. Yapılan araştırma ve analizler, Fortuyn'un Rotterdam'da zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz, sağcı-solcu tüm kesimlerden yüksek düzeyde oy aldığını göstermektedir ki bu durum İslam karşıtı söylemin Hollanda'da toplumun tüm kesimlerince kabul gördüğüne işaret etmektedir.

204171

Fortuyn'un ülkedeki gerilimi had safhaya çıkartan açıklamaları giderek şiddetlenirken, parlamento seçimlerine 9 gün kala, 6 Mayıs 2002'de, Hollandalı bir çevre eylemcisi olan Volkert van der Graaf tarafından öldürülmesi ülke ve dünya gündemine bomba gibi düşmüştür. Her ne kadar cinayet bir Müslüman ya da göçmen tarafından işlenmemiş de olsa, Fortuyn suikasti üzerinden Müslümanlar baskı altına alınmış, ayrıca seçimlere günler kala gerçekleşen bu olayın yarattığı atmosfer Fortuyn'a olan desteği daha da arttırmıştır.

Nitekim 15 Mayıs 2002'de gerçekleşen seçimlerde “Pim Fortuyn Listesi” (LPF) Hollanda genelinde oyların %17'sini alarak 26 milletvekilliği kazanmış ve seçimlerden ikinci parti olarak çıkmayı başarmıştır. Bu başarı LPF'nin seçim sonrasında oluşan koalisyon hükümetinde yer almasını sağlasa da, Fortuyn sonrasında parti içi çekişmeler sebebiyle bu koalisyon hükümetinin ömrü çok uzun olmamış, LPF de takip eden seçimlerde oy oranını koruyamayarak erime sürecine girmiştir.

hollanda-islam-saldiri

Ancak ülkede İslam karşıtı söylemin bu kadar güçlü bir biçimde dile getirilmesi ve toplum nezdinde kabul görmesi, Hollanda için bir model olmuştur. Dazlak imajı, eşcinsel kimliği, akademisyenliği ve popüler bir yazar olmasıyla Pim Fortuyn bu modelin somutlaşmış hali olarak hafızalarda yer etmiştir. Nitekim takip eden yıllarda Hollanda'da İslam karşıtlığı siyasî düzlemde varlığını güçlü biçimde sürdürmüştür.

Devamı yarın...

Yorum Yaz

  291285

-