20 EYLÜL 2020 PAZAR

Hüseyin Yağmur

İDAM EDİLİŞİNİN  88. YILINDA ÖMER  MUHTAR

Hüseyin Yağmur

Bugün; bundan 88 yıl önce  16 Eylül 1931 günü idam edilen Libya'nın Milli Kahramanı Ömer Muhtar ile ilgili bazı ayrıntıları sizlerle paylaşacağız. Ömer Muhtar'ı anlatmaya geçmeden önce onun da  mensup  olduğu Senusi hareketinden kısaca bahsetmekte fayda var.

Afrika'da Bir Direniş Hareketi: Senusilik

1551 yılında Turgut Reis tarafından fethedilen Libya, eski adıyla “Trablusgarp”, 360 yıl Osmanlı yönetiminde kaldıktan sonra, 1911'de İtalya'nın saldırısına uğradı.Bölgenin en yağın tarikatı olan Senusiler başlarında, Şeyhleri Ahmed Eş-Şerif Es-Senusi olduğu halde kuzeyden başlayan İtalyan işgaline karşı silahlandılar.

İşgalin başladığı Ekim ayı sonuna gelindiğinde başlangıçta 500-600 kişiyi bulmayan yerli direniş kuvvetlerinin mevcudu, bu kısa zaman zarfında 20.000 kişiye ulaştı. Bunda, Afrika'da büyük önem ve role sahip tarikatların, özellikle de Trablusgarp'ta oldukça etkin bir konumda olan  ‘Senusiyye Tarikatı'nın büyük payı vardı.

Şeyh Muhammed b. Ali Es-Senusi'nin 1837 yılında  Mekke'de başladığı irşad faaliyeti sonucunda, “dört Sünni mezhep ile tarikat mensupları arasında orta bir yolda yürümeye, mezhep ve tarikatları birleştirmeye”, İslam dinini Afrika'nın iç bölgelerindeki yerliler arasında yaymaya ve halkı bid'atlerle, cehaletten kurtarmaya, eğitmeye, kardeşlik ve dayanışmayı geliştirilmeye çalışan tarikat, Fas'tan Yemen'e, İstanbul'dan Cava'ya kadar geniş bir coğrafyada etkili oldu.

Senusi mücahitleriyle ve liderleriyle 1911 yılında Trablusgarp'ın işgalinin ardından başlatılan bağlantı, I. Dünya Savaşı sırasında da koparılmadı. Ahmed Eş-Şerif Es-Senusi İstanbul'a davet edildi. Ardından Ankara'ya geçerek Milli Mücadele'ye katıldı. Senusi Şeyhi Ahmet Şerif El-Mehdi bizzat Anadolu'ya gelerek şehir şehir dolaşmış ve halkı kurtuluş savaşına destek vermeye çağırmıştı. Dönemin generallerinden Selahattin Adil Paşa bu desteği şöyle anlatıyor: Sünusi büyük Şeyhi Ahmet Şerif El-Mehdi'ye bağlı bulunan ve hemen bütün Bingazi bölgesine yayılarak 30 dan fazla zaviye kurmuş olan Sünusilerden her alanda büyük yardımlar görülmekte idi. (Sarıbay,1982:120)

Mustafa Kemal Paşa da Kurtuluş Savaşı'nın zor günlerinde din adamlarıyla  birlikte Şeyh Ahmet Senusi'nin manevi otoritesinden yararlanmıştır. Nitekim “ Atatürk, Şeyh Senusi'nin hediye ettiği elbise ile bir grup din adamıyla çektirilmiş fotoğrafa ‘Mefkure Hatırası' yazmış, Kurtuluş Savaşı sırasında ‘Nasrun minallahi ve fethun garib' yazılı levhaların altında çalışmalar yapmıştı.” (Us,1964:26)

 

Prof. Dr Hakan Özoğlu, sonraki yıllarda Halifelik ile ilgili kanaatin nasıl değiştiğini ve perde gerisinde nasıl planlar yapılmaya çalışıldığını şöyle anlatır:“Halifeliğin kaldırılmasındaki amaçlardan biri de Osmanlı hanedanından kurtulmaktı. Hanedan mensupları Ankara'daki cumhuriyet rejimi için doğal bir tehlike olarak görülüyordu. ABD arşivlerinden çıkardığım bir belgeye göre; Mustafa Kemal, Şeyh Ahmet Senusi'ye Ankara'yı övmesi ve yurtdışında kalması şartıyla halifelik konusunda destek vereceğini söylüyor. Ancak Şeyh Senusi bu teklife sıcak bakmamıştır. (Özoğlu,2012) 

 

İtalyanları Korkutan Bir Yiğit: Ömer Muhtar

 

Şeyh Ahmet Senusi'den sonra Libya'da cihat bayrağını tarikatın yeni lideri Şeyh Ömer Muhtar devralmıştı. Bu büyük lider  daha önceki muharebelerde askeri dehası ile Osmanlı subaylarının dahi dikkatini çeken ve bir Senusi liderinin “Onun gibi on insan olsaydı, bize yeterdi” dediği “Çöl Arslanı” lakaplı Ömer Muhtar'dı. Onun, sürdürdüğü mücadele 1931 yılında idam edilene devam etti.

Savaşlardaki başarılarıyla "Çöl Aslanı" lakabını alan Muhtar, ilerlemiş yaşına rağmen İtalya'ya karşı 22 yıllık mücadelesi boyunca birçok işgal valisini mağlubiyetlerle ülkesine geri gönderdi. İtalyan güçleri tarafından Slunta savaş esirleri kampında çıkarıldığı sözde mahkemede idama mahkum edilen Muhtar, 16 Eylül 1931'de şehit edildi.

 

Ömer Muhtar, 1862 yılında, Batnan'da dünyaya geldi. Babası, henüz o 16 yaşındayken, Hac ziyareti sırasında hayata gözlerini yumunca, kardeşinin ve kendisinin eğitimleri, aile dostları Seyyid El Giryani tarafından üstlenildi. Muhtar, Cağbub'da bulunan İslami Bilimler Akademisi'nde din eğitimi aldı.

 

Üniversiteden mezun olduktan sonra Kasur imamlığına getirilen Ömer Muhtar, bu görevi 1911 yılına kadar devam ettirdi. Bu tarihte, İtalya'nın Osmanlı hakimiyetinde bulunan Libya'ya saldırmaları üzerine, Senusi tarikatı şeyhi olan Ahmed Şerif es-Senusi'nin önderliğinde başlayan direniş hareketlerine katıldı. Fakat direniş çabaları ve Osmanlı'nın müdahaleleri İtalyan'ları geri püskürtmek için yeterli olmadı ve de Osmanlı-İtalya arasında imzalanan Uşi (Ouchy) antlaşması sonucunda, 18 Ekim 1912 tarihinde Trablusgarp Savaşı, İtalya'nın galibiyeti ile sona ermişti.

 

İtalya hükümeti yerel yönetimleri değiştirerek, 1922 tarihinde faşist yönetimi Libya'ya getirdi. Libya'nın hızlanan sömürgeleşme süreci, Ömer Muhtar'ı tedirgin ediyordu; o da 1923 yılında, Berka civarında etrafına topladığı yerli halkla beraber direniş hareketlerine başladı.

 

Her ne kadar eğitimi Kuran'ı öğretmek üzerine olsa da, Ömer Muhtar aynı zamanda iyi bir çöl savaşları stratejistiydi. Yeşil Dağ (Ghebel Akhdar) çevresinde konuşlandırdığı yerel aşiretleri, sayıları 100 ila 250 arasında olan küçük gruplar halinde bölerek İtalyan işgalcilere karşı etkili bir gerilla savaş taktiği uyguladı ve düşmana büyük kayıplar verdirtti.

 

Ömer Muhtar, yirmi yıla yakın süren çetin bir direnişin sonucunda, yerel milis güçlerin arasında efsanevi bir kişiliğe sahip olmuştu, hatta İtalya valisi bile onu “Sıradışı bir karizması ve üstün bir iradesi olan bir kişi” olarak belirtip saygı ile anıyordu. Muhtar'ın direnişi, 1931 yılında, Zonta civarında sona erdi.

 

11 Eylül 1931 tarihinde, Zonta yakınında gerçekleşen çatışma sonucunda yaralanan Muhtar, İtalyan güçleri tarafından ele geçirildi. Üç günlük sahte bir dava sürecinin sonucunda suçlu bulunan Muhtar, 16 Eylül 1931 tarihinde asılarak idam edildi.

 

Ömer Muhtar'ın hayatı, ünlü aktör Anthony Quin'in başrolünü oynadığı, 1980 tarihli Çöl Aslanı (Lion of Desert) adlı film ile sinemaya aktarıldı. İtalyanlara karşı sergilediği direnişle Libya'da ulusal kahraman haline gelen Ömer Muhtar'ın mücadelesi Hollywood'un da dikkatini çekti. İslamiyet'in doğuşu konulu "Çağrı" filmiyle tanınan Suriyeli yönetmen Mustafa Akkad, "Çöl Aslanı" (1981) filminde Ömer Muhtar'ın İtalyanlara karşı sergilediği mücadeleyi izleyicilerle buluşturdu.

 

Filmde Ömer Muhtar'ı, Oscar ödüllü oyuncu Anthony Quinn canlandırmıştı. Filmde Muhtar'a atfedilen "Bizler teslim olmak nedir bilmeyen bir milletiz, ya kazanırız ya da ölürüz." sözleri Arap Baharı isimli süreçte Libyalıların da pankartlarına taşınmıştı. Ünlü direnişçinin yüzü, 10 Dinar'lık Libya banknotlarında kullanılmıştır.

 

Muhtar'ın mücadele ettiği İtalyan Komutan Graziani de Ömer Muhtar ile tanışmasının ardından şunları söylemişti:Orta boylarda, iri yapılı, saçı, sakalı ve bıyıkları beyaz, Ömer, atik ve canlı bir zekaya sahipti, dini konularda bilgili, enerji dolu ve çetin bir karaktere sahipti. Özverili ve tavizsizdi.

 

Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah…

 

 

 

Yararlanılan Kaynaklar:

Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası/Afrika'da Bir Direniş Hareketi: Senusilik/ Emre Gül/ 17 Nisan 2014

https://www.biyografi.net.tr/omer-muhtar-kimdir/

https://www.yenisafak.com/dunya/col-aslani-87-yil-once-bugun-idam-edildi 16 Eylül 2018

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  724285

-