27 ŞUBAT 2020 PERŞEMBE

Hatice Kadıoğlu Ateş

İDEAL ÖĞRETMEN HANGİ ÖZELLİKLERE SAHİP OLMALIDIR?

Hatice Kadıoğlu Ateş

Yrd. Doç. Dr. Hatice KADIOĞLU ATEŞ

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı

 

Öğretmenlik mesleği yüzyıllar boyunca bütün toplumlar tarafından saygın kabul edilen bir meslektir. Öğretmenler hem bugünün hem de geleceğin nesillerini yetiştiren kıymetli bireylerdir. Öğretmenlik, insanın tüm gelişim alanlarını şekillendiren güçlü, etkili bir meslektir.  Öğretmenler bir yandan öğrencilerini eğitirken dolaylı olarak öğrenciler üzerinden onların anne babalarını da eğitirler. Öğrenciler okulda öğrendiklerini evde anne babaları ile de paylaşırlar. Öğretmenler sık sık veli toplantısı yaparak aile ile iletişim kurarlar.

Bunun nedeni öğrencileri daha yakından tanımaktır. Bir öğrenciyi en iyi tanıyan anne babasından onunla ilgili her türlü bilgi edinilebilir. Öğrencisini iyi tanıyan öğretmen onun kapasitesini bilir, motivasyonunu arttırabilir, öğrenme tarzını kolaylıkla çözebilir. Öğrencisini tanıyan öğretmen sınıfta yönetim sorunu yaşamaz. Öğretmenlik duygusal yönü baskın olan bir meslektir. Öğrencilerle öğretmenler arasında manevi bir bağ kurulur. Hiçbir meslekte olmayan bir tılsım vardır öğretmenlikte.

Anne baba gibi, abla teyze gibi aileden biri oluverir öğretmen. Öğrenciler kimseye anlatamadıkları dertlerini öğretmenlerine rahatlıkla anlatıp yardım talep ederler. En sevilen, en güzel eşyalar onlara hediye edilmek istenir. Öğretmenlik özveri ile icra edilen kutsal bir meslektir. Öğretmenler öğrenciler için rol modeldir.

Annesini kaybetmiş bir çocuk anne sevgisini öğretmeninde bulabilir. Öğretmenin her davranışı öğrencilerin hafızasına kaydedilir. İlkokulda başarılı bir eğitim hayatı geçiren çocuk kendine güvenli olur. Okulu sever. Sosyal ilişkileri kuvvetlidir. Arkadaşlarıyla sorunsuz bir bağ kurar.

Öğretmeni tarafından azarlanan, sınıfın en arka sırasında tek başına oturmaya mahkum edilen çocuk ise alay konusu olur. Arkadaşları tarafından oyunlara alınmaz. Okulu sevmez. Bir öğretmen öğrencilerin okulu sevmesini çok kolaylıkla başarabilecek sihirli bir değeneğe sahiptir. Öğretmen öğrencilerini koşulsuz, rağmensiz severse, oldukları gibi kabul eder saygı gösterirse her öğrenci o sınıfın üyelerini değer verir. Sevgi ve saygı ortamında tüm öğrenciler mutlu, huzurlu bir şekilde eğitim alır.

Hangi kademede görev yapıyor olursa olsun -anaokulu öğretmenliğinden üniversitedeki akademisyene kadar- öğretmen nasıl özelliklere sahip olmalıdır ki ideal bir öğretmen olsun şeklindeki soruya cevap vermek için alanyazında pek çok çalışma yapılmıştır. Velilere, öğretmenlere, müfettişlere, müdürlere, öğrencilere, öğretmen adaylarına vs sorular sorularak ideal öğretmenin özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Soru sorulan kesimlere bağlı olarak pek çok nitelik alt alta sıralanabilir.

Ortak bir paydadan bakarsak ideal öğretmenin öncelikle iletişimi çok iyi olmalıdır diyebiliriz. Öğrencilerle, velilerle, meslektaşlarıyla, okul yönetimiyle iyi ilişkiler kurmalıdır.

Öğrencilerini tanıma gayreti içine girmelidir. İlkokul birinci sınıf öğretmeni okulun açıldığı ilk hafta sınıfındaki tüm öğrencilerine işitme ve görme testi yaptırılması için uğraşmalıdır. Yerleşim yerinin bağlı olduğu sağlık ocağı ile irtibata geçip resmi yazışmaları yaparak sağlık görevlilerini sınıfa davet edebilir. Kırk dakikalık bir derste ortalama 40 kişinin görme ya da işitme taramasından herhangi biri yapılabilir. Sadece iki ders saati hayati önem taşıyan bir durumun fark edilmesi için yeterli olacaktır. Okula başlamadan önce fark edilmeyen görme ve işitme yetersizlikleri çocuğun okul başarısını ve sağlıklı gelişimini oldukça olumsuz etkileyecektir. Bir öğretmen öğrencileri arasında farklı gelişen çocuklar olup olmadığını iyi gözlem yaparak ortaya çıkarmalıdır. Özel eğitime ihtiyaç duyan zihinsel yetersizliği olan ya da otistik özellikler gösteren öğrencileri fark etmeli ve ailelerine rehberlik edebilmelidir. İdeal bir öğretmen yarışçı değil paylaşımcı bir yapıya sahip olmalıdır. “Benim sınıfımın birincisi Ahmet!” diyen bir öğretmen diğer tüm çocukların başarısına taş koymuş demektir. Ahmet'in diğerleri tarafından ulaşılamaz, erişilmez bir yerde olmasına sebep olmuş demektir.

Ona karşı taraflı bir davranış içinde olduğunu tüm sınıfa kanıtlamış demektir. Öğretmenler sınıfın en çalışkanı, en güzeli, en akıllısı, en iyi konuşanı gibi nitelendirmelerden kesinlikle kaçınmalıdır. Öğretmen her öğrencinin gayretini kendi kapasitesi ölçüsünde değerlendirmelidir. Aferin alacak kadar güzel yazı yazamayan çocuk çabasından ötürü ödüllendirilmelidir.

Okuma yazmaya geçen 3-5 çocuğa kırmızı kurdela takmak diğer çocukların hüsrana uğramasına sebep olur. Çocuğa kırmızı kurdelanın kendisine neden verilmediğinin mantıklı bir açıklamasını yapma çabasına girmek hatadır.

Her çocuk için tek sebep vardır: “Öğretmen beni sevmiyor.” Okuma bayramlarında, resmi kutlamalarda sınıfın gözdesi olan bir iki kişinin sorumluluk alması yanlıştır. Hemen her çocuğa katkı sağlaması için cesaret verilmelidir. Okul çapındaki kutlamalar kontenjan açısından yetersizse sınıf olarak kutlamalar yapılabilir. Öğretmenin özel çabasıyla yapılacak bu etkinliklerde özel bir kıyafet giyip topluluk karşısına çıkan çocuğun hissettikleri verilen emeğin kat kat karşılığının alınacağının göstergesidir. Öğretmenin bir emeği çocuğun en az beş kat mutluluğu demektir. Öğrencisini tanımayan öğretmen onun mutlu olmasını sağlayamaz.

Örneğin babasını kaybetmiş bir çocuğa baban ne iş yapıyor, babalar gününde hangi hediyeyi alacaksın şeklindeki soru o öğrenciye yapılabilecek en büyük kötülüktür. İdeal öğretmen etik olmayan davranışlar sergilememelidir. Öğrencilerinin özel bilgilerini kimseyle paylaşmamalıdır.

İdeal öğretmen öğrencilerinin ahlaki gelişiminin en üst seviyede gerçekleşmesi için çaba harcar. Çıkarcı, menfaatçi olmamaları için çaba harcar. Temiz-kirli, çalışkan-başarısız ayrımı yapmadan tüm çocuklara eşit mesafede durur.

Güleryüzlü, bağışlayıcı,  övgüyle söze başlayan biridir. Kendisinin o sınıfta olma nedeninin o öğrenciler olduğunu bilir. Onlara gereken değeri verir. Sadece insan oldukları için hepsine saygı gösterir. Çocuk haklarına uygun davranır.

Özveriyle yurdumuzun her yerinde, köylerde, mezralarda, zor yaşam şartları altında Allah rızası ve görev-vatan aşkıyla işini mükemmel bir şekilde yapan, geleceğimiz olan çocukları yetiştiren aydın öğretmenlerimize selam eder, 2016-2017 eğitim öğretim yılının tüm insanlığa hayırlı olmasını dilerim.

 

HATİCE KADIOĞLU ATEŞ - TERCÜMEİHÂL

HATİCE KADIOĞLU ATEŞ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  091423

-