8 ARALIK 2019 PAZAR

Fahri Sarrafoğlu

İLKLERİ İSTANBUL’A KAZANDIRAN  ‘İLK BELEDİYE BAŞKANI’

Fahri Sarrafoğlu

Cumhuriyet döneminin ilk belediye başkanı ve valisi Ali Haydar Yuluğ Bey, topu topu İstanbul'da 14 ay belediye başkanlığı ve valilik yaptı.  Mart 1923 ten Haziran 1924 e kadar süren belediye başkanlığı görevi sırasında İstanbul'a çok şey kazandırdı. Kendisi çok beğenildi hatta adı tüm Türkiye'de bilinmeye başladı. Madem bu kadar başarılı madem bu kadar seviliyor neden 14 ay kaldı İstanbul'da?  İstanbul'a getirdiği yenilikler nelerdir? İşte bu soruların cevapları şöyle:

ADETA BELEDİYECELİK VE OKUL YAPTIRMA UZMANI

 Ali Haydar Bey 1879'da İzmir'de doğdu. Babası İzmir gümrüğünde görevli bir memurdu. Osmanlı Devleti'ne idareciler yetiştiren Mülkiye Mektebi'ni bitirdikten sonra Ege'de bazı idarecilik görevlerinde bulundu. Seferihisar ve Milas kaymakamlıkları bunlardan bazılarıdır. Bu sırada çok sayıda okul yaptırmıştır. Sadece Sivas'ta 35 okul yaptırdı. Başarılı kaymakamlık görevlerinden sonra Bolu Sancağı'na mutasarrıf olarak atandı. Bolu, milli mücadele sırasında İstanbul'la Ankara arasında iletişim ve ulaşım açışından oldukça kritik bir bölgeydi. Ali Haydar Bey bu sırada konumunu da tehlikeye atarak Ankara Hükümeti'nden yana tavır almıştı. Onun bu tercihi kaderini de belirlemiştir. Zira, 1921 yılında milli mücadelenin sembol merkezlerinden olan Sivas'a vali olarak atanmıştır. Burada görev yaptığı 1,5 yıllık zaman diliminde 35 okul yaptırmış, kilometrelerce yol açtırmıştır.

İSTANBUL İLKLERLE ONUN ZAMANINDA TANIŞIYOR

İstanbul'un ilk mezbahası:  20. yüzyıl başlarına kadar İstanbul'da her kasap dükkânı aynı zamanda mezbahaydı. Bu dükkânlarda kesilen hayvanların kanları ve sakatatları şehrin içine dağılıp pis kokulara neden oluyor, halk sağlığını tehdit ediyordu. Bu durumu önlemek için Haliç kıyısında yer alan Sütlüce'ye 1919 yılında modern bir mezbaha yapımına başlanmıştı. Bu mezbaha onun döneminde tamamlanmıştır.

İlk et buzhanesi: Mezbahada kesilen etlerin depolanması şarttı. Bunun için buza gereksinim duyuluyordu. O dönemler kentteki buz ihtiyacı Şişli'deki Bomonti Bira Fabrikası'nın tekelindeydi. Buz bu fabrikadan alınırsa epey maliyetli oluyordu. Bunun için Sütlüce Mezbahası'nın yanına bir buzhane yaptırdı. Böylece bu tekeli kırdı. Hem eti daha ucuz bir rakama depolamış oldu hem de ihtiyacı olan halka ucuz bir bedel karşılığı buz sağladı.

Halka ilk ucuz et mağazası: Günümüz İstanbul'unda Et ve Balık Kurumu'nun çeşitli ilçelerde bulunan mağazalarında halka ucuz et satışı yapılıyor. Bu uygulamayı ilk gerçekleştiren de Ali Haydar Bey'dir. Halkın ucuz et yemesi için şehrin belli bölgelerinde belediyeye bağlı kasap dükkanları açtırmış, mezbahada kesilen etlerin bir kısmını bu dükkanlar aracılığıyla uygun fiyata halka ulaştırmıştır.

İlk Halk Ekmek: Halk Ekmek'i hepimiz biliyoruz. Halka ucuz ekmek sunan belediyeye bağlı büfelerdir. Bu uygulamayı da ilk gerçekleştiren Ali Haydar Bey'dir. Ali Haydar Bey, ilkin o dönem atıl halde bulunan Unkapanı'ndaki değirmeni belediye adına kiralamıştır. Nişantaşı'nda açtırdığı ekmek fabrikasında burada öğüttükleri unu kullanarak, kentin çeşitli yerlerine açtıkları büfeler aracılığıyla halkın ucuz ekmek almasını sağlamıştır.

 

 

 

Halka ucuz odun ucuz kömür:  Halk tarafından sevilen Ali Haydar Bey, esnaf tarafından pek sevilmiyordu. Özellikle kasaplar, fırıncılar ve yakacak esnafı tarafından. Yine halkın özellikle kış mevsiminde artan yakacak ihtiyacını ucuz yollu temini için sahil kesimlere odun-kömür depoları kurdurmuştu. Gemilerle buraya indirilen odun ve kömürler bu depolar aracılığıyla ucuz yoldan halka ulaştırılıyordu.

Belediyeye ait ilk matbaa: Günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin matbu işlerini karşılayan bir birimi var. Özellikle tanıtım işlerini belediye bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Aş. karşılıyor. Ali Haydar Bey'e kadar belediye, evrak ihtiyacını dışarıdan satın alarak karşılıyordu. Bu da ciddi rakamlar tutuyordu. Ali Haydar Bey bu masrafı azaltabilmek adına belediyeye ait bir matbaa kurdurmuş, evrak ve tanıtım işlerini bu matbaa üzerinden gerçekleştirmiştir.

Halk sağlığı için kimyahane:  Ali Haydar Bey'in İstanbul için halk için yaptıkları bunlarla sınırlı değil. Bugün Fatih'teki eski belediye binası ile itfaiye binasının karşı köşesine denk düşen yerde bir kimyahane kurdurmuştur. Bu kimyahane İstanbul'da halk sağlığı ve gıda sağlığını koruyan en önemli kurumdu. Özel sektör de ücreti mukabilinde bu hizmetten yararlanabiliyordu.

İstanbul'a, Ankara'ya ve vatana büyük hizmetleriyle eserler kazandıran Ali Haydar Yuluğ ömrünün son günlerinde İstanbul Sultanahmet semtinin arka sokaklarından birinde BAKKALLIK yaparak hayatını kazanmak zorunda kaldı. Ali Haydar Bey 18 Eylül 1937 de kalp yetmezliğinden vefat etmiştir. Mezarı Edirnekapı'dadır.

NEDEN GÖREVİ İSTANBUL'DA 14 AY SÜRDÜ?
 Ali Haydar Beyin Belediyecilik uygulamaları o kadar beğenilmişti ki, 8 Haziran 1924 te henüz yeni kurulmakta olan Ankara'ya belediye başkanlığına tayin edildi. Ankara'yı o imar edecek, o düzenleyecekti. Ne de olsa devletin gözde şehri Ankara'ydı artık.

 

FAHRİ SARRAFOĞLU - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, Yazar, Manevi Şahsiyet Eğitim Uzmanı1966 yılında Aksaray’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Aksaray’da tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Bir yıl Londra’da dil eğitimi aldı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesini de bitirdi ve “Din Psikolojisi” alanında çalışmalar yaptı. Bu alanda İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öncelikli olmak üzere birçok psikolojik eğitimlere katılarak Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği’nin sertifkalarını aldı.Gazeteciliğe 1990 yılında İhlas Holding’de “Turkey” İngilizce ekonomi gazetesinde başladı. Aynı yayın grubu ile bir de dergi çalışmalarını yürüttü. İstanbul Kuyumcular Odası ile birlikte Gold News kuyumcu dergisini çıkardı. İHA’da Ekonomi Müdürü olarak çalışmaya devam etti. Çeşitli radyolarda haftalık programlar yaptı. Gazetecilik ve yazarlık mesleğine ara vermeden MÜSİAD basın danışmanlığı ve Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Aynı zamanda Akit Gazetesinde ekonomi yazıları yazdı ve röportajlar yaptı. 1998 yılından 2013 yılına kadar ise Yeni Şafak gazetesi ekonomi servisinde çalışmalarını sürdürdü.Bu süre içerisinde çeşitli internet sitelerinde sanat,iş, ekonomi ve akademik çevrelerle özel röportajlar yapmıştır. Aynı zamanda farklı dergilerde kişisel gelişim, İstanbul gibi konular başta olmak üzere çeşitli yazı ve röportajları yayınlanmıştır.Sarrafoğlu aynı zamanda İSTANBUL’un SIRLARI adıyla İstanbul’u tanıtan ve sevdiren sunumlar yapmakta, İstanbul’u farklı bir gözle gezmekte ve gezdirmektedir.Yine kişisel gelişim konusunda D.K.D (Düşün Konuş Dinle) eğitim seminerleri- Basın ve Halkla İlişkiler Semineri –Morİnek(Farkındalık) adıyla çeşitli eğitim seminerleri de vermektedir. Sarrafoğlu, evli ve dört çocuk babasıdır.Röportaj dalında MÜSİAD ödülü sahibidir.

FAHRİ SARRAFOĞLU DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  042472

-