Kemal Çiftçi

ISPARTA UÇAK KAZASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Kemal Çiftçi

2007 yılında Isparta'da meydana gelen esrarengiz uçak kazasının 12. yıldönümündeyiz. Birçok soru işaretiyle beraber enkaza dönüşen uçağın yolcuları arasında 6 nükleer fizikçi vardı. Bu nükleer fizikçilerden en önemlisi ise Prof. Dr. Engin Arık idi. Kendisi de bir nükleer fizikçi olan Engin Arık'ın eşi Metin Arık, bunun sıradan bir uçak kazası olmadığını ve taammüden işlenmiş bir suikast olduğunu söylüyor. 

Ne ilginçtir ki,  2011 yılında Rusya'da düşen uçakta da İran'ın nükleer programında çalışan 5 nükleer fizikçi vardı. Bu kaza ile 2007 yılında Isparta'da düşen ve içinde 6 Türk bilim adamının öldüğü kaza arasında ilginç benzerlikler var. ABD'li eski istihbaratçı Wayne Madsen, İsrail gizli istihbarat servisi MOSSAD'ı işaret ediyor.

Prof. Dr. Metin Arık, ABD'li istihbaratçının “Türk fizikçiler de dahil tüm nükleercilerin ölümünün ardında MOSSAD var” iddiası karşısında şu değerlendirmeyi yapmıştı: “Engin Arık, hızlandırıcı projesi çalıştayına giderken uçak düştü. Eşim, hem tüm dünyayı ilgilendiren hızlandırıcı projesi, hem de Türkiye'nin CERN'e üyeliği konusuna kafayı takmış bir bilim kadınıydı..”

Prof. Dr. Metin Arık, “Olayın arkasında kimler vardır, bilemem. Bir yandan hedef saptırılmış olabileceğini de düşünüyorum. Başka güçler tarafından yapılmıştır, ancak MOSSAD'a yönlendirilmiş olabilir.” diyor.

Türkiye'nin özellikle nükleer fizik alanında ileri gitmeye başlamasının rakiplerinin hoşuna gitmeyeceğine dikkat çeken Prof. Arık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'nin ekonomik durumu da son yıllarda iyiye gidiyor. Türkiye'de hem bilimsel, hem de teknolojik açıdan büyük bir potansiyel var.”

Prof. Dr. Arık, 21. yüzyılın madeni olarak gösterilen toryum ile ilgili önemli araştırmalar yapıyordu. Arık'a göre, sadece Isparta'daki toryum rezervi Türkiye'nin yüz yıllık enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.

Prof. Engin Arık, 2002 yılındaki bir röportajında şunları söylemişti: “Toryum'un 21. yüzyılın en stratejik maddesi olması büyük bir olasılık. Eğer 2005 yılına kadar yapılması planlanan yeni tip nükleer enerji santralleri gerçekleşirse, toryum bir numaralı element olacak. Çünkü yeni tip reaktörlerde yakıt olarak kullanılacak. Eğer biz toryum ile elektrik enerjisi üretebilmek olanağına kavuşursak, bu trilyonlarca varil petrole eş değerde bir enerji kaynağı olacak. İnşallah kuracağımız merkezde de bir proton hızlandırıcı düşünülüyor. Bu da ileride belki prototip toryum nükleer santral yapmamız için ön çalışmalara olanak sağlar."

Kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık'tan geriye kalan bu sözler, yerli ve milli hızlandırıcı TARLA projesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. 11 üniversiteden 100'ü aşkın araştırmacının yer aldığı uzun soluklu bir proje olan TARLA (Türk Hızlandırıcı Merkezi), Prof. Arık'ın çok önem verdiği bir projeydi. Türk Hızlandırıcı Merkezinin ilk projesinin kurulumu sürüyor. 2021 yılında tam kapasiteyle hizmete alınması bekleniyor.

Merhum Arık, Türkiye'nin nükleer alanında birtakım güçler tarafından özellikle geride bırakıldığına inanıyordu. Bu yüzden hedef haline gelmiş olması ihtimali çok yüksek. Ayrıca Arık, CERN'de Atlas Deneyi projesinde çalışıyordu ve Türkiye'nin CERN'e bir an önce üye olması gerektiğini savunuyordu. Ama nasıl olduysa, Türkiye CERN'e tam üye olma kararı almışken bir anda tam üye olmaktan vazgeçip, 2015 yılında “Associate” (yandan, yardımcı) üye oldu.

CERN üyeliği, Türk Hızlandırıcı Projesi ve Türkiye'nin zengin toryum rezervleri de hesaba katıldığında Isparta'daki kaza ile ilgili soru işaretleri içimizi kemirmeye devam ediyor.

KEMAL ÇİFTÇİ - TERCÜMEİHÂL

1959 yılında Ardahan’ın Göle ilçesinde doğdu. 1975 yılında Erzurum Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümüne girdi. 1977 yılında yeniden sınava girerek İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümüne kayıt yaptı. 1982 yılında İ.Ü Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı fakültede Amerikan Kültürü ve Edebiyatı sertifikası da aldı. Öğrencilik döneminde serbest tercümanlık yaptı. 1985 yılında askerlik görevi dolayısiyle İzmir Maltepe Askeri Lisesinde İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra Özel Akasya Kolejinde öğretmenlik yaptı. 1986 yılında bilim ve teknoloji dergisi İnsan ve Kainat dergisinde mütercim olarak gazeteciliğe başladı. Daha sonra bu derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi ve 1993 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Bu dönemde Türkiye gazetesi adına yurt dışında bilimsel toplantıları izledi, bu konularda haber ve röportajlar yaptı. 1989-1990 yılları arasında İ.Ü. İktisat Fakültesinde okutmanlık yaptı. Bu süre zarfında British Council bünyesinde düzenlenen Liverpool Üniversitesi DOTE (Diploma for Overseas Teachers of English) programına devam etti. 1993-1996 arasında TGRT’de yapımcı-yönetmen olarak görev yaptı. 1996 yılında Reklam ve prodüksiyon firması Yedi Renk İletişim’in kurucuları arasında yer aldı. 1997 yılında Yeni Şafak Gazetesinde köşe yazarı olarak çalıştı. 2004 yılında Bilim Sanat Felsefe Akademisi’nin kuruluşunda görev aldı ve 2008 yılına kadar burada Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yedirenk İletişim Grubunda Ajans Başkanı olarak görevine devam etmektedir. İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği, New York Bilimler Akademisi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. İngilizce, Arapça ve Farsça biliyor. YAYINLANMIŞ ESERLERİ• Bilim Penceresinden• Bilim nereye koşuyor?• Uzay’da Hayat Var. Tercümeleri:• Asil Nadir Olayı (Tim Hindle)• The Brotherhood (Stephan Knight)• The Last Cry of the Swan (Çanakkale Destanı)• Konuş Benimle Angel (Evelyn Valarino)• The Garden of Besmeleh

KEMAL ÇİFTÇİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  085005

-