21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

KADİR MISIROĞLU-FETULLAH GÜLEN MEVZUU

Hasret Yıldırım

Üstad'ın istikbal ile alâkalı bir ikâzıyla; etkili ve yetkili şahıslara seslenmek istiyoruz. Kadir Mısıroğlu diyor ki; “Geleceğin Fetullah'ı Mustafa İslamoğlu'dur.” Üstad'ın “tarih şuurunu” yabana atmayın, vesselam…

Elhamdülillah Müslümanım diyerek, bir davaya gönül verenlerin; Üstad Kadir Mısıroğlu'nun fikirlerini ve akıl sağlığını ağızlarına alarak kusmalarına bir mânâ veremiyorum. İçimizdeki gâfillerin bazıları, zamanında Humeyni'yi put yaparken, ilk karşı çıkan Kadir Mısıroğlu değil miydi? Bu hataya karşı Ümmet'i ikâz eden, delilleriyle Humeyni ve avânesine tokat atan Kadir Mısıroğlu değil miydi?
Humeyni ve zihniyetinin İslâm Alemi'nde nasıl bir bela olduğunu yazmaya ciltler dolusu kitap yetmez. Bu belayla savaşan Sebil Mecmuası, devrinin yazılı kaynağı olarak ortada duruyor, merak edenler bakabilir. Bizim cenahın bir başka putu da, Fetullah Gülen'i aşikâre [apaçık] bir şekilde ifşâ eden Kadir Mısıroğlu değil miydi? Şu-bu sebeplerle (haşâ) taptığınız Fetullah'ı yerle bir ettiği programın kayıtları sosyal medyada geziyor. Sene: 1995, Kaçkar Televizyonu…

Ne demişti Üstad? “Üç-beş sene evvel vefaat etseydim. Ahirete, benden sonra ölmüş biri gelip de ‘Ne var, ne yok dünyada' deseydim. O da bana ‘Dünyada çok değişiklik var.' ‘Hayrola, ne var?' ‘Yav dünyada Fetullah Gülen diye bir hoca vardı, tanır mıydın?' ‘Nasıl tanımam? Kırk seneden beri tanırım.' ‘Nasıl bilirsin?' ‘Sapına kadar Müslüman bilirim.' ‘O, ne yaptı biliyor musun?' ‘Ne yaptı?' ‘Yaa M.Kemal'i methetmeye başladı televizyonlarda. Devlet adamlarının ayaklarına gitmeye başladı. Onlara tavizin bini bir para...

Halk partisini temize çıkarmaya kalktı. Halk partisi dinsizlik yapmamıştır, laikliği dinsizlik suretinde anlamamıştır dedi ve ilâ-âhîr… Saatler sürecek herzeleri [saçma sapan sözleri] söyledi.' deseydi, ‘yav sen yalan söylüyorsun, bir hoca böyle yapar mı?' derdim… Ama ben bunları gördüm. Dünya yuvarlakmış da, bu kadar da yuvarlak olacağını ben tahmin edemezdim. İyi ki yaşadım da, gördüm. Arkasına on binlerce insanı takmış olan bir hoca; dinin temel esaslarını çiğnerse, o müsamaha [hoşgörü] görmez. Ama bu nedir biliyor musun?
İyi bilinen bir adam, sürpriz tesiri yapacak bir yanlışlığa sürüklendiği zaman; insan birden bire hükmedemez, acaba der!. Allah Allah!. Olur mu böyle şey, şuurunu mu oynattı, hasta mıdır, bir şey mi oldu? Belli bir maksatla, bir maslahat [kamu yararına olacak iş] icabı mı söylüyor? Bunu anlayana, dinleyene kadar zaman geçer… İşte o zamanı yaşıyoruz şimdi. Bir müddet sonra herkes ona hakaret edecek, onu tel'in edecek. SEN HOCA DEĞİL, PAPAZ BİLE OLAMAZSIN diyecek.

Bunu bugün ben diyorsam; benim talihsizliğim, bazı olacak şeyleri tarih şuuruna istinaden evvelden görmektir. Hoca, Allah davasına ihanet ediyor, Allah yıkacak… Ya bırak şu Fetullah Gülen'i, beni konuşmaya mecbur etme ya… Çıldırmış adam ya, çıldırmış!. Halife olsa Türkiye'nin başında, onu derhal tımarhaneye tıkar… Bir hoca çıkar da, televizyonda ‘Sen Peygamber Aleyhisselâtu Vesselâm'ı görüyorsun, her bantında var, bunlar doğru mu?' sualine ‘Ben maslahat icâbı söylüyorum, gençlere heyecan vermek lâzım' derse, yani ‘yalan söyledim' derse ve bu yalanda Peygamber (S.A.V.)'i içine alet etmek suretiyleyse; onun başına, elimden gelse gökten taş yağdırırım. Bunun hiçbir maslahatla izâhı mümkün değildir. Bir hoca ‘Halk partisi dinsizlik yapmamış, laikliği dinsizlik suretinde tatbik etmemiştir' derse, ‘Ben otuz senedir vaaz ederim; otuz senedir vaazlarım içinde laik cumhuriyet aleyhine bir cümle bulsunlar, Türkiye'den gitmeye mecburum' derse, o hocayı elimden gelse, jiletle doğrarım. O, hoca değildir, böyle hoca olamaz!. Ya tımarhaneye kapatmak lazım gelir, yahut da ona şeriat olsa idam cezası verir. Neden? Mürted olur… Neden? İman, Hakk'ı Hak bilmek, batılı batıl bilmektir…(…) 

Arkasına on binlerce adamı taktıktan sonra, götürüp bu batıl rejime onları adapte etmek, kurbanlık koyun gibi teslim etmek, onun gücünü çok aşar. Allah buna müsaade etmez. Onu sıfıra müncer kılacak [neticelendirecek]. Allah'ın kahrı şiddetlidir, Aziz-üz İntikam'dır… Allah sana ruhsat verir; dilde kemik yok, kolay söylersin. Ama o sözün istihkaka sebep teşkil eylediği cezaya da hazırlanmalısın. Bekle gör!.”

Şimdi herkes ‘Fetullah Lanetleyicisi' olmuş. Medya, Fetullah itirafçıları ile haşir-neşir… Mühim olan, tüm olumsuzlukları göze alarak, hatta suikaste uğrayacağını bilerek, vakti zamanında bunları söyleyebilmekti. Üstadım, bir defa daha ‘kabul buyurursanız' sizin evladınız olmakla şeref duydum… Bizim cenah, şu cümleleri başka birinin ağzından duysa; o şahıs “Gavsu'l-Âzam, Kutbû'l-Aktâb” olmuştu çoktan. Üstad'ın bu süslü sözlerle takdir edilmeye de ihtiyacı yok; birazcık vefâ, birazcık dua… Yoksa Üstad mevzuun sırrını söylüyor zaten: “Benim talihsizliğim, bazı olacak şeyleri tarih şuuruna istinaden evvelden görmektir.” Kadir Mısıroğlu tarihçi mi ki, diyenlere kapak olsun; Üstad'ın naklettiği daha nelerin gerçekleştiğine, hep beraber şahit olacağız Biiznillah… Hadi gidin, kumda oynayın şimdi…

Üstad'ın ferasetine bir misal de, kısa bir süre evvel cereyan eden Avrupa Birliği ve hususiyetle İngiltere münasebetleri… Ne diyordu Kadir Mısıroğlu, 29 Haziran 2013 tarihli konferansında? “Avrupa Birliği dağılacak, devam etmez. Çünkü, Avrupa Birliği de yahudi hegomanyasına karşıdır. Avrupa Birliği denilen teşekkül, katolik enternasyonalinin yahudi enternasyonal gücü karşısında ayakta kalma mücadelesinin eseridir. Bundan dolayı yahudiler bunları yıkacak, sizler göreceksiniz!. Daha Türkiye girdi, girmedi derken bakacaksınız ki infilak etti içinde. Bugün İngiltere bile karar aldı ki, plebisit yapacak; Avrupa Birliği'nde duralım mı, çıkalım mı? Bunun sebebi, yahudilerin Amerika'dan sonra en hâkim oldukları yerin İngiltere olmasıdır.” Gelinen noktada şu cümlelerle alâkalı söylenecek ne var? Kelimesi kelimesi nakledilenler hayata geçiyor ve geçmeye devam ediyor…

Geldik 15 Temmuz gecesine… Milletimizin 80-90 yıldır yapılmış narkozdan yavaş yavaş kalkarak, parmak uçlarını oynatmaya başladığı şerefli gece… Yaşanılanlarla alâkalı ciltler dolusu mevzu yazıldı, çizildi. Ben klasiğin dışında, bizzat yaşadığım ve Üstadımın ferasetinin bir defa daha tasdiklendiği bir hadiseyi nakletmek istiyorum: “Şahsım ve bir arkadaşımla beraber, 2013 senesinde kurduğumuz; evvela Ehl-i Sünnet Tv, sonrasında Ahsen Tv ismiyle kapalı devre yayın yapan internet kanalı için sokak röportajları yapıyoruz. Mâlum hadisenin yaşanmaya başladığı andan itibaren, bizde çekimlere başladık. Öyle enteresan mevzulara, öyle farklı yaşanılanlara şahit olduk ki; youtube kanalımızda bunların birçoğuna ortak olabilirsiniz.

Bu röportajların içinde öyle bir tanesi var ki, milyon izlenme seviyesinde inanılmaz bir hakikati haykırdı doğrusu. Üstad Kadir Mısıroğlu'nun konferanslarını takip edenler bilirler; Üstad ‘Allahu Tealâ, Dinini yüceltmek-yükseltmek isterse; bunu meyhaneden çıkmış bir sarhoşun eliyle de yapar. Geleceğin mücahitleri meyhanelerde staj yapıyor' derdi. Tabii bu sözlerin hakikatini idrak etmek için, 15 Temmuz gecesi biçilmiş kaftan oldu. Üsküdar-Kısıklı'da röportajlar yaparken, bir kardeşimiz yanımıza geldi ve enteresan mevzular anlatmak istediğini söyledi.

Bende kameranın kayıt tuşuna basıp, merakla mikrofonu uzatarak dinlemeye başladım: ‘Darbe teşebbüsünün olduğu gece arkadaşlarla Kadıköy'de bir bar'da içiyorduk. Bu esnada televizyonda tanklar, askerler filan gösterilmeye başlayınca, sarhoşun biri ayağa kalkıp: ‘Dışarda darbe oluyor, siz burada içiyorsunuz. Hadi sokağa!.' diyerek bağırınca, kendi kendime: ‘Ulan, adam bu sözleri sarhoş kafayla söylüyorsa, bir şeyler oluyor demek ki.' dedim ve hemen arkadaşlarla sokağa fırladık.

Boğaz Köprüsü'ne geldiğimizde, çatışmalar yeni yeni başlamıştı. Yaylım ateşi esnasında ilk vurulan gruplardan biri biz olduk. Üç arkadaşımız yaralandı, bir arkadaşımız da Şehit oldu. Vallahi, Billahi, Tallahi LÂİLÂHE İLLALLAH diyerek son nefesini verişine şâhit olduk.” Şu hadisenin neresinden, ne yazalım? 50 sene-60 sene namaz kılıp, son nefesinde ne olacağı belli olmayanlara mı? Meyhaneden çıkıp, içkili vaziyette Şehit olana mı? [Tabii ahirette, haram olan içkiyi içmesi ile alâkalı hesabı Mevla bilir. Mevla kullarını affetmek için bahane ararken, bunun bekçiliğini yapma bize düşmez diyorum.] Üstad Kadir Mısıroğlu'nun sözlerinin kayıtlı tasdiğine mi? Hakikaten bu mevzu şahsımı çok derinden etkiledi ve ibret oldu benim için…

KadirMisiroglu1995

Makalemizin sonunda Üstad'ın istikbal ve istiklal ile alâkalı bir ikâzına yer vererek; etkili ve yetkili şahıslara seslenmek istiyoruz. Kadir Mısıroğlu diyor ki; “Geleceğin Fetullah'ı Mustafa İslamoğlu'dur.” Bahse konu olan şahsın hezeyanları ile alâkalı yazacak çok bir şey yok. Sadece en son yaptığı herze, mevzuu hülâsa eder zannediyorum… 2016-Şubat ayında, Hilal Tv'de yayınlanan, ‘Vahyin Penceresinden' isimli programda; Hz. Âdem hakkında şunları söylüyor İslamoğlu: “İnsan Suresi 2.Ayette şöyle buyuruluyor; ‘Hiç şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu denemekteyiz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.' Hz. Âdem'de insan olduğuna göre, bu yüzden doğal olarak aynı normal insanlar gibi bir rahimden doğmuştur. [Yani babası ve annesi vardır.] Bu adama dikkat!. Üstad'ın “tarih şuurunu” yabana atmayın, vesselam…

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. kenan yıldız

    maaşallah çok güzel anlatmış hasret bey.. daha fazla ve sık yazmasını iyi olur....

Yorum Yaz

  596813

-