18 KASIM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

KADİR MISIROĞLU ÜZERİNDEN AK PARTİ'Yİ VURMAK

Hasret Yıldırım

22 Ekim Perşembe günü ODA TV internet sitesi üzerinden, sosyal medyaya servis edilen haberin muhtevası şöyle idi: “Hükümete yakın A Haber'de yaptığı yorumlarla bilinen ve Atatürk'e hakaret etmesiyle gündeme gelen Tarihçi Kadir Mısıroğlu'nun hedefinde bu kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu var.

Mısıroğlu, AKP'nin neden 7 Haziran seçimlerini kaybettiğini sorgularken, bunun sebepleri arasında Erdoğan'ın Aleviler'in gönlünü hoş tutmak için dinini inkar etmesini ve Davutoğlu'nun Allah'a şirk koşmasını gösterdi. Mısıroğlu "Tayyip Bey Aleviler'i memnun etmek için 'Benim Ehli Sünnet diye bir dinim yoktur' dedi. Bu söz yanlış bir söz!. İslam eşittir Ehli Sünnet. Yanlış konuştu" derken  "Davutoğlu '99 kadın adayımız var' dedi, Allah'ın sıfatları da 99'dur. Ben bu sözü duyduğum zaman dizlerimi dövdüm 'eyvah bir ceza gelecek' dedim. Ceza geldi. Sen neyi neyle kıyaslıyorsun!." ifadelerini kullandı.

Atatürk'e ettiği hakaretlerle gündeme gelen Kadir Mısıroğlu, Erdoğan'la yakın ilişkileriyle biliniyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki "Beştepe Sofrası"na davet edilen Mısıroğlu'nu, AKP yönetimi sık sık ziyaret ediyor. Mısıroğlu bir otorite olarak sıkça hükümet programlarında yorum yapıyor.”

Haberin muhtevası eksiklikler ve art niyetlilerin işlerine gelenler ile birlikte böyle idi. Lâkin, sunulan fotoğraftaki vurgular; “Bu sözleri söyleyen AKP'nin Akıl Hocası: Erdoğan Dinini İnkar Etti – Davutoğlu Allah'a Şirk Koştu” olunca, bir algı operasyonun ustaca işleme konulduğu belli oluyordu. Okuyucu bu fotoğraf üzerinden; haberin muhtevasını araştırmadan, dinlemeden, hatta videosunu dahi izlemeden “Kadir Mısıroğlu gibi Ak Parti taraftarı bir insan bile bunları söylüyor” fikrine kapılıyor, kafasında soru işaretleri oluşuyordu.

Tabii, işin bir de “mal bulmuş mağribi” kısmı vardı ki, sormayın gitsin. Hususiyetle; Saadet Partililer, MHP'liler, CHP'liler, Ulusalcılar, Paralelciler, hatta Sözcü Gazetesi “bayram” yaptılar. (Bu arada Tayyip Bey düşmanlığının, zıt kutupları nasıl bir araya getirdiğini tekrar görüyoruz.) Sosyal medya iki günde alt-üst oldu: “Kadir Mısırlıoğlu (Soyadına dikkat!. Haber uyduruk olunca, ayrıntıları gözden kaçırıyorlar.) Tayyip Dinini İnkar Etti.” “Kadir Mısırlıoğlu da Döndü.” “Kadir Mısıroğlu'ndan AKP'ye Sert Sözler – Batan Gemiyi Önce Fareler Terk Eder.”

Arkadaş!. Adama demezler mi; hani Kadir Mısıroğlu (haşa) saray soytarısı idi? Hani Kadir Mısıroğlu (haşa) deli idi, fikirlerine itibar edilmez idi? Hani Kadir Mısıroğlu (haşa) Fesli Meczup idi? Hani Kadir Mısıroğlu Atatürk Düşmanı-Antikemalist (Allah şahitliğinizi kabul etsin) idi? Nereden geldi bu muhabbet de, Kadir Mısıroğlu gündeminiz oldu? Tayyip bey düşmanlığı dedim mi, akan sular duruyor değil mi? Siz ne kadar karakter yoksunu, menfaatperest, şahsiyetsiz insanlarsınız ya hu!. İnsan düşman olur da, “delikanlı düşman” olur.

Bir oraya, bir buraya yalpalamaz, bir duruş sergiler… Aslen doğru ve ahlâken gerekli olan hareket; bu haberi Kadir Mısıroğlu'nun ağzından çıktığı şekilde, kesmeden ve işinize gelen kısımları almadan yayınlamak olmalıydı. “Helal olsun adama!. “Ak Parti'ye rey vermeyen imansızdır” dedi diye iftira atmamıza rağmen (Üstad, o konuşmada “Ak Parti'ye rey vermek; bir İslam düsturu olan ahlaklı davranmak gibi, iyilik etmek gibi imanın icabıdır” demişti.), türlü hakaretlerle aşağılamaya çalışmamıza rağmen; eğriye-eğri doğruya-doğru, Tayyip bey ve Ahmet beyin hatasını, “Dost acı söyler” kabilinden kıvırmadan-çevirmeden söylüyor diye takdir ederek haber yapmak olmalıydı…”

Benimki de komiklik arkadaş!. Karşımda koskoca bir Vatan'ı “Tayyip Gitsin de, Ne Olursa Olsun” diyerek; tek kalemde çöpe atacak bir kitle varken, neler yazıp, neler söylüyorum da, bu şahsiyetsizlerden ne bekliyorum?!.

Sadede gelelim!. Ne demek istemişti Üstad? Bunu da 24 Ekim Cumartesi günü, www.KadirMisiroglu.com internet sitesi üzerinden; canlı yayınlanan konferansında, kelimesi kelimesine aktardığı şekliyle yazalım:

“Bektaşi'ye sormuşlar: “niye namaz kılmıyorsun?” Allah: “namaza yaklaşmayın!.” buyuruyor demiş. Evet, namaza yaklaşmayın buyuruyor ama devamı var: “namaza yaklaşmayın, sarhoş iseniz.” Onu söylemiyor… Şimdi ben, bu söylenen iki sözü de söyledim. Sözümün nakli doğru, ama eksik. Ben dedim ki: “Tayyip bey ‘benim ehli sünnet diye bir dinim yok' diyor. Ben Tayyip beyi tanımasam, ‘bu İslamiyet'i reddediyor' derim. Çünkü benim dinim ehli sünnettir, Müslümanlık eşittir Ehli Sünnet… Alevilik yampiri bir Müslümanlıktır, şimdi onu konuşmayalım.

Ama ben biliyorum ki ‘benim ehli sünnet mezhebi taassubum yok' demek istiyor, bu sözümü almıyor. Ben bunu lisan hataları bab'ında zikrettim… Dün sabah arabayla gelirken, aynı tenkitleri yine yaptım. Davutoğlu, Hak-İş kongresinde diyor ki: “Son söz; Allah alın terinize bereket versin.” Bu Türkçe hatasıdır. Allah alın terinize bereket versin demek; daha çok terleyin demek, daha çok sıkıntı çekin demek… Ama kimse bunu böyle anlamıyor, çünkü karşısındaki adamı biliyor. Allah alın terinizin neticesine bereket versin demek istiyor. Ama dediği söz buraya gitmiyor. Fakat biz peşinen söyleyenin hüviyetini bildiğimiz için, o sözün gittiği (olumsuz) manayı anlamak istemiyoruz. Çünkü öyle diyemez, doğrusu da bu. Bir İlahiyat Profesörü, tanıdığımız Davutoğlu bunu demez. Demek ki alın terinizin neticesine bereket versin diyor…

Ben bunu söylediğim gibi, aynen Tayyip beyin sözü için de dedim ki, işlerine geleni alıyorlar, namaza yaklaşmayın gibi, dedim ki: “Tayyip bey de benim ehli sünnet mezhebi namına bir taassubum yok' diyor.” Benim de yok!. Ama benim dinim ehli sünnet, mezhep taassubu başka şey. Bununla ben Tayyip beyi küfürle itham etmişim. Haşa ve kella!. “Ben biliyorum ki” dedim: “ehli sünnet mezhebi taassubum yok” demek istiyor. Bu sözü almıyor!. Ne yaparsın, düşman düşmanlığını yapacak!. Davutoğlu'nun sözüne gelince; evet, Davutoğlu yanlış konuştu. Davutoğlu'nun sözünü, Tayyip beyin sözü gibi, bu tarzda anlamak mümkün değil. Ama bu da şirk değildir, onu da şirk ile itham etmişim. Haşa ve kella!. Bu da edebe aykırı bir şeydir; Mehmet Akif'in “Bedir'in Aslanları ancak bu kadar şanlı idi” demesine benzer, edebe aykırı bir sözdür. (…)

KadirMisirogluSaldiriBen bu iktidara kusur bulmuyor değilim ki!. Hatırlayın!. Seçimden evvelki bir konuşmamda da şu kitapları gösterdim. (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 11. Sınıf Kitabı) Bu Din dersi kitabı efendi!. Bu Din dersi kitabında “M.Kemal taassubu yıkmış, Dine zarar vermemiş. Allah aşkına, “M.Kemal'in Din'e Hizmetleri” diye serlevha var burada… Allah'tan kork!. Bunu yazana da, okutana da, Maarif Vekiline de, Ak Parti'nin bütün idarecilerine de televizyonda söyledim. Hilafeti yıktı, taassuba karşı!. Şeriat'i lağvetti, taassuba karşı!.

Hocaları astı, taassuba karşı!. Tekkeyi kapattı, taassuba karşı!. Yahu, bunu hangi mantıkla konuşuyorsun, burası tımarhane mi? Tımarhane mi burası, efendi!. Yazma bu adamı!. Yazıyorsan doğruyu yaz, yazamıyorsan sus!. Peygamber (S.A.V.) buyurmuş ki: “Ya hayır söyle, ya sus!.” Sen Dinin köküne kezzap suyu döken bir adamı methediyorsun, Din dersinde!. Bunu gösterdim… İlave bir kitap daha gösterdim; açık öğretim kitabında Fetullah'ın methi var. Hatırlayın, internetten de görebilirsiniz!. A Haber-Deşifre programında dedim ki: “Ben hayatım boyunca Kemalizm ile mücadele ettim. Allah tarafından bu İstihdam-ı İlahî'dir. Allah bana lütfetti bu vazifeyi. Hâlk ettiği sebeplerle beni yönlendirdi. Kendi dirayetimden bilmiyorum.

Anamın duası, Müslümanların duası, her ne sebep olduysa… Allah'ın takdiri… Bununla iftihar ediyorum. Ben ki, altmış senedir Kemalizm ile mücadele ediyorum; M.Kemal'i bu kadar yanlış anlatan şu Din kitabına rağmen, bir milyon reyim olsa Ak Parti'ye veririm. Bu sözleri, o programı izleyen milyonla adam duydu. Ben Ak Parti aleyhine konuşuyormuşum!. Konuşurdum; Ak Parti'den daha sağlam bir muhalif parti olsaydı. Şimdi Saadet Partililer de bana hücum ediyormuş. Kamalak M.Kemal'i methetti. (…) Benim vasiyetimdir, yine tekrarlayayım: “M.Kemal'e ve Kemalizm'e zerre muhabbet olan; ben onlardan evvel ölürsem, sakın cenazeme gelmesin. Ruhum muzdarip olur. İslam Alemi'ndeki en büyük ihanet Kemalizm'dir!.”

KadirMisiroglu

İşte böyle dostlar… Üstad, “fino köpeklerini” yerle bir etti yine… Üstad Kadir Mısıroğlu bunları ciddiye almadığından (takmadığından), bunlar da "Kurt'un olmadığı yerde köpekler Aslan kesilir!." misali; "Kadir bey bize nasılsa cevap veremiyor..." vb. mantık üzerinden saldırıyorlar da, saldırıyorlar… (“Batan gemiyi ilk fareler terk edermiş” sözünde olduğu gibi.) Kendilerini (teşbihte “temsilde” hata olmaz) “fasulye gibi” nimetten sayarak, bir adam yerine koyuyorlar ve güyâ Üstad'ı kullanıyorlar… Be hey gafiller, anlayın artık!. Sizin sözleriniz Üstadımızın bir kulağından girip, diğerinden çıkıyor. Silik bir karakter olmak zor tabi de, boşuna havlamayın!. Yeri geldiğinde cevap vermesini de biliriz biz, şüpheniz olmasın…

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. Allah razi olsun Hasret bey kaleminize saglik.

Yorum Yaz

  437714

-