KENDİ ARALARINDA BARIŞ VE ADALETİ TESİS

1969’da Siyonizm’le mücadele ve Kudüs’ü kurtarmak için kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 'Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma' temalı zirvesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün yaptığı açılış konuşması ile İstanbul’da başladı.


KENDİ ARALARINDA BARIŞ VE ADALETİ TESİS

Müslümanların yapması gereken

Barış ve adaleti tesis

 

13'NCÜ ZİRVE İSTANBUL'DA

Birleşmiş Milletler'den sonra en büyük işbirliği projesi olan İslam İşbirliği Teşkilatı'nı son zirvesine 27 devlet ve hükümet başkanı katılırken 33 devlet ise cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan ve temsilci düzeyinde katıldı. Bosna-Hersek, KKTC, Rusya Federasyonu ve Tayland'ın gözlemci ülke olarak yer aldığı zirvede; Kosova, Belarus ile Kırım Tatarları ve Suriye muhalefeti de özel davetliler arasında bulunuyor.

İSLAM BARIŞTIR, ADALETTİR

Zirvede açılış konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlık tarihinin bir anlamda, adalet ve barış arayışının tarihi, İslam'ın da bu arayışın bir parçası olduğunu söyledi. İslam'ın, müntesiplerinden, adaleti teşvik etmelerini ve siyasi, ticari ve sosyal hayatta adaletli olmalarını istediğini kaydeden Erdoğan, Afrika, Avrupa ve Ortadoğu'daki İslam ülkeleri bin 400 yıldır adalet ve barış değerlerine ayrı bir önem atfetmiştir" ifadelerine yer verdi.

DİNİM ŞİİLİK VE SÜNNİLİK DEĞİL İSLAM'DIR

Zirvedeki konuşmasında “Müslümanlar olarak üstesinden gelmemiz gereken sorunların başında mezhepçilik fitnesi geliyor, ırkçılık fitnesi geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim dinim Sünnilik de değildir Şiilik de. Benim dinim İslam'dır. Ben tıpkı 1 milyar 700 milyon kardeşim gibi sadece ve sadece bir Müslümanım. Diğer tüm farklılıklar bu inancımın, bu sıfatımın gerisindedir" dedi İstanbul merkezli bir İİT Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi önerisinin kabul gördüğünü açıkladı.

AĞIR İMTİHAN 1.DÜNYA SAVAŞINDA BAŞLADI

İslam dünyasının bugün üzücü bir şekilde adalet ve barış eksikliğinden muzdarip olduğunu belirten Erdoğan, Irak'tan Suriye'ye, Libya'dan Filistin'e, Yemen'den Orta Afrika Cumhuriyeti'ne milyonlarca Müslümanın hayatları için mücadele ederken aynı zamanda barış, istikrar ve izzet arzuladığının altını çizdi. Müslümanlarla 1. Dünya savaşından bu yana ağır bir imtihana maruz kaldıklarını ve çile çektikleri söyledi.

BİR MÜSİBETTEN DOĞAN TEŞKİLAT

Osmanlı'nın 40 parçaya ayrılması ile doğan ülkelerin başına batının kuklalarının geçirilmesini fırsat bilen terör örgütü Siyonist İsrail, Müslümanlar girdiği 1948, 1956 ve 1967 savaşlarını kazanır. Ardından Siyonistlerin Mescidi Aksa'yı yakmıştı. İslam dünyası bir nebze kendi gelmesine neden olurken, Kral Faysal ile Fas Kralı'nı harekete geçirir. 22–25 Eylül 1969 tarihlerinde Rabat'ta ilk kez düzenlenen ‘İslam Zirve Konferansı'nda alınan bir kararla ‘İslam Konferansı Teşkilatı (İKT)' kurulur. Teşkilat adını 2011'de İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak değiştirir. İsrail'in Suriye ve Mısır'a yönelik 1973 Yom Kippur Savaşı'nda da başarılı olması üzerine Kral Selman'ın ağabeyi Kral Faysal bir kez daha harekete geçer. ABD'nin İsrail Ordusuna destek vermesi ve ABD Başkanı Richard Nixon'ın İsrail'e 2,2 milyar dolar mertebesinde acil yardım paketi hazırlaması üzerine Suudi Arabistan Kralı Faysal 15 Ekim 1973'de ABD ve batıya yönelik Petrol Ambargosu başlatır. ‘1973 Petrol Krizi' olarak nitelenen gelişmenin üzerine İtalya ve Fransa ile birlikte dolara alternatif altına endeksli para arayışı, İtalya başbakanı ile Kral Faysal'ın katledilmesine yol açar. Kral Faysal'ın petrol ambargosu, alternatif para girişimine Kudüs'ü kurtarmaya dönük çabaları da eklenince batı, İKT'nin kadük bir teşkilat olarak kalmasını sağlar. Erdoğan'ın iktidarıyla birlikte Türkiye'nin güçlenmesi ve Selman'ın Arabistan Kral'ı olması hem İİT'e heyecan getirmiş, hem de umutların yeşermesine neden olmuştur. ‘İslam Ordusu'nun kurulmasından sonra dönem başkanlığı Türkiye'ye geçen İİT'na İstanbul zirvesinde ‘yeni bir ruh üfürülmesi' bekleniyor.

 15-YS-SYF01-r

Yorum Yaz

  341829

-