Ayşe Yıldız

KENDİNE Mİ, KENDİNDEN MİDİR İLİM?

Ayşe Yıldız

Aristo'nun yolunu kesen genç bir adam talep ettiği şeyi ona iletir. "Lütfen, Aristo, bana bildiğin her şeyi, ama bu güne kadar öğrendiğin ne var ise hepsini ve her şeyi öğretmeni istiyorum."

 Ve cevap şöyledir “İsteğini düşüneceğim. Ama benle nehre kadar yürümeni istiyorum. “Genç adam Aristo ile nehre doğru yürümeye başlar. Nehre vardıklarında Aristo bir taşı alır, suya bırakır ve gence taşı sudan çıkarmasını söyler. Genç adam suya eğildiğinde Aristo onun ensesinden kavrayıp suya basar. Ve genç adam can korkusu ile çırpınıp çabalamaya başlar. Genç nefes alabilmek için çırpınıp durur. Aristo, bu durumdan ders alacağını düşünerek kafasını sudan çıkarır.

 Tekrar konuşabilecek duruma gelen genç, hem şaşkın ve de bütün öfkesi ile sorar. "Neden yaptın bunu? Az kalsın boğuluyordum." Aristo cevaben, "Sana bildiğim her şeyi öğreteceğim. Ama öğreteceklerimi öğrenmen için, bilmek istediklerine suda hayata tutunman için çabaladığın kadar ihtiyaç his etmen lazım. Yaşamak için nefes almaya duyduğun ihtiyaç kadar öğrenmeye gereksinim duymuyorsan, öğreneceklerinin sana bir faydası olmaz." Gerçekten insan bilgiye ne kadar ihtiyaç his eder? İtibar için mi, haz duymak için mi, hayatı anlamlı kılmak için mi, varlık sebebini sorgulamak için mi?

  Anlamlı kılınmayan bir hayatın özeti bilgelik ile mana kazanır mı? Ya da hayatı anlamlı kılan şey bilimsellikteki gibi deneye tabi tutulan şeyler mi, yoksa kaynağı ilahi olan vahyin kılavuzluğunda aleme ibret nazarı ile bakabilmek mi?

  Bilim ile ilim aynı mı, ayrı mı suali, başka bir yazının konusu olmak kaydı ile gayba iman eden bu kişinin rehberi ya akleden kalp yada pragmatik bir zeka ile edinilen bilgi serüveni olmalı.

  Bu manada sadece ilim sahibi olmak yetmiyor. İlmin getirdiği kibirden muaf olabilmek ve ilmi ile amil olabilmek esas kabuldür. Vahye tabi olmak bu riski en aza indirgemenin yolu belki ama vahye muhatap Resulün bize sunduğu anlam dünyasını terk etmeden.

 Eskiden "Kral öldü, yaşasın yeni kral" Avazı belki insanlara ulufe temin ediyordu. Fakat Resule öldü, yeni Resul benim hamakatı insanı sade dinden çıkarmaz. Aynı zamanda insanlık vetiresinden de çıkarır.

 Din kavramı son zamanlarda fazlaca avam bulunduğu için, bilimsellik adına avangart söylemlere şahit olmaktayız. Bu durum elbette içimizde burukluğa ve tedirginliğe sebebiyet vermekte, avam görünmeme çabası ile birçok hamlelere sevk etmekte bizi. Lakin bizde bulunan ilmin, Rabbin bir lütfu olarak meleklere, ilim sahibi halifeye baş eğmeye mecbur kılıyorsa, nefes almaya çabalayan genç adam gibi çabalayıp çırpınmak insanlık borcumuz olmalı.

 Hülasa ilim kendini bilmektir. Kendini bilen Rabbini bilir.

AYŞE YILDIZ - TERCÜMEİHÂL

AYŞE YILDIZ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  381745

-