24 EKİM 2019 PERŞEMBE

Hasret Yıldırım

KIZIL GÜNEŞ FATSA’DAN DOĞACAK(TI)

Hasret Yıldırım

12 Eylül'ün Bir Basamağı: F A T S A

Fatsa'da oluşan ortam, 1980 ilkbaharı sonlarına doğru büyük bir operasyon yapılacağının kesinleştiğini gösteriyordu. Bölgede yapılan “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerine; Erzincan, Bolu, Trabzon, Samsun gibi yerlerden çok sayıda komando, polis ve jandarma birliklerinin getirilmesi, operasyonu yapacak güçlere bölgenin tanıtılmasını amaçlıyordu. Henüz operasyonun tarihi belirlenmemişti. Süleyman Demirel'in azınlık hükümeti, Çorum hadiselerinin “Fatsa Nokta Operasyonu” için uygun bir zaman oluşturduğunu düşünüyordu.

Vatan'ın üzerine bir kara bulut gibi çöken 70'li yılların sonları; ekonomik bunalımlar, yokluklar ve karaborsanın yanında, anarşi ile bitmek üzereydi. Terör tüm yurdu pençesine almış, büyük bir kargaşa yaşanıyordu.

14 Ekim 1979'da yapılacak ara seçimler yaklaşırken, halkın geleceğe bakışı oldukça karamsardı. Bu hengâmda Devrimci Yol Dergisi 1979 ara seçimlerini boykot etmeyi önerirken, aynı tarihte yapılacak mahalli seçimlerde devrimci-demokrat adayların desteklenmesinin uygun olacağı tavsiyesini yapmıştı.

Bu tavsiye çerçevesinde, Malatya ve Fatsa'da bağımsız devrimci adaylar desteklendi. Seçimler sonrası Fatsa Belediye Başkanlığı için; Devrimci Yol'un bağımsız adayı Fikri Sönmez 3.096 rey, CHP adayı Zeki Muslu 1.133 rey, AP adayı Ali Rıza Özmaden 859 rey aldılar.

fatsa

Belediye Başkanı seçilen Fikri Sönmez'in ilk icraatı, belediyeyi halk komiteleri şeklinde örgütlemek olmuştu. Bu örgütlenme; ilk olarak yedi mahallesi olan Fatsa'nın çeşitli özelliklerine göre, on bir birime ayrılması ve her bir birime üç ila yedi halk komitesi temsilcisi seçilmesi şeklinde belirlendi.

12 Mart döneminden sonra Fatsa ve kasabalarında sekiz tane “Fındıkta Sömürüye Son” mitingi yapılmıştı. Bu mitinglerden ikisi 1978-1979 yıllarında Fatsa'da, ikisi 1979-1980 yıllarında Ilıca'da, birisi 1979 yılında Çamaş'ta, diğer üçü de 1980 yılında Çatalpınar, Aslancami ve Yalıköy'de yapılmıştır.

Bu mitinglerin parlayan yıldızı Fikri Sönmez, halk komitesi toplantılarında; sokakların çamurdan arındırılması için “Çamura Son Kampanyası” açılmasını, ardından “Fatsa Halk Kültür Şenliği” yapılmasını kararlaştırdı. Sonuçta fikriyatını ve ideolojisini bu ortamlarda rahatça haykırabiliyordu.

fatsaduvar

Bu şenlik hakkında daha sonraları Sıkıyönetim Askeri Savcısı Kerim Koçer şunları söylüyordu: “…Dev-Yol merkez komitesinin aldığı kararlar uyarınca halkın devrimci harekete katılmasını ve kitlelerin bilinçlenmesini sağlamak için Nisan 1980 tarihinde ‘Fatsa Kültür Şenliği' adı altında faaliyetler düzenlemiş, Ankara'dan ve diğer yörelerden giden Devrimci Yol militanı sanatçıların katıldıkları bu şenliklerde Devrimci Yol siyaseti doğrultusunda gösteriler yapılmıştır.”

Fatsa'da iplerin kopmasına vesile olan hadise ise, eski emniyet müdürü Reşat Akkaya'nın vali olarak atanması olmuştur. Vali'nin yaptığı icraatlar taraflı olarak ele alınarak tepkilerle karşılanmış, ülkenin kargaşa ile karşılaştığı her ortamda düğmeye basan “gizli el” devreye girerek, sağcı ve solcu gruplar karşılıklı katliama başlamışlardır. Hatta bu silahlı hadiselerden Ordu Valisi Reşat Akkaya'da nasibini almıştır.

3 Eylül 1980'de Bolaman yakınlarında silahlı saldırıya maruz kalan Akkaya; 18 Nisan 1991'de de göğsünden tek kurşunla vurularak suikaste uğramıştır. Her iki saldırıdan da kurtulan Akkaya, her zaman yasadışı örgütlerin ölüm listesinde yer almıştır.

Fatsa'da oluşan ortam, 1980 ilkbaharı sonlarına doğru büyük bir operasyon yapılacağının kesinleştiğini gösteriyordu. Bölgede yapılan “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerine; Erzincan, Bolu, Trabzon, Samsun gibi yerlerden çok sayıda komando, polis ve jandarma birliklerinin getirilmesi, operasyonu yapacak güçlere bölgenin tanıtılmasını amaçlıyordu. Henüz operasyonun tarihi belirlenmemişti. Süleyman Demirel'in azınlık hükümeti, Çorum hadiselerinin “Fatsa Nokta Operasyonu” için uygun bir zaman oluşturduğunu düşünüyordu.

Gündem Çorum iken, Süleyman Demirel “Siz Çorum'u bırakın, Fatsa'ya bakın” diyerek dikkatleri başka bir yöne çekmiş, artık uygun zamanın yanaştığı sinyalini vermişti. Nokta operasyonu evvelinde, AP azınlık hükümeti son hazırlıklarını yaptı.

AP Genel İdare Kurulu toplantısında konuşan Demirel, Fatsa'ya yapılacakların ilk işaretini “Fatsa'nın hakkından gelmeye mecburuz” sözleriyle veriyordu. Çorum hadiseleri tüm sıcaklığı ile sürüyorken, Fatsa'ya operasyon yapılması kesinleşmişti artık. Hatta operasyon tarihi bile belli olmuştu: 9 Temmuz…

9 Temmuz 1980'de askerî birlikler Ordu'nun Fatsa ilçesine gönderilmiş ve Bakanlar Kurulu tarafından, “küçük terör odaklarına” baskınlar yapılması yolunda alınan kararla, 11 Temmuz sabahı erken saatlerde asker ve polis "nokta operasyonu" düzenlemiştir.

Fatsa'da operasyon esnasında büyük hadiseler ve mukavemet beklenirken, hiçbir karşı direniş olmamıştır. Yüzü maskeli muhbirler, 300 kişinin adreslerini güvenlik güçlerine göstererek gözaltına alınmalarını sağlamışlardır. Bu muhbirlerin kim olduğu hakkında malumatı Ordu Valisi Reşat Akkaya, 14 Temmuz 1980 tarihli Hürriyet'e şöyle anlatıyordu: “Bu bir operasyon sırrıdır. Operasyonun gereği olarak bazı kişilerin yüzleri maskelendi. İddia edildiği gibi bu kişiler kesinlikle ülkücü değildir.”

12 Eylül'ün bir basamağı ve provası olan “Fatsa Hadiseleri” tarihe; Kenan Evren'in, 25 Ekim 1982'de, Trabzon gezisi sırasında yaptığı bir konuşmada, şu sözlerle geçiyordu: “…Ve yine biliyorduk ki, Fatsa kurtarılmış bir kasaba idi. Oralarda devletin kanunları işlemiyordu.

FatsaGazete

Buralarda vatandaşlar sorunlarını devletin ilgili makamlarına değil, mahalle komitelerine bildirmekte ve şikâyetleri kendilerinin taktıkları isimle, buralardaki (Halk Mahkemelerinde) neticelendirilmekteydiler. Hatta bu halk mahkemelerinde ölüm cezaları dahi verilmekte ve bu cezalar sokak ortasında herkesin gözü önünde kurşunlanarak icra edilmekteydi. Böyle sokak ortasında, bu mahkeme kararlarının yerine getirildiği zamanları da biliyoruz.”

Ne tuhaftır ki, 12 Eylül 1980 darbesini Amerikan Başkanı Jimmy Carter'a haber veren CIA ajanı Paul Henze “Bizim çocuklar başardı.”, askeri cuntanın başı Kenan Evren “Müdahaleye karar vermeden bir yıl boyunca düşündük ve şartların olgunlaşmasını bekledik.”

“Sağ-sol demesinler diye, taraf olmadığımızı göstermek için bir sağdan bir soldan astık.” derken; Fatsa'nın komünist belediye başkanı Terzi fikri lakaplı Fikri Sönmez, ‘Dev-Yol Davası İddianamesi'nde, “12 Eylül askeri darbesi, Anadolu Türk'ünün istiklâline son vermenin ve İslamiyet'e darbe indirmenin stratejisi ile gerçekleştirilmiştir” diyerek işin hakikatini aktarmıştır…

 

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. Recep Ali KAYMAZ

    .....Aslında 'KIZIL GÜNEŞ FATSA'dan doğacak sözü devrimcilere ait bir söylem değildi . Bu kimler tarafından dillendiği tam bilinmeyen bu söylem , egemen güçlerin tüm dikkatlerinin FATSA üzerine odaklamalarına neden olması açısından Fatsa için zararlı olmuştur ..

Yorum Yaz

  345846

-