1 EKİM 2020 PERŞEMBE

Bülent Acun

KUDÜS İÇİN NE YAPMALI

Bülent Acun

Önce bu mukaddes ve muazzez şehri hakkıyla tanımak için Kudüs üzerine sıkı okumalar yapmalı. Kalbinde ilk kıblemizi barındıran bereket şehri Kudüs için hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeli. Müslümanlar olarak düştüğümüz yerde kalmamalı, düştüğümüz yerden kalkmalı, sabır, aşk ve azimle yola revan olmalı.

Kudüs özgür olmadan Müslümanların asla hür olamayacaklarının idrakiyle özgür Kudüs için hep birlikte seferber olmalı.

“Hak gelince batılın zail olacağını” müjdeleyen ayeti kerimeye canı gönülden amenne diyerek, batılı zail kılmak için hakka nail olmalı.

Kudüs için, Mescidi Aksa için bütün ihtilafları bir kenara bırakarak, yerden vahdeti yükseltmeli ki gökten rahmeti beklemeye yüzümüz olmalı.

Özgür Kudüs gayesini hayalden hayata taşıyabilmek için hayatı hakikatlere feda etmeli.

Cesaretlerimize vurulmuş bütün esaret zincirlerini kırmalı, müstekbirlerin kulaklarını sağır edecek bir eda ile ey Kudüs! Sen bizim davamızsın, sevdamızsın, kavgamızsın diye arşa yükselen bir seda ile haykırmalı.

Mazlum ayağa kalkmadan zalim diz çökmez hakikatinden hareketle özgür Kudüs için hep birlikte ayağa kalkmalı.

“Zalimler ancak güçten anlar” diyen o büyük lidere kulak vererek, güçlerimizi birleştirip harim-i ismetimizden o herif-i nâşerefleri hakikat yurdundan sürmeli. Yaptıklarını yayına bırakmayarak, defterlerini dürmeli.

Kudüs'e ve Mescidi Aksa'ya hadim olanların cihana hakim olacakları gerçeğinden hareketle o mübarek beldeyi ve mescidi, mirasımız ve alın yazımız bilmeli.

Irkçı emperyalistlerin ve vahşi siyonistlerin zulüm, işgal ve soykırımlarını bütün dünyaya anlatmalı ve insanlığın vicdanını titretip inletmeli.

Gönül coğrafyamızın incileri için mutlaka bir şey yapmalı, slogansa slogan, twitse twit, taşsa taş, füzeyse füze atmalı.

Filistin davasının dağ gibi arkasında durmalı. O duruşa kuvvet ve kudret kazandıracak kurum ve kuruluşlar kurmalı. Bu niyetle vücuda getirilmiş kurum ve kuruluşları ne yapıp edip korumalı.

Aşağılık kompleksine acilen veda etmeli. Üzerimize düşen vazifeleri hakkıyla eda etmeli. Gerekirse bu kutlu dava için canımızı bile feda etmeli.

O mübarek şehrin şehit kanlarıyla sulanmaması için gece gündüz çalışarak, gözyaşıyla birlikte akıl ve alın teri dökmeli.

Allah (c.c.) katında bir sinek kadar kıymeti ve kuvveti olmayan günümüz firavunlarını gözümüzde büyütmemeli.

Özgür Kudüs için biz gücümüzün yettiği şeyleri yaptığımızda, gücümüzün yetmediği yerde gücü herşeye yetenin nusret ve inayetiyle yanımızda olacağına yakinen inanmalı.

Tevhit, vahdet ve rahmet şehri Kudüs bize şiir olmalı, sonra şuur olmalı, sonra şiar olmalı.

İsra ve Miraç Şehri Kudüs için aramızdaki bütün ihtilaf duvarlarını yıkmalı, sonra gönülden gönüle sevgi ve muhabbet köprüleri kurmalı.

Her birimiz, aşkımızın şehri Kudüs'ün mecnunu ve meftunu olmalı.

Müslümanlar basiretli ve agâh olmalı. Siyonist katillere göz yummamalı, iş birlikçi zalim batıdan medet ummamalı.

Gönül gözüyle Kudüs aynasına bakarak, tarihin tekebbür eden zalimleri, yeryüzünden silmek için nasıl tekerrür ettiğini görüp, ibretle tefekkür etmeli.

Her karış toprağında Peygamber izleri olan bu kutlu şehir için ellerimizi, dillerimizi, yollarımızı, gönüllerimizi birleştirerek zulme ve küfre karşı tek bilek, tek yürek olmalı.

Kutlu şehir Kudüs'de gördüğümüz ırkçı emperyalistlerin kırılası kirli ayakları bizi usandırmalı, utandırmalı, uyandırmalı.

Kudüs nereye düşer sorusuna ellerimizi kalplerimize götürerek, işte buraya düşer diyerek, esaslı bir cevap vermeli.

Şanlı tarihin altın sayfalarında gezerek Hz. Ömer'i, Selahattin Eyyubi'yi, Nurettin Zengi'yi, Abdulhamit Han'ı hatırlamalı. Hedefe atılmış bir ok gibi yayından fırlamalı ve ırzımızı çiğneyen, iffetimizi kirleten insanlık düşmanı siyonist zalimler için onları korkutacak, ürkütecek, titretecek güç ve kuvvet hazırlamalı.

Kudüs'ü yazmalı. Kudüs'ü yaşamalı, Kudüs'ü yaşatmalı. Filistin'li çocuklarla bir olup siyonist canilere sapanla taş atmalı.

Zulme ve zalime karşı olan herkesle el ele vermeli. Vahşi siyonizmin o kibir abidesini hep birlikte yere sermeli.

“Hiç birimiz, hepimiz kadar güçlü değiliz.” diyen yazara eyvallah diyerek, birliğimizi kurmadan varlığımızı koruyamayacağımızı unutmamalı.

Enbiya yurdu bu kutlu şehri esaretten kurtarmak için hayatı imanımız ve cihadımız, şehadeti de adımız bilmeli.

Hiçbir şeyden yılmamalı, yıkılmamalı. O selamet yurdunu yine barışın sesi tevhit ve adaletin merkezi kılmalı.

Şahit şehrimiz Kudüs'ü sadece belli zamanlarda değil her zaman ve zeminde fikriyatımızın, edebiyatımızın hâsıl hayatımızın tam merkezinde tutmayı bilmeli.

Kürsülerde, minberlerde, ekranlarda, salonlarda, sahalarda, meydanlarda bu kutlu dava kendisine yer bulmalı. Kudüs ve el-Aksa işgal ve istiladan kurtulmalı.

Hasıl-ı Kelam Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın hali halimizdir. Onlar bizim helalimizdir, hilalimizdir, istiklalimizdir ve istikbalimizdir.

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  556437

-