21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

KÜRTLERİ BÜYÜK İSRAİL'E KUKLA MI YAPACAKLAR?

Zihni Çakır

Sınırımızdaki tehlike her geçen gün daha da büyüyor. PKK ve PYD'nin yeni hedefi Bayırbucak Türkmenleri.

İşin aslına bakarsanız mevcut durum itibarıyla yaklaşık 375 bin Türkmen'in yaşadığı Bayırbucak da son kalemiz zaten. Buranın da elden gitmesi durumunda, Suriye satrancında müdahil olabileceğimiz haklı bir gerekçemiz de kalmıyor.

Tahminler, once DAEŞ'in bölgeye saldırıya geçeceği sonrasında tıpkı Tel Abyad'da olduğu gibi tek bir kurşun bile atmadan bölgeyi PKK ve PYD unsurlarına devredeceği yönünde.

Bölgeden gelen askeri yetkililer ve istihbaratçılarla yaptığımız görüşmelerde birkaç gündür gündeme getirdiğimiz konular satır satır doğrulanıyor. Daha da öte, durumun daha da vahim bir hal aldığı söyleniyor.

Bilhassa askeri yetkililer, ABD ve Suriye'nin bütün adımlarını Türkiye'nin Suriye'de başlaması mühtemel yeni dönemde etkisinin tamamen kırılması noktasında ittifak ettiğini öne sürüyor.

Türkiye'nin meşru müdahale dayanaklarının hem Esed yönetimi hem de ABD'nin Kürt kartını kullanarak yürüttüğü kirli oyunla yok edilmeye çalışıldığını söyleyen askeri kaynaklarla istihbaratçılar, Türkmenlerin de son kartımız olduğu ve bu kartın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı noktasında hemfikirler.

Sadece askeri ve istihbarat kaynakları bu endişeleri taşımıyor. Suriye Türkmen Kitlesi Genel Koordinatörü Samir Hafez bu konuda feryat içerisinde...

Hafez, MİT tırlarına yönelik baskının, bu bölgedeki Türkmen grupları savunmasız bıraktığını söylüyor. Türkmenlerle onların birlikte mücadele verdiği Türkiye yanlısı muhalif grupların savunma gücüne büyük sekte vuran MİT tırlarına operasyondan bu yana kendilerini adam akıllı savunamadıklarını belirtiyor.

İşte Suriye Türkmen Kitlesi Genel Koordinatörü Samir Hafez'in medyaya yansıyan o ifadeleri: "TIR olayları nedeniyle bize silah gelmez oldu. Adamakıllı kendimizi savunacak durumda değiliz. Ya teslim olacağız ya göç edeceğiz."

Bayırbucak Türkmenlerinin bölgeden kaçması durumunda ABD himayesinde yürüyen yeni bir Kürt Devleti projesinin önündeki en önemli engel de ortadan kalkmış olacak. Kuzey Suriye'de kurulmak istenen devletin çizgileri Bayırbucak Türkmen bölgesini de içine aldığında kukla Kürtlerin denize açılması da sağlanmış olacak. Bu kukla Kürtler'in içerisinde PKK'nın da olması, olayı hem Suriye hem de Türkiye için kırmızı alarm verilecek bir boyuta taşıyor.

Zannedersem Ankara olayın vehametini anlamış olmalı ki; 7 maddelik bir çözüm önerisi sürdü ortaya.

- Sınırda en kısa sürede 'güvenli' ve 'uçuşa yasak' bölge oluşturulmalı.

- DAEŞ'in çekildiği yerlere ÖSO yerleşmeli.

- Arap ve Türkmenlere yönelik 'etnik temizlik' engellenmeli.

- Suriye'nin toprak bütünlüğü korunmalı.

- Mültecilerin topraklarına geri dönüşü sağlanmalı.

- Uluslararası toplum daha fazla sorumluluk almalı.

- Suriye için bir geçiş hükümeti kurulmalı.

Bu çözüm önerilerine hayır demeyeceğim. Yalnız uluslararası güç merkezleri eliyle sahnelenen karanlık bir senaryo için onların güdümündeki uluslararası toplumdan sorumluluk beklemek ne kadar akıllıca tartışılır.

Bu kaygıları, iktidarını devam ettirmek isteyen Suriye'nin de yaşaması ve benzer bir çözüm beklentisi içerisinde olması gerekiyor.  Öyle mi derseniz; hiç de öyle bir görüntü yok. Tam tersi Esed, çizilen bu senaryoya razı gelmiş gibi. Esed, Lazkiye bölgesinde küçük bir Aleviye Devleti'ne onay almış bir rahatlığın içerisinde.

Peki Lazkiye bölgesinin küçücük bir liman ile birlikte Esed'e bırakılması durumunda kurulacak olan Aleviye Devleti'nin ömrü uzun olabulur mi? Hiç zannetmiyorum.

Kontrolsüz Kürt Gruplar eliyle kukla bir Kürt Devletinin iştahı sadece mevcut sınırlarla kalmayacaktır. Hele Ortadoğuda batı eliyle yürütülen kontrollü çatışma stratejisi nedeniyle istikrarsızlık olağanlaşmışken, bu kontrolsüz Kürt grupların bitip tükenmek bilmeyen iştahlarının hedefi er ya da geç Lazkiye Limanı da olacaktır.

Kimse yanıbaşımızdan Akdeniz'e inmeyi hedefleyen kukla Kürtlerin sadece bu alanlarla yetineceğini düşünmesin.

Daha açık söyleyim mi? Yarını okumak için bugün hedeflenen sınırları baz almayın, Büyük İsrail hedefindeki çizgileri baz alın bence.

 

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  374139

-