23 ŞUBAT 2020 PAZAR

KUVVETLER AYRILIĞI ÇATIŞMA DEĞİLDİR

Anayasa Mahkemesinin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan AYM Başkanı Arslan, 'Anayasa Mahkemesine göre kuvvetler ayrılığı ilkesi hiçbir şekilde kuvvetler çatışması değildir' dedi.


KUVVETLER AYRILIĞI ÇATIŞMA DEĞİLDİR

Yargı her tür paralel oluşuma karşı bağımsız olmalı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, yargı bağımsızlığının, demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz gereklerinden olduğunu belirterek, "Son yıllarda yaşadığımız tecrübeler, yargının sadece yasama ve yürütmeye karşı değil aynı zamanda her türlü paralel yapı ve oluşuma karşı da bağımsız olması gerektiğini göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Anayasa Mahkemesinin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu'nda tören düzenlendi.

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet erkânı ve siyasi parti liderlerinin katıldığı törende konuşan Arslan, bireysel başvuru hakkı tanınmasının ardından Yüksek Mahkemenin bu konuda geliştirdiği hak eksenli yaklaşımını norm denetimine de yansıttığını söyledi.

Yeni sistemin hukuki denetimi Anayasa Mahkemesi'nde

"Anayasa değişikliğiyle benimsenen yeni sistemin en önemli kurumunun, tabir yerindeyse 'alametifarikası' Cumhurbaşkanlığı kararnameleridir." diyen Arslan, bu nedenle Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasallık denetiminin, yeni sistemin üzerine dayanması gereken denetleme ve dengeleme mekanizması bakımından hayati derecede önemli olduğuna dikkati çekti.

Arslan, bu seneki kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen sempozyumun konusunun da "Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin hukuki rejimi ve anayasallık denetimi" olarak belirlediklerini kaydetti.

Bireyin temel hak ve hürriyetler teminat altında

Anayasa Mahkemesinin görevinin söz konusu anayasal hükümleri uygulamak suretiyle önündeki iptali talep edilen Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasaya uygunluk denetimini gerçekleştirmek olduğunu ifade eden Arslan, "Anayasa Mahkemesinin bu kararları, bir yandan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin hukuki rejimini açıklığa kavuşturacak, diğer yandan da yeni hükümet sisteminde yasama, yürütme ve yargı organları arasındaki ilişkilerin mahiyetine önemli ölçüde ışık tutacaktır." diye konuştu.

Yeni hükümet sistemi ve yönetim tekniğine ilişkin bazı değişikliklerin anayasal kimliği belli ölçüde etkilediğini ancak bu durumun anayasal kimliğin temel esaslarını değiştirmediğini anlatan Arslan, "Genelde anayasacılığın, özelde de anayasa yargısının amacı, bireyin temel hak ve hürriyetlerini teminat altına almak için devletin hukuka tabi olmasını sağlamaktır." dedi.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi Osmanlı Devleti'nin son döneminde başladı

Demokrasiyi özgürlükler rejimi kılan ilkelerden birinin de kuvvetler ayrılığı olduğunu vurgulayan Arslan, kuvvetler ayrılığı fikrinin Osmanlı Devleti'nin son döneminden itibaren savunulduğunu belirtti. Başkan Arslan, "Bugün de Türk anayasal sisteminin önemli bir unsuru olan kuvvetler ayrılığı, Anayasa'nın başlangıç kısmında 'belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve iş birliği' olarak tanımlanmıştır. Bu tanımda 'iş bölümü'nün her devlet her bir devlet organının anayasal yetkilerini kullanarak kendilerine verilen görevleri yerine getirmek anlamına geldiği açıktır. Anayasa Mahkemesine göre kuvvetler ayrılığı ilkesi, erklerin birbirleriyle bağlantısız bir şekilde çalışmaların değil, aksine kendi anayasal yetkilerini kullanarak iş birliği içinde çalışmalarını gerektirmektedir. Bu bağlamda kuvvetler ayrılığı, hiçbir şekilde kuvvetler çatışması değildir" ifadelerine yer verdi.

Yorum Yaz

  194141

-