16 HAZİRAN 2019 PAZAR

Ayşe Yıldız

MEHTAP USLANMASI

Ayşe Yıldız

Hoca Nasrettin su çekmek için bir kuyunun başına gelir ve kenarında duran kovayı kuyuya sarkıtır. O esnada mehtabın aksı suya yansımıştır. Hoca suya düşen mehtabı kuyudan çıkartmak için kuyuya sarkarak kova ile çıkarmaya çalışır. Bu arada dengesi bozulur ve kuyuya düşer. Epey bir zahmetten sonra kovaya tutunarak kuyudan çıkar. Yorgun argın kuyudan çıkan hoca sırtüstü uzanır ve gökyüzündeki mehtabı görür ve “ıslandık ama değdi doğrusu ayı da yerine yerleştirdik” der sevinçle.

Islanmak ve uslanmak ayrı ayrı fiil ve kavram olmasına rağmen bu hikâyede hoca kendince ıslanarak uslanmıştır. Aslında bizim geleneğimizde kuyu ayrı bir öneme haizdir. Yusuf (a.s) dan tutun çölde kendi susuzluktan ölme raddelerine gelmesine rağmen kuyudan çektiği su ile dili damağına yapışmış köpeği sulayan kadına kadar hayatın İslam'ca yada insanca bir tefsiri ve tevilidir kuyu.

Kuyuya önce inilir sonra çıkılır. Bir nevi insanın yatay evriminden ziyade dikey kemalatıdır. Batı felsefesinin mağara ve insan metaforuna zıt bir söylem ile insanın toprak yönünden ilahi nefhaya doğru bir seyri sülüktür.

Batı felsefesi Platon ile başladığı bu yok oluşunu Luther ve Calvin ile Protestan bir ahlak yönelirse sevk ederek insanı kendi yaratımının kendi dininin kendi akidesinin hem Resulü hem de havarisi kılmıştır.

Cumhuriyet ile başlayan mealcılık akımı da bir nevi batı protestanlığının Luther ve  Calun şakirtlerine bizde de neşvü nema bulunmasına sebep olmuştur. Son dönemlerde de ilahiyat camiasının absürt çıkışları ve bu çıkışların asırlar öncesine dayanan istinatgâhının ıslanması neticesi ortaya mesnetsiz iddialar ve bu iddiaların müsebbiplerine katl-i vacip fetvalarına sebebiyet vererek en azından dine sempati duyanların bu kaçtık ortama bakarak dine en uzak mesafede durmaları normal bir hale dönüşmüştür.

Salatın namaz değil dua olduğunu iddia eden bi- namazlardan tutunda zekâtın ekonomik bir yaptırım olmadığını söyleyen kapitalist İslamcılara  kadar dini zorlaştıran o kadar çok eylem ve söylem görüyoruz ki son yapılan toplumsal anketin gösterdiği verilerde neden dindarlık vetiresinin gittikçe negatif yönde gelişme gösterdiği  daha aşikâr kılınmıştır. Tereddiden tutun namaz zekât hac gibi ne kadar toplumu ilgilendiren konu var ise bir nevi protest kültüre tabi tutularak modern ve bilimsel bir din algısı ortalığı kasıp kavurmaktadır.

Edebiyattan oldukça uzak kalan fertleri ahlaki kaygılardan azade kılmak ve felsefe mantık bilim ve modernitenin hayatımıza aslını tahrif ederek soktuğu unsurlar ile adeta dini bir dezenformasyon icra edilmektedir.

Başa dönecek olursak hocanın masum gayreti ile ıslanarak mı yoksa uslanarak mı mehtabı göreceğiz. Şayet müşahede bir eylem ise…

 

 

 

 

AYŞE YILDIZ - TERCÜMEİHÂL

AYŞE YILDIZ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  807562

-