12 ARALIK 2019 PERŞEMBE

Elif Sönmezışık

MEMLEKET MESELESİ

Elif Sönmezışık

 

 

“Gurbet” kelimesi, Türkiye'nin iliklerine işlemiştir bir kere. Bakmayın yerleşmiş gibi gözüktüğümüze; her birimizin hayatlarında bir gurbetlik bahsi vardır illaki. Yollar, hep bir ayrılığı yahut kavuşmayı getirir. Yollar ki, yalnızca uzaklara taşınmak için yapılmış gibidir. Fıtratımıza gömülü duran o yolcu olma hâlini iyi sindiririz bu yüzden.

Göçleri de iyi tanırız. Anadolu, asırların bağrı yanık sılasıdır. Hem göç almış, hem de göç vermiştir. Mazlumu yakan her ateşten payını almıştır. Evsize çatı, aç olana aş, çıplak olana abadır. Çok gurbetler, gurbetçiler görmüştür. Sakinliği, vakarı, irfanıyla besler memleketin her karışını ve her karışıyla hemhâl olanı.

İyi ki Refik Halid bir “Eskici” hikâyesini yazmıştır da her birimizin gönlünü ezen büyük ayrılık hikâyelerini cebimize sığdırmıştır. Anasız, babasız, vatansız kalmış bir çocuğun, aşinalıkla tedavi oluşunu, bir avuç gurbetin içine sığan koca memleketleri, keşkelerin beyhudeliğini anlamamız için yeter. Herkese kendi dilinden, meşrebinden, tanışlarından, kardeşlerinden hâsıl bir memleket kokusu gerektiğini ve kişinin ancak dünyayla öyle barışacağını iyi anlatır.

Tanış olmak, memleketi koklamak, gurbeti unutmak için zaten öyle büyük şeyler gerekmez. Cepte bir avuç leblebi, tepenin ardındaki bilinmeyen diyar, havaya yayılan taze ekmek kokusu, bir sıcak selam, betonu giydiren kireç boya, sağlıcak/selamet temennisi, teneke kutudaki sardunya, bitişik ve ıslak bir çift abdest terliği, yıkanmaktan incelmiş örme yelek, kapı koluna asılı peşkir, dolmuş durağı, bardağa dolan çayın buğusu, gazeteden masa örtüsü, şehir otobüs terminali, kavak hışırtıları yeter. Memleketin neresinden olursanız olun, bunlardan biri oldu mu, orası evinize benzer. Gurbetin bıçağı körleşir, uzaklar küçülür, yollar kısalır.

Bir dolu iyi insan yaşar bu memlekette. Başkalarını gücendirmekten ürken, bir dertli gördüğünde içi titreyen, ağlayanla ağlayan, gülenle gülen, cenaze evine bir kucak sofrayla koşan, iyi evlat yetiştiren, şeytandan, bütün kötülerden, nefsinden ve kendi bilinmezliğinden Allah'a sığınan, tövbe eden, pişman olan, affeden, hoş gören, hoş bulan, hoş tutan, korumacı, doğrucu, adil, cesur, cömert, mütevekkil, hayırlı insanlardır onlar. Azaldıkları yerde ayrılık rüzgârları esmeye başlar. Çoğaldıkları yerde ise bütün esintiler birleşmeye adanır.

Kolay celallenmeyen, dirayetli, sabırlı neferler yaşar bu memlekette. Akıl dursa da kalp durmasın diye, her türlü darboğazda ilme, irfana dayar gönlünü. Her beldeye lütfedilmiş bir gönül erbabı bulunur. Issız dağlarından, çorak topraklarından, yıkıntılardan fışkırır her biri. Gönül ehlini, sözü bileni, bilerek söyleyeni iyi tanır.

Hayatını hainin karşısında Hakk'a adayan, yetim kurda kuşa yem olmasın diye ömrünü hiçe sayan, adından vazgeçmiş cengaverler yaşar bu memlekette. Yapmak lazımsa, laf kuru kalabalıktır onlara. Fânilerin bütün çekiştirme ve gevezeliklerinin uzağında dururlar. Beş para etmez dünyalıklara tamah etmezler. İmrendikleri gibi yürürler, imrendikleri gibi ölürler.

Bazıları uyur, ama bir kısım daima uyanıktır bu memlekette. Özü, sözü hatırda tutarlar. Dünya neye dönüşürse dönüşsün onlara bir şey olmaz. Adaleti iyilikle kuşanırlar.

Bütün bu ahali, herkesle bitişik yaşar bu memlekette. Onlardan masum hiç kimseye zarar gelmez. Ateşi ısınmak için yakarlar. Dünya hayatı zaten üç günlüktür. Allah'ın rahmeti boldur. Huzuru bozan olmadıkça da, her huzuru bozanla da kavga gerekmez.      

  Bir masa kurup beş-on sandalye kapan herkes, sık sık bir mesele bulup çekiştirir bu memlekette. İşin sonunda çoğu tribün kavgasına döner. Beş saat sonra taş üstüne taş koyamayanlar, taş üstünde taş bırakmamıştır. Zaten böylesi hiçbir çekişmenin de bir işe yaradığı görülmemiştir.

Memleket meselelerinin yükü, huzur ve güven bekçilerinin dirayetindedir bu memlekette. Memleketi kavurmaya yeltenenlere aman vermeyen, gurbet hatlarını ve bütün yabancılığı eriten, dostu-düşmanı bilen, yolları kavuşmalara bağlayan o dirayettir.

Velhasıl gönlümüzün bir yanı rahattadır, bir yanı hep tetikte.  

İyi niyet, tevazu ve sağduyu sahibi ahalinin hürmetine, memleketimizde huzurun ve hayrın devam bulması temennisiyle…

 

ELİF SÖNMEZIŞIK - TERCÜMEİHÂL

Yazar Elif Sönmez Işık, Türkiye Yazarlar Birliği 2017 yılı 'basın fıkrada' ödülü sahibi

ELİF SÖNMEZIŞIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  974086

-