23 EKİM 2017 PAZARTESİ

Can Kemal Özer

MİLLİ EĞİTİM, CİHAD, GAZA VE NİKÂH

Can Kemal Özer

 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İmam Hatip Liseleri'nin fıkıh ve temel dini bilgiler derslerinde cihad mefhumunun doğru öğrenilmesi için müfredata ekleneceğini açıklamıştı.

Diğer yandan da belediyelerin yanı sıra Diyanet görevlilerinin nikâh kıyabilmeleri için yetkilendirilmeleri konusunda paylaşılmıştı. Bu gelişmeler üzerine bazı soysuzlar ava çıktı.

Açık konuşalım bu hususta konuşanların hiçbiri Müslüman değil. Olsalar bu edepsizliği yapmazlardı.

Aslına bakarsanız Müslüman olup olmamaları bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren kısmı İslam'a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık etmeleri

Bu arsız tayfa, gavurluğu meslek haline getirdikleri için her fırsatta saldırıyor.

AK Parti'nin 15 yıllık iktidarında yaptığı hiçbir hayırlı işe destek olmadılar. Çünkü dertleri Türkiye'nin selameti ve iyiliği değil.

Zira gazeteci kisvesine bürünen bu haydutlar… Batı adına görev yapan casus kalemler… Toplumun değerlerine saldıran misyonerler… Bunların çoğu Ege sahillerinden gelme dönmeler... 1908'de elde ettikleri başarının ellerinden uçup gitmemesi için savaşıyorlar.

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, haklı olarak, haham ve papazların nikâh kıymasına itiraz etmeyenler neden imamların kıymasına itiraz ediyorlar diye soruyor.

Bunun cevabı belli. İslam'ın hayatımızda yer almasını istemedikleri için. Mesele nikâhı artık belediyeler değil, sadece kilise ve havralar kıyacak deseniz yardımınıza koşar bu haydutlar. Çünkü dertleri gavurluk ve milleti değerlerinden uzaklaştırmak.

Öyle bir yaygara koparıyorlar ki sanki imamların nikâh kıyması mecburi olacakmış gibi. Sanki kendileri nikâha önem veriyormuş gibi. Bunların arzuları hiç nikâh olmasa, şu an kendi yaptıkları gibi herkesin dilediği ile yatıp kalsa, bir toplum ve milleti ayakta tutan yegâne nizam olan aile düzeni yok olsa…

Hiçbir bir hususta bu kötü niyetli, millet ve memleket düşmanını dinlememek gerekiyor. Ne yazarsa yazsınlar, ne söylerlerse söylesinler “sesleri çok çıkıyor” diye bu millet düşmanlarına itibar edilmemeli.

MEB kaynaklarından edindiğimiz bilgiye göre, İHL'lerin müfredatına girecek olan cihad mefhumu konusunda başta Bakan İsmet Yılmaz ve bazı bürokratlar geri adım düşünüyormuş.

Kendilerine hatırlatmak isteriz ki, attığınız her geri adım sizi iş yapamaz hale getir. Verdiğiniz doğru bir kararı, sadece bu haydutların cazgırlığı yüzünden geri çekecekseniz, o karardan önce o makamları boşatın.

Her zafer cehtle kazanılır. Siz, sesi çok çıkanların dinleme değil, hakkı ihya makamındasınız. Sizin göreviniz geri adım atmak değil, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak!

İmam Hatip Lisesi'nde okuduğumuz yıllarda iktidarda AK Parti değil, 12 Eylül rejimi vardı ve o gün bile cihad okullarda öğretilirdi. Şimdi mi öğretilmeyecek?

Cihadın ne anlama geldiğini bilen kimseler olan İsmet Yılmaz ve ekibi geri adım atmaya kalkarsa, biz onlarla sadece cihad etmez aynı zamanda kalemimizle gazada ederiz.

Cihad; emri bil maruf, nehyi anilmünkerdir. Yani cihad; Hürriyet, Sözcü, Cumhuriyet, Habertürk, Birgün gibi gazeteleri istila etmiş olan gavurlukları ile meşhur casus cazgırların iddia ettiği gibi bir şey değil.

Onlar cihad denildiğinde Hz Peygamber (s.a.v.)'in ahitlerinden dönen, Müslümanlara arkadan saldıran, hain Yahudilerin Hayber'den çıkarılmaları, Mekke'nin putlardan temizlenmesi, Hz Ömer'in ordularının sarayını Kisra'nın tepesine indirmesini, Selahaddin-i Eyyübî'nin Kudüs'ü haçlı katillerden geri alması, Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'u fethetmesi, Kanun-i Sultan Süleyman'ın Viyana'yı kuşatmasını anlıyor.

Bu ahmakların korkusu, atalarına karşı ümmetin kazandığı zaferlerin yenilenmesi... Bu casuslar cihad ile gaza arasındaki farkı bal gibi bilirler. Bildikleri halde her ikisine de düşmanlık ederler.

MEB'i İHL'de öğreteceği şeyin gaza değil, dinî emirleri öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmaya çalışmak, İslâm'ı tebliğ, nefse ve dış düşmanlara karşı mücadele vermek olan cihada bilerek düşmanlık etme.

Cihad, Allah-ü Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun bir şekilde yaşama çabasıdır ve bu Sabatayistler bunu istemiyor. Çünkü gazaya çıkmak gibi bir niyetimizin olmadığını çok iyi bililer.

Yine bilirler ki, gerçek mücahid nefsiyle cihad edendir. Cihadın en faziletlisinin zalime hakkı söylemek olduğunu da bilirler.

Müslüman kendisine saldırılmadığı, bir zalimin emri altındakilere gayri insani muamele etmediği sürece gazaya çıkmaz, kimseye harp ilan etmez. Müslüman kendisi ile savaşmayanla savaşmaz.

Ama CIA, MOSSAD, BND gibi örgütler adına Müslümanlarla savaşanlara biz savaşırız. Bunların oyununa gelerek, geri adım atarsa İsmet Yılmaz ve ekibine karşı da kalemlerimizle cihad ederiz. Zira bu bizim Allah'a karşı mükellefiyetimiz.

Sapkın Vehhabî ekolünün desteklediği Mursi'ye karşı savaşı Sisi'ye destek verecek kadar vicdanı ve ahlakı dumura uğramış yeni selefi akımın, Afganistan'da, Irak'ta, Suriye'de, Somali'de, Libya'da, Yemen'de, Pakistan ve sair İslam topraklarında Coni, Hans ve Jakop'la iş tutup, Müslüman kesmesini bize cihad diye pazarlayan sapkınlardan da, yayın organlarında bunları servis ederek İslam düşmanlığı yapan T.C. kimliği taşıyan haydutlardan da beriyiz.

Bu nedenle İsmet Yılmaz ve ekibine diyoruz ki: Sakın geri adım atmayın. Bir asırdır milletin üstünde baykuşluk, kargalık ve sırtlanlık edenleri değil, millete kulak verin. Unutmayın ki onların devri bitti. Şimdi devir milletin devri. Geri adım atarsanız hem millet, hem de Hakk hesabını sorar. İşte o zaman ne yapacağınızı düşünün.

Unutmayın siz milletle bir olursanız, biz de millet de sizinle bir olamaya devam eder. Vesselam!

 

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

  1. Birileri bu insanlar adına mezheb savaşı çıkarmış...bütün işler böyle. ezher üniversitesi bu işlerin çıkış noktası olarak tarihte yerini almıştır. Ali ra. ' Düşman hileli...dost cahil ' diyor....gerçekleri kendi döneminde ifade ediyor..

  2. Peygamberimiz sav. Gazadan dönerken yanındaki arkadaşlarına ' cihadın küçüğü bitti şimdi büyüğü ile başbaşa kaldınız' mealinde sözü ile büyük cihadın nefsimizle yapılan Cihad olduğuna işaret etmiştir. Yıllarca nefislerinin ve kendilerine üflenenlerin peşinden gidenler sebebi ile mezheb savaşları yaşamış bu coğrafyalar... halbuki Hanefi, Şafi,Maliki i, Hanbeli hem birbirinin öğrencisi ve dostu hem bu insanlar 'yorum( ictihad) farklarını birbiri ile konuşurken sanki başımızın üzerinde bir kuş var da biz o kuşu kaçırmamak için dikkatle ve nezaketle konuşurduk' demesine rağmen birileri.

  3. Nefsine söz geçirmek...nefsindeki her türlü çirkin düşünce duygudan....sözlerini yalandan....ekmeğini haramdan...gözlerini başkasını rahatsız etmekten ve hakkı olan her bir şeyden korumanın adıdır Cihad...çevreni çöplerden....hayvanları insanların zulmünden korumanın adıdır Cihad......insanı başka bir insanın zulmünden korumanın adı da cihattır...İnsanın kendine yapabileceği zulmün farkında olmak Ve buna izin vermemek de cihadın en büyüğüdür....yani kişinin kendi nefsiyle olan cihadı...hal böyle iken neden vazgeçilsin? ...başımıza gelenler bunun bilgisizliğindedir.....

  4. Biz Kuran'ı Kerim ve peygamber sav. ve Hz. Ali ve ehli beyt ....peygamberlerin birbirinden ayrılmadığı gibi dört Halife de birbirinden ayrılmaz.bunların hepsi ile ve rahmete kavuşabiliriz. Peygamberimiz sav. ihtilafın rahmet olduğu halde zahmet ve zilletle dönüşebileceğinin işaretini kıldan ince kılıçtan keskin ifrat Ve tefrit çizgisi ile açıklamıştır. Allah cc. ehemmiyeti çok büyük olan bu çizginin ölçüsünü kavramayı bütün üç noktada yaşayanlara görmeyi ve bu çizginin ölçüsüne uymayı kolaylaştırsın.....

  5. Kuranı Kerim'de ' hıristiyanlara o ismi biz vermedik, onlar kendilerine biz hıristiyanız dediler' der. Yahudilerde gerçekte İsrailoğulları adıyla geçer. Hz. Yakub'un İsrail adından dolayı...tıpkı bunun gibi Alevilerde de ...Sünnilerde de tarihte böyle bir durum olmuş Ve kendilerine öyle ve böyle diyen insanlar olmuş... belliki müslümanların bölünmesinden fayda sağlayanlar bundan da fayda sağlamış....tarihin en büyük faydasını günümüzde sağlamak üzere de çalışıyorlar...mezhep diyorsanız...Kuran'ı Kerim'le peygamberimizin..peygamberimizle de ehli beytin arasını asla açamayız...

  6. İmam hatiplerin müfredatı o kadar sakat ki, bu sadece cihad mefhumunun müfredata eklenmesiyle çözülecek bir mevzu değil. İstisnaları bir kenara koyarsak İmam hatiplerin çoğu mezhepsiz yuvası. Diyanet ve İlahiyat fakülteleri de öyle. Kendi tabirleriyle 'sivil din' peşindeler. Birisinin bir sözü vardı 'din alimi değil din münekkidi yetiştiriyoruz' diye. Son derece doğru bir tespit. Bu dini bu şekilde yıkmak, bu şekilde içini boşaltmak istiyorlar. Siyasi iktidar da buna sessiz kalarak çanak tutuyor. Ne Aleviyim ne Sünniyim diyen birisinden de başka türlü bir davranış beklemek hayalcilik olur..

  7. Abdullah Yılmaz

    KALEMİNİZE SAĞLIK, GÜZEL YAZMIŞSINIZ. ŞİMDİ BU MUTERİZLERDEN KORKUP GERİ ADIM ATARLARSA YAZIK EDERLER. 'Aç olan canavara karşı tahabbüb etsen; merhametini değil, iştihasını açar.Sonra döner, geliyor; tırnağının, hem dişinin kirasını senden ister.Sözler ( 707 )'.

Yorum Yaz

  695405