16 EYLÜL 2019 PAZARTESİ

Altan Çetin

MİRYAKEFALON ZAFERİ YAHUT VATANI KORUMAK

Altan Çetin

Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen Türkiye tarihindeki üç büyük zaferimizi değerlendirirken vatan, kuran, vatan kurtaran ve vatan savunan savaşlardan bahseder. Türk Tarihinin umumi vaziyeti yanında bu tasnif Türkiye'deki tarihimiz açısından anlamlı tasniflere imkân sağlar. Bütün bu zaferlerin ortak noktasında vatan kavramının yer aldığı ise dikkatlerden kaçmayacaktır. Adeta vatan tarihle izdivaç ederek süreçte milleti ve milliyeti var etmiş gibidir. 

Ağustos ayı zaferler ayı olarak bir kere daha milli hafızamızı 1071 Malazgirt ve 1922 Başkumandanlık Meydan Muharebelerinin şanlı hatıralarıyla tazeleyerek, vatan kuran ve vatan kurtaran savaşları, Cumhurbaşkanlığı himayesinde devletimiz riyasetinde, Sultan Alparslan ve Atatürk'ün liderliğinde Bizans'ın/Yunanlıların saldırısına karşı gerçekleşen vatan müdafaamızı, milli hayatımızın ve Türkiye'deki Türk tarihinin en önemli iki olayını kutladık. Bu iki zafer arasında bir büyük zafer daha naçizane kanaatimizce devletimiz ve milletimiz tarafından törenlerle hatırlanmayı hakk ediyor. Hangi zafer bu denilirse vatan koruyan savaş; Miryakefalon Zaferi diyeceğiz.

Bu savaş, Türkiye Selçuklu Devleti ve Bizans İmparatorluğu arasında, 17 Eylül 1176 yılında yapılmıştır. Bu harpte Bizans İmparatoru Birinci Manuel Komnenos ve Türkiye Selçuklu Sultanı İkinci Kılıçarslan komutasındaki iki ordu karşılaştı. Savaşın cereyan ettiği yer hakkında ise rivayet muhteliftir. Miryokefalon'un mevkii ile ilgili umumi yer tasnifi olarak Denizli, Isparta ve Konya yöreleri olmak üzere üç farklı mekânda yapıldığına dair rivayetler bulunuyor: Denizli'nin Çivril ilçesinde, Isparta-Eğirdir Gölü civarı iddiasıdır(Ramazan Topraklı), Konya yakınlarında bulunan Bağırsak Boğazı'nda(Prof. Dr. Mehmet Akif Ceylan ve Doç. Dr. Adnan Eskikurt ), Denizli Düzbel (Ferüdun Dirimtekin) , Hoyran Gölü'nün kuzey doğusundaki Sultan Dağı ile Yalvaç Körküler Kasabası'nın kuzeyindeki Kızıldağ arasındaki Kumadanlı(Prof. Dr. Osman Turan), Karamık Beli(Prof. Dr. Abdulhalik Çay), Uluborlu ve çevresine olduğuna dair görüşler de bulunmaktadır. Bütün bu tespitlerin yoğunlaşma noktasının Göller bölgesi denilen Isparta merkezinde ağırlık kazandığı hususu hem mevcut çalışmaların hem de vaki iddiaların kuvvetlilerinin gösterdiği bir durumdur. Bu bakımdan naçizane temennimiz devletimiz ve milletimizin bu bağlamda bu savaşa dair 17 Eylül tarihini, öncesi ve sonrasındaki haftada bu bölgede, bu vatan koruyan savaşı Cumhurbaşkanlığımız himayesinde kutlamasıdır. Bu faaliyetler tarihe ve vatan uğurunda şehit olan ecdadımıza anlamlı bir vefa olacaktır. Böylece Türkiye'nin doğusundan batısına doğru İzmir'in düşman işgalinden kurtarılmasıyla bitecek Ağustos ve Eylül aylarında milli zaferler ayları olarak kutlamalar ve ilmi toplantılarla Rum ülkesini Türkiye yaparken Türkistan'dan getirdikleri tohumları bu topraklara saçanların çocukları geleceğe daha bilinç ve kararlılıkla bakabileceklerdir. Ahlat'tan İzmir'e olan hattaki muhtelif illerde bu olayları bütün olarak değerlendiren vatan ve bağımsızlık müzelerinin kurulması bilincimizin yavanlıktan, zihnimizin yoksunluklarının giderilmesinde faydalı olacaktır. Kars-Erzurum-Ahlat Sivas, Konya, Afyon gibi illerimiz üzerinden yani Ebu'l-Hasan Harakanî ocağından İzmir'e vatanı düşünmek ve düşündürmek içimizi zenginleştireceği gibi bilincimizi de daha somut ve bütün bilgilerle idrake dönüştürecektir.

Bu savaşın, bahsettiğimiz üzere, Isparta'da Senirkent, Yalvaç, Gelendost ve Eğridir'i bağlayan orta noktada olduğu mevcut neşriyatın kuvvetle düşündürdüğü bir vakıadır. Bu alanın, muhtelif fikirlerin en yenilerinden birisi olarak, Hoyran ve Eğirdir Gölü çevresinde ve özellikle Yenice Sivrisi olarak bilinen bölgede olduğu fikrini savunan Hamideli'nin vatanperver bir evladı olan Ramazan Topraklı Göller Yöresinde bu savaşın hatırasını canlı tutmak için hamiyetle yıllardır faaliyetler yürütüyor, anma toplantıları düzenleyerek bu mesele üzerinde çalışıyor. Bu konuda çalışan cümleye minnetimizi de ifade etmek isteriz. Bu zafere dair kutlamalar, bizim de teklif ve dileğimiz olduğu üzere, Isparta merkezli yapılırsa yürütülen çalışmalar devletimiz himayesinde daha genişleyerek devam edecektir. Burada önemli olan savaşın yerini yarıştırmaktan çok manasına yakışır etkinliklerle meselenin kamuoyunun hafızasında önemine binaen canlı tutulmasıdır. Her halükarda Malazgirt ve Başkumandanlık zaferleri arasındaki bu zaferin de aynı önem ve dikkatle tertip edilecek törenlerle anılması vefa ve tarihe saygı olarak görülecektir. Bunun yanında zaferin kendi illeri sınırında olduğunu iddia eden diğer şehirlerimizde de eş zamanlı olarak bu olayın kutlanması tarihe saygı ve geleceğe bakış için bir fırsat olarak görülmeli ve etkinlikler çok yönlü icra edilerek devlet, vatan ve bağımsızlık gibi kavramlar etrafında Oğuzların bu vatanı tüm kardeşleriyle Türkiye kılarak başardıkları milli bir bayram olarak yaşanmalı ve yaşatılmalıdır.

Hatıraları korunamayan bir vatanın tarihini savunamayanların hal-i hazırda mevcut durumu muhafaza etmeleri gittikçe güçleşecektir. Hafızasını tedricen kaybeden bir insan gibi tarihi belleği silikleşen bir millet için de durum farklı olmayacaktır. Miryakefalon Zaferi vatan koruyan bir savaş olarak milli hafızamızın Türkiye'deki en önemli köşe taşlarından birisi ve ortak bir geçmişe intisabın ve müşterek geleceğe yürümek irademizin bir temsili olmak üzere her vesile ile hatırlanmalı ve kutlanmalıdır.

Vesselam

ALTAN ÇETİN - TERCÜMEİHÂL

ALTAN ÇETİN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  762074

-