4 NİSAN 2020 CUMARTESİ

MORİSKOLARLA ARJANTİN'E GELEN İSLAM HIZLA YAYILIYOR

Müslümanların İber yarım adasında kurduğu Endülüs’ün yerli Müslümanları Moriskolar, İslam’ı Amerika katısına taşıdılar. İspanyollar tarafından Arjantin'e düzenlenen seferler sırasında Moriskolar aracılığıyla İslam’la tanışan bölgede bügün 1 milyon Müslüman yaşıyor. 41 milyonlu insanın yaşadığı Arjantin’de kırk kişiden biri Müslüman.


MORİSKOLARLA ARJANTİN'E GELEN İSLAM HIZLA YAYILIYOR

Yeni Söz | Dosya Haber

ENDÜLÜS'ÜN ASÎL EVLATLARI MORİSKOLAR

Tarık bin Ziyad komutasında İslam Ordusu'nun 711'de Cebeli Tarık Boğazı'nı geçerek İber Yyarımadası'na vardığında İslam'la tanışan Vizigotların torunları bugün İslam yayılması için çalışıyor. Feodal beyler ile kilisenin köleleştirdiği yerli halk Vizigotlar'ı İslam'la özgürleştiren Müslümanlar, 1492'deki yıkılışına dek Endülüs Medeniyeti'ni inşa edip 8 asır ayakta tuttular ve batıya ilham verdiler.

BASKILARA RAĞMEN SAYILARI 1 MİLYONA ULAŞTI

Bugün İspanya ve Portekiz olarak bilinen bölgenin asîl evlatları olan Morisko Müslümanları, Arjantin, Fas ve Osmanlı'ya sığındılar. İstanbul Beyoğlu Arap Camii'ni inşa ettiler. İspanya'da dinlerini gizleyerek hayatta kalanlar ise Arjantin'e gidenler varlıklarını sürdürüyor. 'Los Turcos' olarak da bilinen Müslümanların sayısı her türlü baskıya rağmen Arjantin'de 1 milyona yaklaştı.

MÜSLÜMANLARIN HAYATI HER YERDE ZOR

Katolik anne ve Yahudi babadan doğan Augusto Kumvich'te İslam'la şereflenenlerden biri. Ebeveynlerinin dinleri üzerinde bir araştırma yaparken Kur'an-ı Kerim'i de incelemeye başlamış ve kâinatın yaratılışı ile ilgili ayetleri okuyunca Müslüman olmaya karar vermiş. Arjantin'de çıkan La Nacion'a konuşan Kumvich, Müslümanların batıda yaşadıkları zorlukları anlatıyor.

Arjantin'de nüfus uzmanları ilerleyen yıllarda  Müslüman nüfusun bir milyona ulaşmasını öngörüyor. Ülkenin başkentinde şu an üç büyük mescid bulunuyor. Ülkedeki yetkililer Batı'daki gibi güvenlik politikalarını önceliyor ve artan Müslüman nüfusu bir tehdit olarak algılıyor. Nüfus uzmanlarının Müslüman sayısının artmasına yönelik öngörüleri ülkedeki resmi yetkililer ve bazı medya organlarında Müslümanlara yönelik 'kötü' bir  algı oluşturuyor.

Ülkedeki Müslümanların bir kısmı 20'inci yüzyılın başlarında Ortadoğu Coğrafyası'ndan Osmanlı pasaportuyla gelen 'Los Turcos'. Diğer kısmı da ihtida eden Arjantinliler. Hikayelerine odaklanıldığında İslam'la müşerref olmalarını farklı dönüm noktaları olduğu anlaşılıyor.

KATOLİK ANNE ve YAHUDİ  BİR BABANIN MÜSLÜMAN OĞLU

Arjantin'de çıkan La Nacion gazetesinin haberine göre Augusto Kumvich, o zamanlar Elektronik Mühendisliği okuyan bir genç. Katolik bir anne ve Yahudi bir babadan doğma. Ebeveynlerinin dinleri üzerinde bir araştırma yapan Kumvich, Kur'an-ı Kerim'i de incelemeye başlıyor. Evrenin yaratılmasıyla ilgili bir ayeti kerime okuyor. Bu ayet-i kerimeyi okuduktan sonra bir Matematik dersinde duyduğu bir formülle bir benzerlik kuruyor ve Müslüman olmaya karar veriyor. Kumvich, bu kararı on üç sene önce verdiği için o dönemki koşulları düşündüğünde kolay olmadığını ifade ediyor. Günde beş vakit namaz kılma, helal gıdaları tercih etmek ve dünyadaki Müslüman imajının her daim kendisine sorulması ve 'neden Müslüman oldun' soruları hayatını zorlaştırmış

EN ÇOK SORULAN SORU 11 EYLÜL 

Eşi Nancy Falcon ise babasının bir Katolik, annesinin ise Suriye'den göçen bir Arap olduğunu söylüyor. Evlerinde her daim İncil ve Kur'an olduğunu ifade ediyor. Kendisi için kırılma noktasının İkiz Kulere yapılan saldırılar olduğunu belirtiyor. Saldırılar olduğunda babama sordum 'Müslümanlar bunu neden yapıyor' Sonra sorduğum sorunun peşine düştüm diyor.

Topluca ibadet için kapalı, metruk kilise aradıklarını söyleyen Nancy, İstanbul örneği veriyor. İstanbul'a ziyaretinde her adım başı bir cami bulmanın güzelliğini anlatırken Buenos Aires'te toplamda üç camiinin azlığından dert yanıyor

"BANYODA NAMAZ"

Sergio Diaz, 2011 saldırı olduğunda 14 yaşında olduğunu, kendisi için de bir kırılma olduğunu vurguluyor. Olayın sıcaklığıyla İslam üzerine araştırmalar yaptığını ifade ediyor. İslam'la müşerref olduğunda bunu ailesine açıklayamadığını, ilk yılların 'abdest almanın, namaz kılmanın, oruç tutmanın, banyo gibi yerlerde ibadetin, zor olduğunu belirtiyor. 

ARJANTİN'DE İSLAM MORİSKOLARLA GELDİ

Arjantin'de aslında kaç Müslümanın yaşadığını bilmiyor. Çünkü nüfus sayımında dine ilişkin bir soru bulunmuyor. Müslümanlara ilişkin sayımlar birtakım tahminlere dayanıyor. Ülkenin daha çok kuzeyde toplandığını ifade eden Arjantin İslam Federasyonu Başkanı Daniel Hosain ' Ülkedeki bütün Müslümanların Arap, bütün Arapların da Müslüman olmadığını ifade ediyor

Arjantin İslam Kültür Merkezi (CIRA) sekreteri, tarihçi Ricardo H. Elía, Arjantin'e İslam'ın ilk kez Ortadoğu'dan göçlerle değil, İspanyol işgalcilerin yanında bulunan Endülüs'ten çıkarılma Morisko'larla geldiğini söylüyor. Elia, 'Moriskolar, 'yeni Hıristiyanlardı', süreç içerisinde Katolikliğe uyum sağladıklarından izleri görünürlüğünü kaybetti.' şeklinde konuşuyor.

Morisko, Endülüs medeniyetinin hüküm sürdüğü yıllarda Müslüman olmuş İspanyol kökenli Müslümanlara verilen bir isim. 1492 yılında Endülüs Devleti'nin İspanya Krallığı'na yenilmesinin ardından 1609 yılına kadar sürecek bir etnik temizlik gerçekleşti. Endülüs toprakları İspanyollar tarafından işgal edildikten sonra, Arapça konuşmaları, sünnet olmaları, Müslüman geleneğine göre düğünleri bile yasaklanan Endülüs Müslümanları Moriskolar, birkaç yüzyıl boyunca zahiren Hıristiyan ama gizli olarak Müslümanlıklarını sürdürmeye çalıştılar. Moriskoların ezici bir kısmının, zamanla asimile oldukları düşünülüyor.

MORİSKOLAR KİMDİR?

2 (2)

Morisken ya da Morisko kelimesi Arap ve İslam tarihinde kullanılan sözcüklerdendir. Ancak bununla birlikte Arap araştırmacılarının kullandığı tarifler ve terimler arasında müphem bir terim olarak kalmaktadır. 

Morisko lafzı birçok kitap ve derlemelerde, Tarık bin Ziyad tarafından fethedilmesinden İslami yönetimin 1492 yılında Gırnata'da yıkılmasına kadar İber yarımadasında yaşamakta olan (Şu anda Portekiz ve İspanya'nın bulunduğu yarım adadaki) Müslümanlara verilen bir isimdir. İspanyolca sözlükler, Morisko deyiminin kökeninin "Moro" olduğuna işaret etmektedir. Bununla Kuzey Afrika'da yaşamakta olan insanları kastediyorlardı. Sonra bu sözcük, Morisco kelimesine dönüşerek İspanya'da Gırnata'nın düşüşünün ve Müslümanları din değiştirmeye zorlamalarının ardından Hıristiyanların yönetimi altında kalan Müslümanlar için kullanılır oldu. 

Morisko ya da İspanyol kökenli Müslümanlar

Müslümanların İber Yarımadası'ndaki varlığı, en son Moriskoların 1609 yılında İspanya'yı terk etmesiyle son buldu. Morisko, Endülüs medeniyetinin hüküm sürdüğü yıllarda Müslüman olmuş İspanyol kökenli Müslümanlara verilen bir isimdir. 1492 yılında Endülüs Devleti'nin İspanya Krallığı'na yenilmesinin ardından 1609 yılına kadar sürecek bir etnik temizliğe girişildi. Burada doğup büyüyen insanlar büyük bir zulme uğrayarak yerlerinden yurtlarından kovuldu.

Tarık bin Ziyad komutasında İslam ordusu, 711'de Cebeli Tarık Boğazı'nı geçerek İspanya'ya ayak bastığında orada Vizigotlar vardı. İspanyol diye bir millet yoktu. Tarık bin Ziyad'ın ordusu 5 bin kişilik bir orduydu ve çok az bir nüfusla İber Yarımadası'nın içlerine kadar ilerler. İber'de yaşayanlar feodal beyler ile kilisenin baskısı altında köleleştirilmişlerdi. Müslümanlar bu köylüleri hürriyete kavuşturunca insanlar hızlı bir şekilde Müslüman olmaya başladı. İslamiyet İspanya'da çok hızlı bir şekilde yayıldı ve böylece Endülüs medeniyeti ortaya çıktı. Sonuçta bu insanlar işgalci değildi, o toprakların sahipleriydiler. İspanyol kökenli Müslümanlardı. Morisko Müslümanları daha sonra Osmanlı tarihini de askeri, siyasi ve diplomatik yönden etkileyeceklerdir.

İber'in son Müslüman evlatları Moriskolar

İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ve ilk etnik temizliklerden biri Endülüs katliamıdır. Endülüs hazin bir şekilde sona ermiş bir medeniyet. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin bir likte yaşadığı Endülüs medeniyeti 8 asır sürmüş ve 1492'de Granada'nın düşmesinin ardından sona ermişti. Bu düşüşün ardından büyük bir dram yaşandı. İslam'ın tüm izini silmek için taş üstünde taş baş üstünde baş bırakmadı barbar batılı.

Granada Üniversitesi Endülüs tarihi uzmanı Manuel Parois Aglira, yönetimin 12 Şubat 1502 yılında bir kanun taslağı çıkartıp Müslümanları İspanya'da kalmakla Hıristiyanlığı kabul etmek arasında tercihte bulunmak zorunda bıraktığında Moriskenlerin hukuki durumunun netleştiğini ifade etti. Bu tarihten sonra Hıristiyanlığı kabul eden Müslümanlara Morisko ya da Morisken adı verilmeye başlandı. Söz konusu yasa çıkmadan önce Hıristiyan yönetimi altında yaşayan Müslümanlara Madejer adı verilmekteydi. 

3Gırnata'nın teslimiyle ilgili olarak 25 Kasım 1491 tarihinde imzalanan ve 2 Şubat 1492 yılında uygulanan anlaşmaya göre Hıristiyanlar Müslümanların mülklerine ve inançlarına saygı göstereceklerdi. Ayrıca Müslümanlar kendi aralarındaki hukuki anlaşmazlıklarda kaynak olarak İslam şeriatını alacaklardı. Hatta bu anlaşma, Kuzey Afrika'ya göç edip de orada rahat edemeyenlerin yeniden Endülüs'e dönmelerini de öngörüyordu. 

Ama bütün bunlara rağmen Katolik İsabella, 1499'dan itibaren "Müslümanların isyanı" olarak adlandırdığı şeye karşı yukarıda bahsi geçen kanunu çıkarttı. Söz konusu kanun bir taraftan Moriskoların kanuni bir statü kazanması açısından tarihi bir dönüm noktası olurken, diğer yandan da Kardinal İsabella'nın Moriskoların Katolik İsabella'nın teslim anlaşmasını ihlalini ve anlaşma maddelerini artık gözden çıkardığını göstermektedir. Kardinal Sisnirus Endülüs'te İslam'ın kökünün kazınmasında merkezi bir şahsiyet olarak görülmektedir. Bütün Müslümanları Hıristiyanlığı kabule zorlamış, Gırnata'daki Babu'r Reml meydanında tıp kitapları hariç bütün kitapları toplatarak yaktırmıştır. Kaldı ki bütün bunlar ülkede İslam dinini yok etmek için yapılmış olup her biri bir insanlık suçu sayılır. 

Nitekim bunun tarihi bir dönüm noktası olduğunu İspanyol tarihçi Miguel Anhiel Ladiro Casada, "Gırnata: İslam Devleti'nin Tarihi: 1232-1571" adlı kitabında şunları söylüyor: "1502 yılında Müslümanları Hıristiyanlaştırmak için yayınlanan kanun, Gırnata'daki Müslüman toplumun sonu ve Morisko toplumuna geçişin başıydı." 

1502 yılından itibaren kanuni açıdan Morisko olarak anılmaya başlayan Müslümanlar karanlık bir tünele girdiler. Onların bu karanlık tünele girişi, 9 Nisan 1609 yılında çıkarılan ve engizisyon mahkemelerinde yıllarca eziyet edilmelerinden sonra nihai olarak tard edilmelerini öngören yeni bir kanun çıkarılmasıyla birlikte İspanya'nın çeşitleri yerlerine dağılmalarıyla sonuçlandı. 

Bu terimin kimler için kullanıldığına dair farklı görüşler bulunmaktadır. Araştırmacılar, bunun bu kelimenin tarihi ve hukuki anlamı üzerinde bir başka deyişle, Afrika kıtasının Akdeniz sahillerine yerleştirilen ve zorla Hıristiyan yapılan Müslümanlar için kullanmaktadırlar. Bazı gazeteciler ve bazı düşünürler, bu terimi İspanya'ya gelen Mağripliler için kullanmaktalar. Goitosolo'nun da içinde bulunduğu bu gazeteci ve düşünürler Neo-Moriskolar olarak isimlendirmektedirler. 

1_1

Endülüs'ün yıkılışının ardından kaçmak zorunda kalan Moriskoların birçoğu Fas'a yerleşir. Bir bölümü ise İstanbul'a gelerek Galata ve Eyüp'e yerleşir. Beyoğlu'ndaki Arap Camii Endülüs'ten gelen Müslümanların yaptığı camidir.

Endülüs'ün yıkılışının ardından kaçmak zorunda kalan Moriskoların birçoğu Fas'a yerleşir. Bir bölümü ise İstanbul2a gelerek Galata ve Eyüp'e yerleşir. Beyoğlu'ndaki Arap Camii Endülüs'ten gelen Müslümanların yaptığı bir camidir.

19. yüzyıl seyyahların metinlerinde Gırnata'nın kırsal kesiminde Müslümanların yaşadığı yazılı. Ancak modern ve ulus devletlerin çoğalmasıyla birlikte artan tektipleşmeyle birlikte bu izlerin de silinir. Hâlâ Endülüs'ten kalma eski evler restore edilirken Arapça yazılı eski kitaplar çıkıyor. Deriden olan bu kitapların arasına bozulmasın diye tuz konmuş. Bu da yasakların olduğu dönemde insanların kitapları duvarların içine sakladığını gösteriyor. O zamanda bir Müslüman başka Müslüman bir ülkeye gideceklerse, 10 yaşından küçük çocuklarını bırakmak zorundaydır. Ancak Katolik bir ülkeye sığınıldığında çocukları alma hakkı varmış.

1568'de Müslümanların çıkardığı Büyük Gırnata İsyanı'nı çıkarır. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu, Cezayir Beylerbeyi'ne verdiği talimat ile 400 yeniçeriyi isyana destek için İspanya'ya gönderir. Ancak İspanyollar bu isyan bastırır Moriskoları kılıçtan geçirir ya da İspanya geneline dağıtarak birbirleriyle irtibatları keser. Bugün İspanya sahillerinde 5 kilometrede bir gözetleme kulesi vardır. Bu kuleler Osmanlı'dan gelecek yardım ve saldırıları gözetlemek için yapılmış. Hatta Barbaros Hayrettin Paşa hatırlarında nasıl baskın yaptığını ve 80 bin Moriskoyu nasıl tahliye edip kurtardığını yazıyor.

İspanya'da Morisko varlığı

İspanya'da Moriskolar hâlâ mevcut ancak sayısını tespit etmek mümkün değil. Çünkü Moriskolor bir dönem iç sürgüne tâbi tutularak İspanya'nın değişik yerlerine dağıtılmış. Buna rağmen İslami yaşantılarını nesilden nesile aktarmayı başarmışlar. Selçuklular'da da kullanılan iç içe geçmiş kareler bir motif olarak bugün hâlâ İspanya'daki Müslümanların evlerin kapılarında yer alıyor. Bu aynı zamanda onların varlığını bir işareti. Unutmayın hakikat hiçbir zaman resmi tarihlerin anlattığı gibi değildir.

YARIN

İbrahim Kalın'ın kaleminden “Moriskolar, Oran Fetvası ve Müslüman Endülüs'ün Sonu” makalesini tefekkür'de okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

  117137

-