MÜCAHİT SELÂMET HÂŞİMİ AYNI ZAMANDA SIKI BİR DAVETÇİYDİ

Selâmet Hâşimi Moro halkı gibi Şafiî mezhebi üzerineydi. Akidede ise Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’e tâbi idi. Kur’an okumayı çok severdi. Ezkar u evrâd ve nafile ibadetlere önem verirdi. Pazartesi Perşembe oruçlarını ve teheccüd namazını ihmal etmezdi. Kendisinin Arapça ve İngilizce telifleri vardır. Mücahid ve komutan olmasının yanında sıkı bir davetçiydi. Sürekli emr-i maruf, nehy-i münker yapardı.


MÜCAHİT SELÂMET HÂŞİMİ AYNI ZAMANDA SIKI BİR DAVETÇİYDİ

Ömer Faruk Tokat

Arap mücahidleri Filipin cephesine sokmadı

Filipin cephesinde savaşmak isteyen Neo-Selefi Arap gruplara “çok teşekkür ederiz. Allah niyetinizi kabul etsin. Ancak bizim adama değil, silaha ve malî desteğe ihtiyacımız var” diyerek onların Filipin cephesine girmesine müsaade etmediğini ve bu talepleri nazikçe reddettiğini Pakistan'da birlikte okuduğumuz Filipinli arkadaşlarımdan dinlemiştim.

Çünkü Selâmet Hâşimi, Arap mücahidlerin, girdikleri bölgelerde problem çıkardığını yerel halkın mezheb ve tarikatlarıyla uğraşmaları sebebiyle zaman zaman fitneye sebep olduklarını, bunun da süreç içinde bölünme ve tefrikaya sebep olduğunu çok iyi biliyordu. Hem Arapların arasında yaşadığı süreçte hem de diğer cephelerde yaşananlardan hareketle böyle bir tecrübe edinmişti.

Selâmet Hâşimi hoca ve bu yüzden Neo-Selefî Arap mücahidleri Filipin cephesine, en azından MILF saflarına kabul etmemişti. Nitekim daha sonra, bu tür grupların yön verdiği Ebu Seyyaf hareketi ortaya çıkıp şaibeli eylemlerin altına imza attığında, bölgeyi yakından takip edenlerin de takdir edeceği üzere Selâmet Hâşim'in bu tesbitinin ne kadar yerinde olduğu anlaşılmış oldu.

İlim, zühd, davet ve cihad çalışmaları

Selâmet Hâşimi'nin Mindanao'nun dağlık bölgelerinde kurduğu kamplarda ve köylerdeki medreselerde yetişmiş genç arkadaşlarla Pakistan'da üniversitede okurken tanıştım. Ahlak ve görgüleriyle cihadın gölgesinde yetiştikleri her hallerinden belliydi. Bir kısmıyla irtibatımız hala devam ediyor…

Mindanao'da Selâmet Hâşimi hocanın açtığı yolda olduklarını gösteren faaliyetlerde aktif rol alıyorlar. Çoğu, hocanın kurduğu müesseselerde ve medreselerde idarecilik ya da hocalık yapıyor. Bu arkadaşların anlattıklarından aklımda kalanları aktarmaya çalışayım.

Selâmet Hâşimi hoca, bir eğitim programı olarak ferdden başlayıp, sırasıyla Müslüman ailenin, daha sonra Müslüman toplumun ve en sonunda Müslüman devletin inşa edileceğine inanıyordu. Özellikle Tefsir, Hadis, Tarih, Biyografi, Fıkıh ve Davet kitapları okumaya özel itina gösteriyordu. İbadetlerinin ve muamelelerinin Allah'ın kitabına ve Efendimiz'in Sünnet'ine uygun olmasına hususî bir ihtimam gösteriyordu.

Sahih rivayetlerde vârid olan ezkâr ve evrâdı günlük hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirmişti. Kurduğu köylerde ve kamplarda Müslümanlara dersler verir, namazlarında onlara imamlık yapar ve onları cihada hazırlardı. Mücahidleri cepheye yalnız göndermez mutlaka kendisi de cihada iştirak ederdi. O tam bir cihad ve ribat adamıydı. Uyguladığı savaş stratejileri, düşman Filipin askerlerini bile hayrete düşürürdü.

MILF'in hedefleri:

O, kurduğu Moro İslamî Kurtuluş Cephesi'ni (MILF) şöyle tanımlıyordu: Moro İslâmî Kurtuluş Cephesi davet, eğitim, cihad, ıslah, düşünce ve siyaset hareketidir. Akidesi, yöntemi, örgütlenmesi ve hedefleri itibariyle uluslararası İslâmî hareket düşüncesine katkıda bulunmak üzere 1977 yılında kuruldu. MILF'in hedeflerini şöyle özetlemek mümkündür:

Müslüman ferdi inşa etmek ve böylece Müslüman aileyi, Müslüman toplumu ve Müslüman devleti inşa etmektir. İslam Ümmeti'yle dayanışma içinde olmak, safları sıklaştırmak, müslümanlararası ilişkileri güçlendirmek, Müslümanların birr ve takva üzere dayanışmasını sağlamak, hilafet-i islâmiyyeye giden yolu açmak, Allah'ın dinini yeryüzüne egemen kılmak, işgal altındaki Müslüman Moro bölgesinde İslâm'ı egemen kılmak için bölgeyi özgürlüğe kavuşturmak ve bağımsızlığını sağlamak ve Allah'ın dinine sımsıkı sarılmak.”

Selâmet Hâşimi bir konuşmasında şöyle diyordu: “Müslüman halkımız halen esir ve geleceklerini belirlemek için onların bu esaretten kurtulması gerekiyor. Filipin meselesiyle ilgilenen birçok kimse bunun farkında değil. Bu halk i'lâ-i kelimetullah için savaşıyor ve bu savaş bu halk özgürlüğe kavuşuncaya kadar devam edecek.

Filipin Devleti, Müslüman Moro halkının bağımsızlığını reddedetmeye devam ettikçe bizim cihadımız da devam edecektir. Biz yüzlerce yıl süren savaşlar biliyoruz. Atalarımız emperyalizme karşı dört yüz sene savaştı. Onlar bunu yapabildiyse arkalarında bıraktıkları Müslüman kuşaklar da bunu yapmaya kâdirdir Allah'ın izniyle.”

Bilindiği üzere İslam, Filipin'e yüzyıllar öncesinde Arap tüccarlar eliyle girdi. İspanyollar 1521 yılında Filipin'i işgal etti ve bu işgal yaklaşık 377 sene sürdü. Sonra Amerika geldi ve Filipin'i işgal etti. Amerikan işgali, Filipin 1946 yılında bağımsızlığını ilan edene kadar, 47 yıl devam etti.

Başkent Manila “emânullah” kelimesinin bozulmuş hali olup emperyalistler ve misyonerler tarafından değiştirilmiştir. Misyoner örgütler Filipin hükümetinin ve Dünya Kiliseler Birliğinin de desteğiyle bölgede hıristiyanlaştırma çalışmalarına devam etmektedir.

Filipin Müslümanları, özellikle güneydekiler gasbedilmiş haklarını almak üzere Moro İslâmî Kurtuluş Cephesi önderliğinde cihada devam etmektedir.

MILF, diğer “cihad hareketleri”nden oldukça farklıdır. Düşmanla ilişkilerinde cihad fıkhına ve âdâbına riayet eden, Müslüman bölgeleri ziyaret eden turistlere zarar vermeyen, sivil insanları rehin almayan bir cephedir ki o, bu hususiyetlerini Selâmet Hâşim'den aldıkları Rabbânî ve nebevî eğitime borçludur.

MILF dışişleri sorumlusu Muhammed Emin, Selâmet Hâşimi hocayı şöyle anlatıyor:

Selâmet Hâşimi, Mısır'da Filipinli Öğrenciler Cemiyeti'nin başkanıydı. Daha sonra “Güney Doğu Asya Talebe Birliği Dayanışma Meclisi” genel sekreteri oldu. O, bu faaliyetleri yürütürken ilmî ve kültürel faaliyetler organize ediyordu. Düzenlediği dersler ve konferanslara Mısır'ın büyük âlim ve davetçilerini çağırıyordu. Muhammed Ebû Zehra, Abdülvâhid Vâfî, Muhammed el-Gazzâlî ve Seyyid Sâbık bunlardandır.

Untitled-2_120

Selâmet Hâşim Hoca'nın İslâm anlayışı

Selâmet Hâşimi Moro halkı gibi Şafiî mezhebi üzerineydi. Akidede ise Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'e tâbi idi. Kur'an okumayı çok severdi. Ezkar u evrâd ve nafile ibadetlere önem verirdi. Pazartesi Perşembe oruçlarını ve teheccüd namazını ihmal etmezdi. Kendisinin Arapça ve İngilizce telifleri vardır. Mücahid ve komutan olmasının yanında sıkı bir davetçiydi. Sürekli emr-i maruh, nehy-i münker yapardı.

Siyasî çalışmalarında istikamete çok önem verirdi. Filistin ve Keşmir meseleleri başta olmak üzere dünya Müslümanlarının meseleleriyle yakından ilgilenirdi. Eğitimini tamamladıktan sonra biteviye bir davet faaliyeti yürüttü. Bölgeyi uzak köylere varıncaya kadar dolaştı ve buralarda davet çalışmaları yaptı.

Untitled-2_121

Vefatı…

13 Temmuz 2003 senesinde hastalandı ve vefat etti. Selâmet Hâşim'den sonra MILF'in liderliğine Hacı Murad İbrahim tayin edildi. Hacı Murad İbrahim, Selâmet Hâşim'in vefatından önce onun yardımcısıydı. Cihad, zühd, davet ve eğitim dolu bir ömür yaşayan Selâmet Hâşimi Hoca'ya Allah Teâlâ'dan rahmet, Filipinli Müslümanlara ise mücadelelerinde muvaffakiyet diliyorum.
Ne kadar ilgiliyiz bilmiyorum ama yarım asırdan fazla bir süredir cihad eden Filipinli Müslümanlardan dua ve desteklerimizi esirgememeliyiz.

Yorum Yaz

  268325

-