19 TEMMUZ 2019 CUMA

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 258

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Hizibleşmeleri

Dönmeler, reîslerinin ihtirâsları sebebiyle, üç büyük zümreye bölündüler.

İlk Sabataîlerden bir kısmı, Jacob Querido'ya tâbi olmayı reddetti. Böylece Querido'nun tarafdârları, “Yâkubîler” Cemâatini teşkîl ettiler.

Yâkubîler dışındaki Dönmeler de, 1700 senesine doğru, Barukiya Ruso veyâ Osman Baba'nın, kendisinin Sabatay Sevi'nin tecessüdü olduğu şeklindeki iddiâsı üzerine ikiye bölündüler. Osman Baba'ya tâbi olanlar, muhâlifleri tarafından “Onyollular” şeklinde isimlendirildiler. Onlara, “Koniosos” veyâ “Karakaşlar” da denilmekteydi.

Tarafdârları, 1720 senesinde ölen Barukiya'ya ulûhiyet dahi izâfe ettiler ve 1924 nüfûs mübâdelesine kadar, Selânik'de, kabri, tarafdârları için bir ziyâretgâh olarak kaldı. (Scholem 1974: 232-233)

Sabatay Sevi'ye ve ilk “Peygamberler”e bağlı kalıp Jacob Querido'yu da, Barukiya Ruso'yu da tanımıyanlar, “İzmirliler” veyâ “Kavalieros” ismiyle anıldılar. Bunlara “Kapancı (Kapanî)” veyâ “Papular” da denilmiştir.

Gizli havralar, câmilerde Münâfıkça “ibâdetler”

“Her zümrenin gizli havrası, kendi mahallesinin merkezindeki bir evde bulunur ve dışarıdan kat'iyen farkedilmezdi.” (Scholem 1974: 235)

Dönmeler, muntazaman, evlerine en yakın câmie gider, fakat asıl ibâdetlerini kendi havralarında yaparlardı. İbâdet işlerini “Hoca” yâhud “Haham” tâbir ettikleri kimseler idâre ederlerdi. (Scholem 1974: 235)

 

Sabataîlerin Selânik'de bilhassa Cuma ve cenâze namazları için kullandıkları iki câmiden biri: Vâlilik Konağı'na hazîresiyle bitişik olan Saatli Câmi (dîğeri Abdullah Kadı Mescidi)… (Şişman 2016: 257) 1917 yangınında yok olan Câmiin hazîresindeki kabirler de onlara âid olmalı… Bilâhare, merkezî câmileri, 1902'de, Hamidiye Mahallesinde, Mîmâr Poselli'ye inşâ ettirdikleri “Yeni Câmi” oldu…

*** 

 

Meslekleri

Her zümre, zamanla, farklı mesleklerde temâyüz etmişti.

Yâkubîler, Selânik'de, umûmiyetle idârî makamlar işgal ettiler.

Kapanîler ise, daha ziyâde tüccar idiler. Sonraları serbest mesleklerde de temâyüz ettiler ve içlerinden pek çok tabîb ve kanûn adamı çıktı.

Selânik'in bütün berberleri Dönme idi ve bunlar her zümre mensûblarının saç ve sakallarını farklı tarzda traş ederlerdi.

Karakaşlara gelince, onlar da, daha ziyâde zanaatkârlık, ayakkabıcılık, çorapçılık, amelelik, kapıcılık gibi işler yaptılar ve küçük esnafı teşkîl ettiler.

1870 ilâ 1920 senelerinde, Dönmelerin meslekî dağılışı, aşağı yukarı bu şekildeydi. Fakat sonraları, ictimâî statülerinde farklılık oldu.

Karakaşların durumu da yavaş yavaş düzeldi ve çoğu, İstanbul'da tüccar (bilhassa tekstil tüccarı) oldular. (Scholem 1974: 235)

“Jön Türk münevver takımının birçok âzâsı, Yâkubîler ile Kapancıların arasından çıktı.” (Scholem 1974: 235)

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  629444

-