20 HAZİRAN 2019 PERŞEMBE

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 259

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Sabataî duâ kitapları, âmentüleri

Dönme duâ kitapları, aynen Marranolarınkiler gibi, saklanmasını kolaylaştırmak için, pek küçük eb'âdda hazırlanırdı.

Dönmeler, iki asır boyunca, ibâdet şekillerini ve duâlarını Cemâatleri hâricindeki kimselerden gizlemeye muvaffak olmuşlardır. 1935'den evvel hiçbir duâ kitapları ele geçmemiştir. Nihâyet, Selânik'den İzmir'e hicret eden ve Dönmeliği terketmeye karâr veren Kapancılardan bir âile, bu târihte, Kudüs'deki İbrânî Üniversitesi Kütüphânesi'ne böyle bir duâ kitabı teslîm edince, duâlarının mâhiyeti açığa çıktı.

1942'de bizzât neşrettiğim bu metinde yer alan duâların, Sefarad Yahûdilerinin “Siddur” ve “Mahzor”undaki belli başlı bölümlerden alındığını görmek, bizim için sürpriz oldu. Mâmâfih, Dönmeler, bu metinlerde, her fırsatta Sabatay Sevi'nin Mehdîliğine olan îmânlarını ifâde etmek üzere değişiklikler yapmışlardı.

İbn-i Meymûn (Maïmonide) tarafından kaleme alınmış olan ve sabah duâsının sonunda okunan 13 maddelik klasik Yahûdi âmentüsünün yerine, burada gayet mânîdâr bir Sabataî Âmentüsü ikame edilmiştir.

Bu duâlarda, bunlara inananların aynı zamanda Müslümanlığı benimsemiş olduklarına dâir hiçbir alâmet yoktur. (Scholem 1974: 236-237)

Sabataî Âmentüsü'nde sık sık Sabatay Sevi'nin Mehdîliğine olan kat'î îmân ifâde edildiği gibi, bir maddede de, onun, “dağılmış İsrâiloğullarını dünyânın dört bir köşesinden toplayıp bir araya getireceğine” olan kat'î inanç dile getirilmektedir.

Yine Âmentü'ye göre, “Hakîkat Allâh'ı, İsrâil Allâh'ı” yeryüzünde kendisini gösterecek, Tevrat'ta geçtiği gibi, “Rabb'i, Siyon'a dönüşünde, gözleriyle göreceklerdir.” “Üstâdımız Mûsâ tarafından bize verilen Tevrat”a da , “ki o, hakîkat Tevrat'ıdır”, kat'î sûrette inanılmakta, fakat onun hükümlerinin ilgā edildiği belirtilmektedir. Kezâ, öldükten sonra dirilmeye olan inanç da, Sabataî Âmentüsü'nde yer almaktadır. (Scholem 1974: 237-238)

Konuştukları diller

İlkin, Türkçeyi sâdece hâricî münâsebetlerinde kullanırlardı. Fakat takrîben 1870'ten îtibâren, Türkçeyi evde de konuşmaya başladılar. Asıl dilleri ise (dîğer Türkiye Yahûdileri gibi), Yahûdi İspanyolcası idi. İbrânîceyi de bilirlerdi. (Scholem 1974: 235-236) [Bunlara, Sabataî mekteblerinde öğrendikleri Fransızcayı da ilâve etmek lâzım.]

Dönmelerin hem Türk, hem Yahûdi isimleri vardır

Dönmelerde, çocuklarına, resmî Türk isimlerinden ayrı olarak, kendi aralarında kullanılmak üzere, İbrânîce ve Yahûdi İspanyolcası isimler vermek âdeti de mevcûddur. Îtikadlarınca, onlara, Cennette, bu Yahûdi isimleriyle hitâb edilecektir. Daha yakın zamanlarda dahi, Dönmelerin, bâzı Mûsevî ziyâretçilerine, bu gizli isimlerini ifşâ edip hattâ bunları İbrânîce olarak kartvizitlerine elle yazdıklarına dâir birçok vak'a bize nakledilmiş bulunmaktadır. (Scholem 1974: 239-240)

 

Riyâkârlığın bu derecesi…

Yahûdi-Sabataî Âlemi, (Beynelmilel Masonluk ve Emperyalist Devletlerle işbirliği hâlinde) bir taraftan, el altından Abdülhamîd Hân ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kuyusunu kazar, onları tasfiye edecek bir ihtilâl hareketi mayalar ve 29-31 Ağustos 1897 Bazel Kongresi'nde, Osmanlı toprakları üzerinde inşâ edilecek müstakbel İsrâil Devleti'nin temellerini atarken, dîğer taraftan, aynı Kongrede, “Kızıl Sultan”a, Yahûdileri himâyesi sebebiyle, bilittifâk bir teşekkür karârı veriyor; bunu da yine Osmanlı'nın ve Abdülhamîd Hân'ın can düşmanı Saadi Lévy'in Journal de Salonique gazetesi haber yapıyor…

Solda, (biraz aşağıda bahsedeceğimiz) Abraham Danon'la alâkalı haberin hemen üstünde münderic olan haber metni şöyle: “La réunion israélite qui se tient à Bâle a voté à l'unanimité une adresse de remerciements à Sa Majesté Impériale le Sultan pour la protection accordée aux Israélites dans toute l'étendue de l'Empire Ottoman.” Türkçesi: “Bazel'de yapılan Yahûdi toplantısında, Sultan Hazretlerine, Yahûdileri Osmanlı İmparatorluğu'nun bütün toprakları üzerindeki himâyesi için, bilittifâk teşekkür karârı verilmiştir.”

 Saadi Lévy'nin “Yahûdi toplantısı” dediği bu toplantı, Osmanlı'nın Filistin beldesinde adım adım İsrâil Devleti'nin têsîsi için müzâkerelerin yapıldığı, tedbîrlerin alındığı Siyonist Kongrelerinin ilkidir ve İsrâil'in Fransa Büyük Elçiliği'nin sitesinde (sağdaki resim) iftihârla nakledildiği vechiyle, o Kongre için, Theodor Herzl, 3 Eylûl 1897'de, hemen Kongre sonrasında, şöyle demiştir: “Bazel'de, ben, Yahûdi Devleti'ni kurdum. Şimdi bunu alenen böylece îlân etsem, herkes benimle alay eder. Beş sene sonra belki, elli sene sonra mutlaka, herkes bu sözümün doğruluğunu tasdîk edecektir. (À Bâle, j'ai créé l'État juif. Si je disais cela aujourd'hui publiquement, tout le monde se moquerait de moi. Dans cinq ans peut-être, dans cinquante ans sûrement, tout le monde acquiescera.)”

Gāfil Devlet! Yıkıldı, fakat uyanmadı! Daha doğrusu uyanmadığı için yıkıldı! Gāfil Millet! Daha ne kadar uyumaya devâm edeceksin? Ancak Mahşer Gününde mi uyanacaksın?

***   

 

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  836319

-