Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 265

Yesevîzâde Alparslan Yasa

 

 

(Journal de Salonique, 6 septembre 1897, p. 1)

Saadi Lévy tarafından neşredilen gazetenin soldan ikinci sütûnundaki haber, Yahûdi – Sabataî iş birliği hakkında hiçbir şüpheye mahâl bırakmıyor: Haberden, başta Charles Allatini (ve propaganda maksadlı haberi neşreden Saadi Lévy)  gibi şahsıyetler olmak üzere, Yahûdi Cemâatinin, Sabataî mektebi Feyz-i Sıbyân'a mâlî yardım sağlamak için seferber olduğu öğreniliyor…

***  

 

 

 

Sabataî mekteblerinin birbirleriyle iş birliğine dâir câlib-i dikkat bir vak'ayı da, Terakkî Mektebleri hakkında (onlar tarafından ısmarlanmış) bir kitabın müellifi olan Mehmet Ö. Alkan naklediyor:

“Mekteb-i Terakki ve Feyz-i Sıbyân: Rekabet ve Dayanışma

“Selânik'in seçkin bu iki okulu, eğitim açısından daima birbirleriyle yarışma halinde olmuşlardır. Bu rekabet olumsuz ilişkiler doğurmamış, aksine eğitimin daha kaliteli hale gelmesi yönünde etki yapmıştır. Okul müdürleri –ki her ikisi de yeni atanmıştır- (1897) okul öğrencileri arasında bir çekişme de yaratmamak için birlikte oyunlar ve gezintiler düzenlemişlerdir. Bu girişim, ilkin Feyz-i Sıbyân müdürü Ali Saib Bey'den gelmiştir. Gül Baba civarında öğrencileri kır gezintisine çıkaran müdür, Terakki müdürü Besim Bey'e davette bulunarak, rüşti düzey öğrencileri ile öğretmenlerini çağırmıştır. Her iki okul öğrenci, öğretmen ve müdürleri birlikte güzel bir gün geçirmişler, ortak oyunlar oynamış, gezintiler yapmışlardır.” (M. Ö. Alkan, İmparatorluk'tan Cumhuriyet'e, Selânik'ten İstanbul'a Terakki Vakfı ve Terakki Okulları 1877-2000, İstanbul: Terakki Vakfı Yayını, 2003, s. 70)

Sabataîlerin Yahûdilerle dayanışması

Sabataîlerin tavırlarında çok dikkat çeken bir husûs da, Yahûdilerle alâkalı bir mes'ele bahis mevzûu olduğunda, hemen her zaman onlarla berâber hareket etmeleri, onlara destek olmalarıdır. Meselâ bütün dünyâda olduğu gibi Türkiye'de de Nazi zulmünü bire bin katarak anlatan propagandada onlarla tamâmen müşterektirler… Her çeşit vâsıtayla yürüttükleri bu propagandayı öylesine “mutlak hakîkat” hâline getirmişlerdir ki bu mübâlağayı sorgulamak neredeyse suç hâline gelmiştir. (Avrupa'da bunu suç sayan kanûnlar çıkarttırdılar; Kemalist İdeolojiye sığınarak kendi çiftlikleri gibi at oynattıkları Türkiye'de de buna muvaffak olmaları beklenir…) Buna mukābil, bedîhî bir hakîkat olan Beynelmilel Siyonizmin Filistin halkına karşı jenosidci siyâsetini örter, çarpıtır, meşrû bir hareketmiş gibi takdîm ederler… Sovyetler'deki temerküz kamplarında ve Kızıl tedhîş siyâseti netîcesinde on milyonların katliâmının baş mes'ûlü olduklarını îtirâf edip bunların fâillerini mahkûm etmez, hakîkati dile getirmeye çalışanları da hemen “Yahûdi düşmanı” (kendi tâbirleriyle “antisémite”) olarak damgalar, susturur, hakîkatin bilinmesini engellerler…

Yeni Söz'ün 27 Mayıs ilâ  21 Haziran 2018 târihli nüshalarında neşredilen “Mâhir Bir Stratejist: Munis Tekinalp veyâ Moiz Kohen” başlıklı araştırma makalemizde, 1934'te cereyân eden Trakya Hâdiseleri esnâsında, nasıl tek taraflı olarak Trakya halkının ithâm edildiğini, bütün bölge Yahûdilerinin kayıdsız şartsız korunduğunu ve hâdiselerden sonra da sömürü düzeninin aynı şekilde devâm ettiğini anlatmıştık. (Yahûdiler dâimâ her mes'elede mâsûm ve mazlûm, onları tenkîd eden, istismârlarına mânî olmaya çalışan herkes de zâlim ve “antisémite”tir!) Bu vesîleyle, Başvekîl, “Ebedî Şef”ine tercümân olarak, 5 Temmuz 1934'te, Meclis kürsüsünden: “Antisemitizm, Türkiye metâı değildir!” diye haykırmıştı. Kemalist Rejim, Yahûdi Cemâatine yönelik tenkîdlere tahammül edemezdi!

Ömrü boyunca dâimâ Yahûdiliğe alabildiğine mültefit, Siyonizme canla başla müzâhir, bilakis Arap ve İslâm Dünyâsına ve Türkiye Müslümanlarına muhâsım siyâsetler tâkîb etmiş olan “Millî Şef”, bu beyânından beş sene sonra, arkadaşı ve CHP'nin mütecâviz kalemşörü Hüseyin Cahit Yalçın'a, 1934 Trakya Hâdiseleri esnâsındaki beyânatının mufassal bir tekrârı mâhiyetinde olan “Yahûdi Mes'elesi” başlıklı bir makale yazdıracak, bununla, Yahûdi Cephesinde saf tuttuğunu bütün dünyâya îlân edecektir. (Makalenin iktidârın zirvesinden gelen bir tâlîmâtla kaleme alındığı, metinde îmâ ediliyor.) Makale, Yalçın'ın başmuharriri olduğu Yeni Sabah gazetesinin 24 Ocak 1939 târihli nüshasında neşredilmiştir.

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  013846

-