14 EKİM 2019 PAZARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 378

Yesevîzâde Alparslan Yasa

İstanbul Devlet (Şehir) Tiyatrosu'nun Dînsizlik propagandacısı bir aktörü

2013'te neşredilen Türkçenin Istılâh Mes'elesi kitabımızı têlîf ederken, Verneau'nun kitabını tercüme eden ve kendisini Dr. Abdullah Cevdet'in tilmîzi olarak tanıtan M. Kemal Küçük hakkında, doğum – ölüm târihleri ve birkaç tercümesi hâricinde, hemen hiç mâlûmât edinememiştik. İşbu araştırmamızı yürütürken, bu def'a, onu daha yakından tanımıya imkân veren tafsîlâtlı mâlûmât toplamıya muvaffak olduk.

Bizim için onun hakkındaki hiç beklenmedik yeni bilgi şu oldu: Mehmed Kemal Küçük, 1919 senesinden îtibâren, sonradan (1934'te) Şehir Tiyatrosu ismini alan Dârülbedâyi'in bir aktörü olarak çalışmıştır…

23 Nisan 1936 Perşenbe gecesi vukū bulan vefâtı üzerine, Şehir Tiyatrosu'nun nâşiriefkârı  Türk Tiyatrosu (evvelki ismiyle Dârülbedâyi) mecmûası, 1 Birinci Teşrîn (Ekim) 1936 târihli 70. sayısını M. Kemal Küçük fevkalâde nüshası olarak neşrediyor. Muhtemelen (Tiyatro'nun başındaki) Muhsin Ertuğrul'un kaleminden çıkan başmakalede (s. 1), M. Kemal Küçük, şu sözlerle medhüsenâ ediliyor:

“Türk tiyatrosu; bugün kendi neslinin arasında kabiliyet ve anlayış bakımından eşi bulunmıyan, gelecekte de benzerini güçlükle bulacağı en büyük rejisör, san'atkâr ve muharririni M. Kemal Küçük'ün şahsıyla toprağa gömdü. […]

“M. Kemal Küçük, onyedi milyon Türkün arasından onyedi yılda çıkabilen ve adedi onyediyi bulmıyan Türk sahne san'atkârlarının birincilerindendi. […]

“Türk tiyatrosu; M. Kemal Küçük'ün şahsında, olgun bir hoca, iyi ve dürüst bir insan, sadık bir arkadaş olmak üzere üç büyük meziyet kaybetti. İlh…”

Bu nüshada birçok muharririn onu yukarıdakilere benzer cepheleriyle medheden makaleleri bulunuyor. Mâmâfih hiçbirinde, kendisinin beşeriyât merâkına, Prof.  Dr. Verneau'dan yaptığı tercümeye, bir Dînsizlik militanı ve propagandacısı olduğuna temâs edilmiyor. Mecmûada şu isimlerin makaleleri mündericdir: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Seniha Bedri Göknil, Orhan Selim, Refik Ahmed Sevengil, Dr. Celâl Tahsin, Bedrettin Tuncel, Celâl Musahipoğlu, Peyami Safa, Mahmut Yesari, (kardeşi) Selâhattin Küçük, Selâmi İzzet (Sedes), Yaşar Nabi (Nayır) ve Mehmed Şükrü Erden…

Bunlardan Dr. Celâl Tahsin'in hâtıra ve müşâhedelerine nazaran, (yukarıda naklettiğimiz vechiyle, “İnsanlığın uzun asırlardanberi iççekerek özlediği, beklediği mes'ud devre Sovyet ülkesinde artık takarrür etmiş, bin kat güçlükle dikilen ve nice nice idealistlerin kanlarıyla sulanan Komünizm ağacı kendisinden beklenen güzel, faydalı yemişleri artık vermiye başlamıştır” kabîlinden iddiâlarla ve resmî himâye altında Komünizm propagandası yapan) Muhsin Ertuğrul'un, kendisi gibi alenen Dînsizlik propagandası yapan bu aktörü çok sevdiği, himâye ettiği ve oğlu makamında tuttuğu anlaşılıyor:

“Muhsinin tiz ve nezleli fakat ahenkdar sadası bu yazı münasebetile bir kere daha kulağımda çınladı: ‘- Celâl, sana Kemali takdim edeyim: Oğlum!' demişti. Bu ifadedeki samimiyeti, himayetkâr tonu daha o zaman duymuştum. Muhsin, Kemalin ebedî gaybubetine kadar hakikaten onun hâmisi, takdirkârı, velisi olmuştu.” (Dr. Celâl Tahsin'in “Onun Ölümü Türk Tiyatrosunda Muhakkak Bir Boşluk Bıraktı” başlıklı makalesinden, Türk Tiyatrosu  1936: 70/5)

Yukarıda naklettiğimiz isimlerden (dîğer taraftan usta bir mütercim ve kıymetli bir tercümeci olan) Bedrettin Tuncel'in uzunca makalesinden, kendisinin Küçük'le yakın arkadaş olduklarını, Pâris'de birlikte bir hayli vakit geçirdiklerini öğreniyoruz. Anlattıklarından, Küçük'ün, ömrünün hiçbir çağında Müslümanlıkla alâkası olmadığı istidlâl ediliyor. Tiyatro aşkı, bütün hayâtını dolduruyor. Pâris'te, Viyana'da ihtirâs derecesinde bir merâkla tiyatro oyunlarını seyrediyor, tiyatro eserlerini okuyor, tercüme ve têlîf ediyor…

Bu meyânda, M. Ertuğrul'la münâsebetleri hakkında, Tuncel de, Dr. C. Tahsin'le benzeri bir müşâhedede bulunuyor: “Muhsin, onun ömrünün âdeta gıdasını, desteğini teşkil etmişti…” (s. 12)

 1_67

Üstte solda, Dr. Abdullah Cevdet'in tilmîzi olmakla iftihâr eden ve onun kadar militan bir Dînsizlik propagandacısı olan aktör, muharrir, mütercim (Giritli) Mehmed Kemal Küçük'ün İnsanlığın Başlangıçları kitabına dercettiği, Pâris'de 1924'te, 23 yaşındayken çekilmiş fotoğrafı… Beşeriyât derslerine o senelerde devâm etmiş olabilir… Üstte sağda, 23 Nisan 1936'da, 35 yaşındayken, bir akciğer hastalığından vefât ettiği zaman, mensûbu bulunduğu Şehir Tiyatrosu'nun nâşiriefkârının bütünüyle ona hasredilen 1 Birinci Teşrîn (Ekim) 1936 târihli 70. sayısı… Tiyatro'nun başındaki Muhsin Ertuğrul'dan (baba-oğul münâsebeti içinde) büyük himâye görüyor, el üstünde tutuluyordu… O zamanki tiyatro câmiası, kendisinin çok kabiliyetli bir tiyatro oyuncusu, muharriri ve hocası olduğunu beyân ediyor… (Birçok sinema filminde de oynamıştı.) Altta solda, yine Türk Tiyatrosu mecmûasının Mart 1958 târihli 311. sayısında, ölümünün 22. seneidevriyesi münâsebetiyle, hâtırası yâdediliyor… Altta sağda, ömrünü Dîn, Allâh ve Osmanlı düşmanlığıyle geçirmiş, Siyonizm iş birlikçisi, Komitacı Farmason Dr. Abdullah Cevdet'in 28 Kasım 1932'deki ölümünü tâkîben son def'a neşredilen İctihâd mecmûasının Aralık 1932 târihli 358. sayısının kapağında A. Cevdet'in son fotoğraflarından biri…

***  

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  424761

-