19 TEMMUZ 2019 CUMA

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 290

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Hâdiseyi, Zekeriya Sertel'in Hâtırât'ından tâkîb ediyoruz:

“En çok üzerinde durduğumuz sorunlardan biri de, Millî Kurtuluş zaferinin halka mal edilmesini sağlamaktı. Milli Kurtuluş Savaşı'nı kadın-erkek bütün halkımızın el ele vererek yaptığını belirtiyorduk. Milli Kurtuluş Savaşı kahramanı adına da bir ‘meçhul asker' anıtının dikilmesini istiyorduk. Çünkü Milli Kurtuluş Savaşı gerçekten bütün halkın katıldığı bir milli savaştı. İşçisinden köylüsüne, memurundan askerine, kadınından gencine kadar herkes Kurtuluş Savaşı'na katılmıştı. Köylü kadınlar cepheye omuzlarında mermi taşımışlardı. Bunun içindir ki Milli Kurtuluş Savaşı, halkın emperyalistlere karşı yaptığı bir milli savaştı. Halka hakkını vermek gerekti. Halkı ‘meçhul asker' temsil ederdi. Her memleketten çok, bizde bir 'meçhul asker' anıtına ihtiyaç vardı.

“Biz bu savaşı yaparken, Akşam gazetesinde, Kılıç Ali imzasıyla bize cevap veren bir yazı çıktı. Bu yazıda, Milli Kurtuluş Savaşı'nı halkın değil, sadece Atatürk'ün yaptığı ileri sürülüyordu. Ordunun ve halkın savaşabilmesi, ancak kudretli ve kabiliyetli bir komutana sahip olmasıyla kabildir, deniyordu. Atatürk olmasaydı, halkın ayaklanması bir anlam taşımazdı. ‘Meçhul asker' fikrini ortaya atıp başkomutanın önemini azaltmaya çalışmak nankörlük olurdu.

“Bu yazıyı yazan Kılıç Ali, bir yazar değildi. Atatürk'ün yaverlerinden biriydi. O sırada Atatürk, Trabzon'da bulunuyordu. Resimli Ay'ın ortaya attığı ‘meçhul asker' fikrini orada öğrenmiş ve Kılıç Ali imzasıyla çıkan yazıyı dikte edip Akşam gazetesine göndermiş. Bu yazı çıktığı gün, ünlü Türk yazarı Ahmet Rasim yanımda bulunuyordu. Ahmet Rasim, Resimli Ay'ın devamlı yazarlarındandı. Haftada bir Babıâli'ye indikçe de uğrardı. Yazıyı okumamız bitince Ahmet Rasim gözlüğünün altından bana şöyle bir baktı:

‘- Cevap verecek misin?' dedi.

‘- Sanmıyorum', dedim.

‘- Sakın ha… Yazıyı kimin yazdığı belli. Mustafa Kemal'le çatışmayı göze almak gerekir. Bu da bugünkü koşullar içinde delilik olur. Yazıyı hiç okumamış gibi davran.'

“Öyle yaptım…” (Sertel Zekeriya 2001: 121-122)

Sabiha Sertel ve Ağabeylerinin iştirâkiyle kurulan büyük bir müessese: Resimli Ay Matbaası

Zekeriya Sertel, Sinop'ta sürgünde iken (1925), Resimli Ay'ın ortakları arasında ihtilâf çıkmış, Mecmûa, (Mart 1926'dan îtibâren) birkaç sayı, Sevimli Ay ismiyle neşredilmişti. 29 Ekim 1925 Umûmî Affından istifâde eden Zekeriya Sertel'in sürgünden dönmesinden bir müddet sonra, tekrâr Resimli Ay olarak devâm ediyor… Eşinin sürgünde olduğu devrede, Mecmûanın yükü, Sabiha Sertel'in omuzlarındadır… (Sertel Sabiha 1969: 117, 121)

Uğur Değirmenci'nin Resimli Ay hakkındaki Yüksek Lisans Tezinde tesbît ettiğine göre:

“Şubat 1924'ten Kasım 1928'e kadar aralıksız çıkarılan, yeni harflerin kabulüyle birlikte yayınına üç ay (Aralık 1928, Ocak, Şubat 1929) ara verilen Resimli Ay mecmuası, Mart 1929'dan Ocak 1931'e kadar yine aralıksız 22 sayı yayımlanmıştır. Bu tarihten sonra uzun bir süre yayımlanmayan dergi, el değiştirerek, Emin Refik Uzman'ın idâresinde, Mart 1936'dan yayın hayatına son verdiği Aralık 1938'e kadar yine eksiksiz 34 sayı çıkmıştır.” (Uğur Değirmenci, Resimli Ay Mecmuası; İnceleme – Fihrist – Metin, Yük. Lis. Tezi, Erzurum: Atatürk Üni., 1996, ss. III, 12)

 

Solda, Sabiha Derviş Sertel ve Ağabeylerine âid Resimli Ay Matbaası T.L.Ş.'nin neşrettiği Resimli Perşenbe'nin 11 Teşrînisânî 1926 târihli nüshası… Kapaktaki manşet yazısı: “Bu sene Cumhûriyet Bayramı, ilk def'a olarak medenî bir şekilde tes'îd edilmişdir”… Çünki Mütehakkim Zümreye nazaran, medeniyet balo ile oluyor! Sağda, Resimli Perşenbe (evvelâ Perşenbe, sonra –Fransızcayı taklîden- Perşembe) mecmûasının 31 Kânunusânî / Ocak 1929 târihli 193. sayısı… Kapak mevzûu, bu def'a, Kemalizmin Harf İnkılâbıdır. Mecmûanın iddiâsına nazaran, “evvelâ hâricî düşmanı boğan” “Ebedî Şef”, bu inkılâbıyle de “cehâleti boğuyor”…

Dîğer taraftan, Resimli Perşenbe'nin yukarıdaki haberini tashîh etmek lâzım geliyor; çünki Fahrettin Altay'ın Çankaya'da on günlük misâfirliğiyle alâkalı Hâtırât'ında gördüğümüz gibi, Kemalist Rejimin 29 Ekim'inin balolu, hattâ Mustafa Kemâl'in bir senelik “kapatma”sı Râfet Süreyyâ'nın çıplak hâlde danslarıyle tes'îdi, Ankara'da, Fresko Gazinosu'nda, 1925'dedir. 1926, bu baloların yaygınlaştırıldığı, bütün resmî ricâl için mecbûrî hâle getirildiği sene olabilir…

***

 

 

Zekeriya Sertel'in avdetinde, âile, teşebbüsü büyütme karârı verir ve hem Sertel çiftinin, hem de Sabiha Hanım'ın ağabeylerinin iştirâkiyle Resimli Ay Matbaası Türk Limited Şirketi  kurulur. Matbaa, artık harıl harıl çalışmakta ve hem Mecmûayı, hem de muhtelif muharrirlerin kitaplarını basmaktadır… (Sertel Sabiha 1969: 121)

Zâten Resimli Ay, Sertel'lerin tek mecmûası değildi. Haftalık Resimli Perşenbe'yi, aylık Resimli Yıl'ı ve yine aylık Çocuk Ansiklopedisi'ni de onlar neşrediyor (Değirmenci 1996: 4), bütün bu mevkuteler onların kendi matbaalarında basılıyordu. Kezâ Yarım Ay ve Hayat Ansiklopedisi

Kemalist İnkılâbları harâretle destekliyen Resimli Ay, ortaklar arasındaki ihtilâflar sebebiyle Ocak 1931'de kapanıncaya kadar (Değirmenci 1996: III; Sertel Sabiha 1969: 179-181) bu siyâsetini hiç değiştirmez. Yalnız, 1928'de, Nazım Hikmet, Sabahaddin Ali, Suat Derviş, Sadri Ertem gibi muharrirlerin Mecmûaya katılmasıyle, daha Marksist bir çizgiye kayar: “Resimli Ay, artık Sol yazarların toplandığı, hikâyelerini yayınladıkları bir dergi olur”… (Sertel Sabiha 1969: 129)

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  623077

-