16 EYLÜL 2019 PAZARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 325

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Ferman çıkınca, Yalman, gazete neşriyâtına başlıyor

Karpiç Lokantası'ndaki karşılaşmadan bir müddet sonra, “Tek Adam”, Ahmed Emin'e, Falih Rıfkı'yla haber göndererek , gazete neşriyâtına başlama tâlimâtı veriyor:

“…Karpiç'teki karşılaşmadan sonra, Falih Rıfkı Atay vasıtasiyle Atatürk'den şu emri aldım:

‘- Yayınlanmak üzere dikte ettiğim mektup, bir lâtifeydi. Bunun yayınlanmasına lüzum olmadan Ahmed Emin derhal eski mesleğine dönebilir.'

“Demek ki benim için gazeteciliğe dönüş yolu kesin surette açılmıştı. Gazetecilik denilen hastalıktan kurtulduğuma dair on yıldır tekrarladığım sözlerin içimden gelmediği, gazeteciliğin kanıma karıştığı, iliklerime işlediği derhal belli oldu. Mesleğime kavuşabildiğimden dolayı çılgınca seviniyor, eşim Rezzan'la beraber bayram yapıyorduk…” (Yalman 1970: III/220-221)

“Büyük Şef”den aldığı emir üzerine, Yalman, hemen faâliyete geçiyor ve ilkin Kaynak isimli bir haftalık gazete neşrediyor. Fakat “bu gazete tutmuyor”… (Yalman 1970: III/222)

“Ebedî Şef”, yine Yalman'ın imdâdına yetişiyor

Bu muvaffakıyetsizlikten sonra, Yalman, “kara kara düşünürken, birden, karşısına, çok ümîdli, çok yaman bir ufuk açılıyor”… “Halâskâr Şef”, bir kerre daha onun imdâdına yetişiyor ve İş Bankası'nın (yine Cemâatten) Ali Naci Karacan'ın elinde “çok ziyân eden Tan gazetesinin” kelepir denilecek bir fiyattan Yalman'a devredilmesini emrediyor:

“İş Bankası Umum Müdürü Muammer Eriş, bir gün beni çağırdı. Eğer bir şirket kurabilirsem, bu tesisleri, bina ve gazeteyle beraber, çok uygun fiat ve şartlarla ele geçirebileceğimi söyledi. Sonradan haber aldığıma göre, Atatürk, benim gazetecilik mesleğine dönmeme izin verdikten sonra, Tan gazetesinin tesislerinin benim elime geçmesini, böylece mesleğimden uzak geçirdiğim hasret yılları için bir teselliye kavuşmamı ve memlekette objektif tenkidlerde bulunacak müstakil bir gazete çıkmasını istemiş, ona göre emirler vermişti. Böylece çok uygun ve emsalsiz şartlarla bir teklif yapılmasında onun nüfuz ve arzusu büyük rol oynamıştı. Uzun müzakerelerden sonra, Muammer Beyle bina ve tesisler için ikiyüz bin lira bedel üzerinde anlaştık. [Hâtırât'ının III/224. sayfasında belirttiğine göre, têsîslerin hakîkî kıymeti, yarım milyon liraymış…] Bunun ellibin lirası peşin, geri kalanı sekiz yılda taksitlerle, faizsiz olarak ödenecekti.” (Yalman 1970: III/222-223) (Hâtırât'ının III/241. sayfasında, Tan têsîslerinin fiyatı hakkında şu ilâve îzâhât vardır: “İş Bankasına ait olan bu gazete ve matbaanın techizat ve binası, Atatürk'ün emriyle, benim şahsıma, yok bahasına ve uzun taksitlerle verildi…)

 

 

(1945'de, Sanfransisko'da: Soldan sağa: Ahmed Emin Yalman, eşi, “akıllı ve cesaretli bir Türk kızı” Rezzan Yalman ve Falih Rıfkı Atay; Yalman 1970: IV/12) “Karpiç'teki karşılaşmadan sonra, Falih Rıfkı Atay vasıtasiyle Atatürk'den şu emri aldım: …Ahmed Emin derhal eski mesleğine dönebilir!” (Yalman 1970: III/220-221)

*** 

 

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  245281

-