17 EYLÜL 2019 SALI

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 331

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Mustafa Kemâl, “Nazilikten ve Hitler'den şiddetle nefret ediyordu”

Ahmed Emin Yalman, Tan'daki neşriyâtı sebebiyle, kendi tâbiriyle “beş büyük fırtına” geçiriyor. Bunlardan ilki, (kendi rivâyetine nazaran) Mustafa Kemâl'in teveccühüyle Türkiye'ye hicret eden ve Dârülfünûn'u tasfiye edip Kemalist Üniversiteyi kuran Yahûdi akademisyenler hakkında “Yunus Nadi'yle olan şiddetli münâkaşaları” imiş. Yunus Nadi, bu akademisyenlere çatan bir makale kaleme alınca, Yalman da hemen onların müdâfaasını üstlenmiş…

Yalman, bu “münâkaşalarından” bahsederken, bilvesîle, ömrü boyunca Yahûdi Âlemiyle hep yakın dostluk münâsebetleri içinde olduğunu daha evvel uzunca îzâh etmiş bulunduğumuz Mustafa Kemâl'in, hâliyle, “Nazilikten ve Hitler'den şiddetle nefret ettiği” husûsuna dikkati çekiyor:

Cumhuriyet [gazetesiyle] olan münakaşa, Nadi Beyin, Üniversitede vazife gören Alman Profesörlerinin kovulmasına dair yazdığı şiddetli yazı yüzünden kopmuştu. Ben, profesörlerle, İstatistik Profesörü sıfatiyle Üniversitede bulunduğum sırada yakından tanışmıştım ve kendilerinin yeni bir Türk Üniversitesi yaratmak için ne kadar başarı gösterdiklerini, bu müstesna adamların elimize geçmesinin bizim için ne kadar büyük bir fırsat ve nimet olduğunu biliyordum. Atatürk, Nazilerden kaçan değerli profesörlere ince düşüncelerle memleketin kapılarını açmıştı. Kendisi de Nazilikten ve Hitler'den şiddetle nefret ediyordu. Bunların hepsini bilerek, Nadi Beye nazik bir cevap verdim, profesörleri savundum. Yunus Nadi sert ve haşin cevaplar verdi. Münakaşa kızıştı, Türk basın tarihinde görülen en sert münakaşalardan biri şeklini aldı. Sonradan haber aldığıma göre, Yunus Nadi Bey, Almanları [Türkiye'ye dâvet edilen Almanya ve Avusturya menşêli Yahûdi akademsiyenleri] kıskanan [?] bazı gençlerin tahriklerine kapılmış, hata ettiğini neden sonra farketmiş.” (Yalman 1970: III/230)

Bu vesîleyle de, Mustafa Kemâl, hemşehrîsinden himâyesini esirgemiyecektir:

“Haftalarca gazetelerin sütunlarını dolduran bu sert çatışmalar esnasında, Yunus Nadi, Atatürk'e ve Hükûmete başvurarak benim Hükûmet veya Parti yoliyle susturulmamı defalarla istemiş. Atatürk buna razı olmamış. İki tarafın müsavat dairesinde içini dökmesine hükmü ve kararı umumî efkârın serbestçe vermesine lüzum göstermiş.” (Yalman 1970: III/230-231)

Zâten, netîcede, bu kalem münâkaşasını da yine “Tek Adam” nihâyete erdirecektir…

Cumhuriyet ile Tan arasındaki münâkaşa, âşikâr ki bir kayıkçı kavgasıydı

Şu var ki o devrin gazetelerini tedkîk edince, münâkaşanın çıkış sebebinin (Yalman'ın iddiâ ettiği gibi) Kemalist Üniversiteyi têsîs eden Almanyalı-Avusturyalı Yahûdi akademisyenler mes'elesi değil de, bu mes'ele de bahis mevzûu olmakla berâber, asıl, Nazi Propaganda Nâzırı Goebbels'in Nürnberg'de toplanan Nazi Kongresi'ndeki hitâbesi olduğu anlaşılıyor…

 

(Kemalist Rejimin 10. seneidevriyesi münâsebetiyle Vedat Nedim Tör ve Burhan Asaf Belge tarafından hazırlanan resmî propaganda neşriyâtı Osmanlı İmparatorluğundan… Türkiye Cümhuriyetine. Nasıldı? Nasıl Oldu?, İstanbul: Devlet Matbaası, 1933, s. 48)

Kemalist siyâsetin esâsı makyavelizmdir… “Millî Sır”, riyâkârlık, aldatmaca… “Olduğundan farklı görün!” “Gözlerini boya!” “Gāye vâsıtaları mübâh kılar…” Bir taraftan, Ârî ırkın üstünlüğü yâvesini savuran ve hassaten Yahûdi ırkını tahkîr eden Hitler'den ölesiye nefret edersiniz, dîğer taraftan, onun gibi birinin iltifâtını dahi lehinize kullanmaktan imtinâ etmezsiniz!

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  425576

-