Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 382

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Kansu'lar, mââile Materyalist ve fanatik birer Kemalistti

Her ikisi de Materyalizm, Avrupacılık ve Totalitarizme istinâd ettiği için Komünizmden Kemalizme sühûletle intibâk eden Kansu'ların en bâriz husûsiyetlerinden biri, yeni ideolojilerinin de fanatik birer sâliki olmalarıdır. Siyâsî, ictimâî, akademik hayâtta Kemalizme fiilen canla başla hizmet ettikleri gibi, birçok makale ve kitap neşriyle de hizmetlerine hizmet kattılar.

Mazhar Müfit Kansu, bütün hayâtını Kemalizmle aynîleştirdiği için neşrettirdiği tek kitap da bu hâlin bir ifâdesi oldu: Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber… İki cild, 624 sayfa olarak hazırlanan kitabı, 1966'da, dayısının torununun (Şevket Aziz Kansu) başında bulunduğu T. Tarih Kurumu bastı…

Kemalist Rejimde Dekanlık, Rektörlük ve 11 sene kadar T. Tarih Kurumu Reîsliği yapan Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu'nun, birçok makāle ve hitâbesinde, dolaylı olarak ve bir vesîleyle Kemalizmi destekliyen ifâdelerini araştırmak başlı başına bir çalışma olurdu. Bunları bir tarafa bırakıp, dikkatimizi, doğrudan Kemalist Propaganda külliyâtı içinde yer alan makalelerine teksîf ettiğimiz zaman dahi, meselâ şu makaleleri dikkatimizi çekiyor:

- “Atatürk Üniversitesi Gencine”, Vakit, 1935;

 - “Atatürk”, Ülkü, 1938;

- “Atatürk”, Belleten, 1938;

- “Anıt-Kabir”, Türk Dili, sayı: 12, Ankara, 1952,;

- “Atatürk'ten Bir Hâtıra”, Ulus, 13.8.1960, Ankara;

- “Atatürk ve Hürriyet”, Cumhuriyet, 1963, İstanbul;

- Atatürk'e Dâir”, Sümerbank Atatürk Özel Sayısı, Ankara, 1963;

- “Türk Tarih Kurumu Atatürk Yıllık Konferansları Açış Konuşması” ve “Tarih Faktörü Olarak Kemal Atatürk”, Belleten, cild 27, No: 105, Ankara, 1964;

-  “Atatürk Kuşaklarının Çabası”, Sümerbank Atatürk Özel Sayısı, Ankara, 1964;

- “In Memoriam Atatürk”, Sümerbank Atatürk Özel Sayısı, Ankara, 1965… (T. Tarih Kurumu sitesinden; https://www.ttk.gov.tr/kurumsal/oncekibaskanlarimiz/ord-prof-dr-sevket-aziz-kansu-28-4-1962-21-4-1973/; 5.9.2019)

Dekan Kansu'nun yaptırdığı “Diploma yemîni”

Kemalist Rejim, totaliter bünyesi îcâbı, başından beri, bilhassa yeni nesilleri şartlandırmıya ve onları Kemalizmin gözü kara militanları olarak yetiştirmiye büyük ehemmiyet atfetmiştir. Biraz aşağıda, “Ebedî Şef”in ölümü sebebiyle Dil ve Târih-Coğrafya Fakültesi'nde yapılan merâsimde (“âyinde” demek daha isâbetli olabilir) üniversite talebelerinin konuşmalarından birkaç nümûne iktibâs edecek, yeni nesillerin mekteblerde senelerce bir beyin yıkama ameliyesinden geçirilerek nasıl fanatik, şahısperest birer militan hâline getirildiklerini müşâhede edeceğiz. Bu şartlandırıcı tedrîsâtın bir tezâhürü de, üniversite talebelerinin diploma alırken, (“Türk İnkılâbı” yaftası altında; -öyle ya, bütün mel'anetlerin kılıfı “Türklük”dür-) Kemalist İdeolojiye sadâkat yemîni yapma mecbûriyetidir. Bunun bir misâli, Ş. A. Kansu'nun Dil ve Târih-Coğrafya Fakültesi Dekanı iken, uzun bir nutkun arkasından, mêzûniyete hak kazanan doktora talebelerine yaptırdığı aşağıdaki yemîndir:

“Türk istiklâlini, Türkiye Cumhuriyetini muhafaza ve müdafaa edeceğime, Türk İnkılâbına bağlı kalacağıma, bilgimi ve bilimi Türk milletinin ve İnsanlığın iyiliğine, ilerlemesine kullanacağıma and içerim.” (“Fakülte Dekanı Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu'nun Söylevi”, A.Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, cild 2, sayı 3, 1944, ss. 367-370)  

1_70 

Üstte solda, îmânlarında birkaç rötuş yaparak sühûletle (her ikisi de Materyalizm, Avrupacılık ve Totalitarizme istinâd eden) Komünist Fırkası'ndan Kemalist Fırkası'na transfer olan ve canla başla hizmet ettikleri Kemalist Rejimde mühim mevkiler işgal eden Nâfi Âtuf Kansu ve kendisinden 13 yaş küçük kardeşi Şevket Aziz Kansu; anneleri ve kız kardeşleriyle bir arada… Altta solda, İttihâdcı ve Kemalist Fırkalarının ileri gelenlerinden, Diyârıbekir / Elâziz İstiklâl (daha doğrusu Engizisyon) Mahkemesi Reîsi, kadın avcılığıyle iftihâr eden Mazhar Müfit Kansu… Altta sağda, Nâfi Âtuf Kansu ve hem fikirdaşı, hem bacanağı, hem de kapı komşusu olan (“Köy Enstitüleri'nin Babası”) İsmail Hakkı Tonguç, âileleriyle berâber bir kır tenezzühünde…

Kendine “Türklerin Babası” soy adını lâyık gören Mustafa Kemâl, etrâfında (İnönü başta olmak üzere) iltifâtına mazhar olan herkesin soy adlarını da bizzât bağışlıyordu. Nâfi Âtuf, Şevket Azîz, Mazhar Müfit âilesine de “Kansu” soy adını vermişti. Üstte sağda, bu mazhâriyetin vesîkası…

Dr. Reşit Galip'lerle, Şevket Süreyya'larla kök salan totaliter Maârif

İşbu araştırmamızda, rahmetli Abdülhamîd Hân'ın eseri olan Dârülfünûn'nun lağvedilip Kemalist Üniversite'nin Nazilerden kaçan Yahûdi akademisyenlere kurdurulmasından bahsederken, Farmason ve Girit Sabataîlerinden Maârif Vekîli Dr. Reşit Galib'in beyânâtına istinâden, Kemalist Üniversite'ye verilen bir numaralı vazîfenin Kemalist İdeolojinin militanlığını yapacak bir gençlik yetiştirmek olduğu vâkıasına dikkati çekmiştik.

Bu husûsda bütün totaliter ideolojiler iştirâk hâlindedir. Totaliter Komünist İdeolojiyle yetiştikten sonra Kemalist Rejimin hizmetine giren ve bu rejimde büyük îtibâr gören (Yüksek ve Teknik Öğretim Umûm Müdür Muâvini, Başvekâlet Yüksek Murâkabe Hey'eti Âzâsı, Kemalist İdeolojiyi Târihî Materyalizmle kaynaştırma dâvâsı güden Kadro mecmûasının ideoloğu) Şevket Süreyya Aydemir (1897 – 1976), Kemalizmi Târihî Materyalizm zâviyesinden yorumladığı ve ona bu istikamette rehberlik yaptığı İnkılâp ve Kadro kitabında bu husûsu açıkça dile getirmiş, iş başındakilere bu mâhiyette telkînde bulunmuştu. Nitekim, neredeyse bir asırdır, aynen onun istediği gibi, bütün nesiller beşikten mezâra kadar Totaliter Kemalist İdeolojiye şartlanmış olarak yetiştiriliyorlar. O, bu husûsdaki fikrini, Kemalizm gibi iki totaliter ideolojiyi, Faşizm ve Komünizmi nümûne göstererek “Antuzyazm [< Frz. “enthousiasme”, Antuzyasm] = İnkılâp heyecanı” (1968 baskısında –ss. 264/267- “Kollektif ruh disiplini”) başlıklı Fasılda îzâh ediyor:

“İtalya ve Rusyada rehber kadro, gerek mektep dahilinde gerek mektep haricindeki gençliği kendi kontrolü altında yetiştirmeyi müsamahasız bir vecibe sayar. Bu yetiştirmenin mevzuu, günlük fırka mücâdeleleri değildir. Mektep çağındaki gençler üzerinde takibolunacak inkilâp telkinlerinin mevzuu, gençlere, daha ziyade inkılâbın ideolojisini ve millî siyasetin istikbale şamil inkişaf davalarını ahlâk halinde vermektir. […]

“Soviyet liderlerinin gençliği terbiye işi ise, seneden seneye hududunu genişletmiş, daha mektep ve iş çağına gelmemiş çocuklar da kommün [< Frz. “commune”, komün] evlerinde ve ‘Piyoner' teşkilâtları içinde siyasî terbiye planı dahiline alınmışlardır.

“Hayatında bu kadar uzun ve bu kadar sistemli bir siyasî terbiye stajı geçirecek gencin, memleket idaresinde rey sahibi olduktan sonra, artık kendisinin şuurunu teşkileden fikrî unsurlara muhalif bir şahsiyet olabilmesi, ancak ruhî bir maraz eseri olabilir. Böyle bir tezahür, ferdin ruhî seciyesinin, kendisini teşkileden intibalar ve hükümler haricinde eser vermesi gibi, cidden nâdir, hattâ ihtimalsiz bir vak'a teşkileder. Bütün bunlar gösteriyor ki, inkılâbın tazeliğini, hızını ve heyecanını daima uyanık tutabilmek için gençliğin ve kalabalığın, prensiplerini inkılâbın ideolojisinden alan sistemli bir siyasî terbiye rejimine tabi tutulması işi, inkılâp faaliyetinin en mühim mevzuunu teşkileder.” (Şevket Süreyya, İnkılâp ve Kadro –İnkılâbın İdeolojisi-, Ankara: Kadro Serisinden 1, 1932, ss.153-154)

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  473480

-