Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 388

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Bundan sonraki bahisler

Şimdi, Peyami Safa bahsini, birinci derecede o, ikinci derecede Erdal İnönü, Melda Santur Özverim ve daha başkaları tarafından Mustafa Kemâl'in Mme. Corinne'e Fransızca mektupları üzerinde irtikâb edilen târihî çapta tercüme sahtekârlığını îzâh ederek tamâmlıyacak, mektuplarla doğrudan veyâ dolaylı alâkaları sebebiyle Mme. Corinne'in yakınlarını, Santur'lar, Kırca'lar gibi âileleri de bahis mevzûu edecek, bilvesîle Çanakkale Harbinin hakîkî kahramanlarını tesbît edecek, bundan sonra, Tan ile Cumhuriyet arasındaki kayıkçı kavgasının devâmını nakledecek, yukarıda vaadettiğimiz vechiyle, evvelki neşriyâtımızdakilere ilâve bilgi ve vesîkalarla Kemalist İdeolojinin sefâletinin âşikâr, fakat bir o kadar da gizlenen tezâhürü mâhiyetindeki “Güneş-Dil” Rezâletine tekrâr dikkat çekecek, Yalman'ın sülâlesinden ve iş birliği yaptığı daha başka Sabataîlerden bahsederken, bir def'a daha Yahûdi-Sabataî şehri Selânik'e dönecek, dikkatimizi, bu şehrin daha evvel derinlemesine tedkîk etmediğimiz pek mühim bir cephesine teksîf edecek, netîcede büyük bir târihî ifşââtta bulunacağız. Bu sûretle Kemalizm – Sabataîlik münâsebeti daha iyi kavranacak, Sabataîliğin Kemalizme inkılâb etmiş olduğu vâkıası apâşikâr bir hakîkat olarak tebellür edecektir…

Son bahsimiz, nasîbse, M. Kemâl için yapılan milletler arası resmî cenâze âyini olacak

Bu sûretle Kemalizm – Sabataîlik münâsebetini vuzûha kavuşturduktan sonra, (Allâh kısmet ederse) araştırmamız, Mustafa Kemâl için yapılan milletler arası resmî cenâze âyini hakkında vereceğimiz mevsûk ve mufassal mâlûmât ve îzâhatla nihâyet bulacak ve bu, araştırmamız boyunca yaptığımız birçok târihî ifşââtın son halkası olacaktır…

Peyami Safa ve Erdal İnönü'nün târihî çapta tercüme sahtekârlığı

Burada yeni vesîka ve bilgilerle tekrâr üzerinde duracağımız ve hem Peyami Safa, hem de Erdal İnönü tarafından irtikâb edilen câniyâne tercüme sahtekârlığını, beş sene evvel, Derin Tarih mecmûasının Kasım 2014 târihli 32. sayısındaki (ss. 34-39) “İşte Mustafa Kemal'in Madam Corinne'e Çanakkale'den Yazdığı Mektubun Aslı” başlıklı makālemizle ifşâ etmiştik. (Makālemizin başlığı mezkûr mecmûa tarafından konulmuştur.) Sahtekârlık, hakîkaten “câniyâne”dir; zîrâ Mustafa Kemâl ve onun öncülüğünde gelişen târihî hâdiselere bakışımızı kökten değiştirecek kadar büyük ehemmiyeti hâiz Fransızca bir vesîkayı tahrîfen tercüme ederek affedilmez bir cürüm işlemişlerdir!

“Mme. Corinne'e Mektuplar”dan bâzılarını (asıllarının metinleri ve sahîh tercümeleriyle) ilk def'a neşredeceğiz

Mâmâfih, hepsi bu kadar değil!

Peyami Safa, Milliyet gazetesinin o günki nâşirleri Ali Naci Karacan ve Abdi İpekçi, Mme Corinne'in yeğeni ve son iki isimle aynı cemâate mensûb Melda Santur Özverim, Prof. Dr. Erdal İnönü tarafından yapılan tercüme sahtekârlığı ve tahrîfkâr yorumlar üzerinde dururken, ilk def'a, bahis mevzûu mektuplardan bâzılarının Fransızca metinlerini ve (tarafımızdan yapılan) sahîh tercümelerini neşredecek ve onların muhtevâları hakkında hakîkate muvâfık îzâhlarda bulunacağız…

1_74

Büyük bir târihî hakîkati gün ışığına çıkaran makālemizin (Derin Tarih mecmûasının Kasım 2014 târihli 32. sayısında -ss. 34/39-) neşrinin üzerinden beş sene geçmiş bulunuyor ve hâlâ, belki birkaç istisnâ hâricinde, hiç kimse bu târihî ifşââtın derin mânâsı üzerinde durmuyor, ondan Kemalist Rejimin içyüzü ve târihi hakkında mantıken elzem olan netîceleri istidlâl etmiye yanaşmıyor… İnsanlarımızın, husûsen, “Millî Eğitim” denilen Kemalist Propaganda Vekâleti tarafından ve Devletin bütün imkânları kullanılarak beşikten mezara kadar şartlandırıldığı bir cem'iyette, bunun aksini ummak, belki de, onun hakkında fazlasıyle hüsnizan beslemek oluyor…

“Mütehakkim Zümre”, Mme. Corinne'in Mektuplarını hasır altı ediyor

Mustafa Kemâl'in Mme. Corinne'e mektupları (herhâlde, en azından, o zaman fazla mahzûrlu addedilmiyenleri), Mme. Corinne'in oğlu Reşad Ersü tarafından, 1954 yazında, neşir maksadıyle, Peyami Safa'ya emânet edilmeleriyle gün ışığına çıkmışlar, fakat bu hanımın, M. Kemâl'in terekesinde bulunması kuvvetle muhtemel mektupları, Kemalist Müesseseler tarafından bugüne kadar efkârıumûmiyeye mâl edilmemiştir… “Ebedî Şef”lerinden intikal eden nice vesîka gibi… Nîçin? “Tabu”nun resmî imajına zarâr verecek olmasalar, hiç üzerlerine bir sır perdesi çekerler miydi?

Kemalist Rejim ve Müesseselerin “Mme. Corinne'e Mektuplar”a karşı tavırları da ibret vericidir… Şöyle ki: P. Safa, kendisine tevdî edilen ve elinde “Mukaddes Emânetler” gibi heyecân ve ihtirâmla tuttuğu bu mektuplardan (sansürlediği birkaçı hâric) büyük kısmını Milliyet gazetesinde neşrettikten sonra (aynı gazetenin 6 Aralık 1954 târihli nüshasının 3. sayfasında), Hükûmeti, bu mektupların kendilerinden teslîm alınarak “Atatürk Müzesi'ne mal edilmeleri” husûsunda vazîfeye dâvet etmişti:

“Sözlerimi bitirmeden evvel, bu mektuplar için hükûmete düşen bir vazifeyi de hatırlatmak isterim. İnkılâb tarihimiz için eşi bulunmayan bu vesikalar, Bayan Corinne'in oğlu sayın Reşad Ersü kadar bile ona yakın bir insanın elinde bırakılmayarak hemen Atatürk müzesine mal edilmelidir. Asılları bende emanet bulunan mektuplar için resmî bir müracaati, Bayan Corinne'in oğlu adına gurur ve memnunlukla karşılayacağımı beyan ederim.”

Çok mânîdâr bir şekilde onun bu dâveti cevâbsız kalmış, ne doğrudan Hükûmet, ne de (Tarih Kurumu gibi) bir başka Kemalist Müessese onlara sâhib çıkmış, netîcede, Reşad Ersü'ye iâde edilen Mektupların asıllarının yarısı zaman içinde yok olmuş, bunlardan  sâdece “6 mektup, 1 kart, 2 telgraf” (Mme. Corinne'in yeğeni) Melda Özverim'e intikal etmiş (Özverim 2007: 15) ve onun bu mevzû ile alâkalı kitabına, asıllarının fotoğrafları (Fransızca metinleri değil) ve tercümeleriyle berâber dercolunmuşlardır. (Aslında, Özverim'in kitabında, -toplam 14 mektup üzerinden- 7 mektup ile 2 posta kartının fotoğrafları bulunuyor. Bunlardan –Peyami Safa'nın tercümeleri arasında yer almıyan- 3 mektup ile 1 kartın fotoğrafları, ilk def'a onun tarafından neşredilmiştir…)

Mektupların aslını muhâfaza husûsunda gösterdikleri bu lâkaydîye mukābil, (Sadi Borak emsâli) birçok Kemalist müellif, onları, Peyami Safa'nın muharref tercümeleriyle kullanmaktan ictinâb etmemiş ve bunu yaparken, P. S.'nın tercümelerini asıllarıyle mukāyese zahmetine girmemişlerdir… Türkiye'de birçok müessese ve –en başta İnkılâb târihçileri olmak üzere- sayısız akademisyen Kemalizm pazarlıyarak mevcûdiyetlerini veyâ geçimlerini sağladıkları hâlde, manzara bu kadar sefîlânedir!

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  463579

-