Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 390

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Erdal İnönü'nün Takrîzi

Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü'nün hemen başında, Prof. Dr. Erdal İnönü'nün (1926 – 2007) “Önsöz” başlığı altında bir takrîzi bulunuyor. Harâretle medhettiği ve Kemalist Propagandanın kâr hânesine kaydedilebileceğini zannettiği (hâlbuki ferâsetli bir okuyucu için hâl, bunun aksidir) kitabın husûsen onun teşvîkıyle hazırlandığı anlaşılıyor:

“Bu kitabın yazarı Melda Özverim'le iki yıl kadar önce [1996] Almanya'da tanıştık. Hannover, Bielefeld ve Dortmund'da yaşayan vatandaşlarımızın kurmuş oldukları Atatürkçü Düşünce Dernekleri'nin genel başkanı olarak beni bu şehirlerde birer konuşma yapmaya çağırmıştı. Her toplantıyı açarken, Atatürk'ün 12 ocak 1914 tarihinde, Sofya'da askerî ataşe olarak görev yaparken İstanbul'daki aile dostu Corinne Lütfü'ye yazdığı bir mektuptan bazı cümleleri okuyordu. Bu cümlelerde Atatürk'ün, daha askerlik mesleğinin başlarındayken, yaşamına yön veren ilkesinin, vatanına faydası dokunacak bir fikri gerçekleştirmek olduğunu belirtmiş olması hepimizi hem şaşırtmış, hem de Atatürk'e hayranlığımızı artırmıştı.

“Corinne Lütfü'nün, Melda Özverim'in annesinin ablası olduğunu ve Atatürk'ün Corinne Hanım'a 1914-1918 yılları içinde yazmış olduğu dostluk mektuplarının, teyzesinin tek vârisi olarak Melda Hanım'a kaldığını; daha doğrusu bu mektupları, teyzesinin oğlunun ölümünden sonra Corinne Hanım'ın İstanbul'daki evinde, eski kâğıtları karışıtırırken bulduklarını o zaman öğrendim. Samimi bir dost üslubuyla yazılmış bu mektuplarda Atatürk'ün özgün karakterine ışık tutan ve devrimlerine yol açan düşüncelerini sezdiren başka bölümler de olduğunu görünce, doğal olarak, mektupları yayımlamayı düşünüp düşünmediğini sordum. Birçoğunun başkaları tarafından daha önce yayımlanmış olduğu, ancak kendisinin bütün mektupları ve posta kartlarını, Corinne Hanım'ın yaşamöyküsüyle beraber yayımlamak istediği yanıtını alınca bir an önce bu fikrini yürürlüğe koymasını diledim.

“Şimdi Sayın Özverim'in düşüncesini gerçekleştirdiğini memnunlukla görüyorum. İlh…” (Özverim 2007: 9)

“Mme. Corinne'e Mektuplar”da üzerinde duracağımız başlıca üç mes'ele

Derin Tarih'teki alâkalı makalemizi neşrettiğimiz zaman, sâdece Melda Özverim'in kitabına istinâd etmiş, Peyami Safa'nın Milliyet'teki neşriyâtını tedkîk edememiştik. Bilâhare bu neşriyâtı da tedkîk imkânı bulunca, hem Peyami Safa'nın neşriyâtında, hem de mektuplarda, evvelki makalemizi hazırlarken dikkatimizi çekmiyen başkaca mühim husûslar farkettik. Burada, bunlardan bâzılarına temâs edeceğiz.

Muhakkak ki bu mektuplar hakkında söylenecek daha çok şey var… Allâh imkân verirse, bilâhare, bunların üzerinde de durmayı planlıyoruz. Şimdilik dikkatimizi mevzûun şu vechelerine teksîf edeceğiz:

1) Peyami Safa'nın, (Milliyet gazetesinin nâşirleriyle iş birliği hâlinde) Kemalizmin içyüzünü fâşeden bu mektupları dahi onun lehinde, onun propagandasını yapmak için kullanacak kadar ahlâkî değerlerden mahrûm bir muharrir oluşu…

2) Mme Corinne'e gönderilen mektupların nezîh bir arkadaşlık hissiyle mi yazıldıkları, yoksa gayr-i meşrû bir münâsebeti mi ifşâ ettikleri...

3) Peyami Safa'nın (ve daha sonra Erdal İnönü'nün) yaptığı câniyâne tercüme sahtekârlığı ve Ali Naci Karacan, Abdi İpekçi, Melda Özverim'in, kezâ Kemalizmin bayrakdârlığını yapan (Sadi Borak emsâli) sâir pek çok şahsıyetin bu sahtekârlığa ortak olmaları…

  1. Safa, “Mme. Corinne'e Mektuplar”ı da Kemalist Propagandaya malzeme yaparak neşretti

Mustafa Kemâl'i, henüz muharrirlik hayâtının başlangıç senelerinde (daha evvel bahsettiğimiz İlk Reîs-i Cumhûrumuz Mustafa Kemâl Paşa isimli risâlesiyle -1923, 24 s.-) destânî, “fevkalbeşer bir kahraman” sıfatıyle tebcîl eden ve ölünceye kadar Kemalizmin kalemşörlüğünü yapmaktan hâlî kalmıyan Peyami Safa, bu neşriyâtında da, bahis mevzûu mektupları, Kemalizmin propagandasını yapmak, “Tek Adam”ı yüceltmek için bir vesîle ittihâz ediyor… Bu hakîkatsiz muharrir, bu gayretkeşliğinde o kadar ileri gidiyor ki, “Tek Adam”ın resmî imajına zarâr vermemek için mektupları tahrîfen tercüme etmekten, en az iki mektubu toptan sansürlemekten ve onlar üzerinde (siyahı beyaz gösterecek kadar) hilâf-ı hakîkat yorumlar yapmaktan dahi çekinmiyor, hayâ etmiyor!

Mustafa Kemâl'in Mme. Corinne'e hitâben kaleme aldığı mektupların Peyami Safa ve Milliyet gazetesine intikali hakkında, Melda Özverim, “âile dostları” gazeteci Orhan Karaveli'den aşağıdaki hâtırasını naklediyor:

“Nâzım Hikmet, Tevfik Fikret ve Sakallı Celâl gibi şahsiyetlerin biyografilerini yazan aile dostumuz, değerli gazeteci-yazar Sayın Orhan Karaveli, Mustafa Kemal'in Corinne Lütfü'ye yazdığı mektuplar konusunda bir anısını anlattı.

“Kendisi, 1954 yılında Milliyet gazetesinde görevliyken gazete ilk kez olarak 10 Kasım günü Ata'nın anısına bir dizi yazı yayımlama kararı alır.

“1 Ekim 1954'te Milliyet gazetesinin başına yeni gelmiş olan Abdi İpekçi ile Orhan Karaveli, Ali Naci Karacan'ın odasında otururken, tanınmış, kıdemli köşe yazarı Peyami Safa, elinde bir dosyayla odaya girer ve heyecan içinde dosyanın içeriğini açıklar. Bunlar, Mustafa Kemal'in Corinne Lütfü'ye yazdığı Fransızca mektuplardır. Bunların ilk olarak ortaya çıkarılmaları, odada bulunanları heyecanlandırmıştır.

“Peyami Safa Bey, bu mektupların Corinne Lütfü'nün oğlu Reşat Ersü tarafından tercüme edilmek üzere kendisine verildiğini anlatmış ve aynı zamanda yayımlanma iznini de aldığını bildirmiştir.

“Böylece tarihe ışık tutan bu önemli ve kıymetli mektuplar ilk kez gün ışığına çıkmıştır.” (Özverim 2007: 12)

Peyami Safa, mektupların asıllarını ve kendisi tarafından yapılan tercümelerini neşretmeden evvel, 21 Kasım 1954 târihli Milliyet'te uzun bir “Takdîm” makalesi kaleme almış, bunda, mektupların ehemmiyetinden ve onların Mme Corinne'in oğlu Reşad Ersü tarafından neşredilmek üzere kendisine emânet edilişinden bahsetmiş, ayrıca, Mme. Corinne ve âilesi hakkında tanıtıcı mâhiyette bilgi vermişti. “Takdîm”deki bir ifâdesinden, onun, bu âileyi, 1920'li senelerden beri tanıdığı anlaşılıyor:

“(Mme. Corinne'in) kız kardeşi Edith ki, sonradan Müslüman olmuş ve Edibe adını almıştır, zeki ve kültürlü, kız kardeşi gibi metapsişik ve teozofi meselelerinde bilgi sahibi bir hanımdır. Sağdır. Ben onu 1926-1927 tarihlerinde tanımıştım, o zamandanberi de görmedim.”

Reşad Ersü'nün neşredilmek üzere mektupları ona emânet etmesinde, herhâlde Peyami Safa'nın şöhreti kadar bu âilevî tınışıklığın da têsîri vardır…

 1_76

Mustafa Kemâl'in Mme. Corinne'e mektupları, Peyami Safa'nın, bâzı mektuplar üzerinde sansürcü ve tahrîfkâr tercümeleriyle, ilk def'a Milliyet gazetesinin 21 Kasım ilâ 6 Aralık 1954 târihli nüshalarında neşredilmişti. 21 Kasım 1954 târihli yukarıdaki nüshanın 3. sayfasında P. S.'nın “Takdîm” makalesi bulunuyordu. Mektupların tercümeleri, asıllarının (Fransızca metinleriyle değil) klişeleriyle berâber 22 Kasım 1954 târihli nüshadan îtibâren neşredilmiş, mâmâfih, 3 Aralık 1954 târihli nüshada bir günlük inkıtâ olmuştu. Mektuplardan bir tânesinin Fransızca metninden bir kısmını (yapılan tercüme sahtekârlığını isbât maksadıyle) ilk def'a biz, Derin Tarih mecmûasının Kasım 2004 târihli 32. sayısında neşretmiştik. İşbu araştırmamızda da, yine ilk def'a, birkaç mektubun Fransızca metinlerini ve sahîh tercümelerini veriyoruz. (Melda Özverim'in kitabında da Mektupların Fransızca metinleri bulunmuyor.) P. S., “Takdîm” makalesinde, Mektupları aynen neşretmeyi vaadettiği hâlde, onlardan bâzılarını toptan veyâ kısmen sansür, bâzılarını da tahrîfen tercüme etmiş ve hepsini de, hilâf-ı hakîkat olarak “Büyük Şef”in ve Kemalist İdeolojinin lehinde yorumlamıştır. Onun bu târihî cürmüne, Milliyet gazetesinin nâşirleri Ali Naci Karacan ve Abdi İpekçi de ortaktırlar. Bilâhare, kendileri de tahrîfkâr tercümeler yapan Mme. Corinne'in yeğeni Melda Özverim ve Prof. Dr. Erdal İnönü, ayrıca, bu târihî çaptaki sahtekârlığı araştırmıyan veyâ görmezlikten gelen bütün Kemalist akademisyenler ve araştırmacılar (evvelemirde onlar) aynı kāfileye dâhil olmuşlardır… Beş sene evvel bizim Derin Tarih'deki neşriyâtımızdan sonra sükût etmiye devâm edenler, elbette ki evvelkilerden daha mücrimdirler! Kemalist Totaliter Rejimin düzeni budur; yoğurduğu cem'iyet böyledir!

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  837255

-