12 AĞUSTOS 2020 ÇARŞAMBA

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 438

Yesevîzâde Alparslan Yasa

3) Kemalizm, ideolojik muhtevâsıyle de ihtilâlcidir. Kendisinden başka hiçbir ideolojinin iktidâr olmasına kat'iyen râzı değildir ve bunu bertaraf etmek için her yolu, her vâsıtayı mübâh addetmektedir. Bu ihtilâlci zihniyettir ki “Ebedî Şef” devrindeki her muhâlefet kıpırdanışının balyozla ve kanla boğularak ezilmesini intâc etmiştir. Kendisinden farklı düşüncelere karşı bu tahammülsüzlük, bu şiddetçi, ihtilâlci, hattâ tedhîşçi zihniyet, “Tek Adam”ın 5 Şubat 1933 akşamında îrâd ettiği Bursa Nutku'nda tam ifâdesini bulmuştur. Fanatik Kemalist Dernek, Türkiye Gençlik Birliği veyâ Ulus Özel Musevî Okulları misâllerinde de görüldüğü gibi (ki bunları daha evvel bahis mevzûu ettik), kendilerine Bursa Nutku'nu ve “Ebedî Şef”lerinin mümâsili söz ve fiillerini rehber edinen fanatik Kemalistlerin, ihtilâlci militanlardan başka bir şey olmaları beklenemez. Bu husûsda en fazla teessüf edilecek hâl, Orduya da aynı fanatik zihniyetin hâkim bulunmasıdır. Böyle bir memlekette Cumhûrî Zihniyet, kolay kolay serpilip gelişemez… (Bursa Nutku'ndan aşağıda bahsedeceğiz…)

4) Kemalizm, Mütehakkim Zümre'nin Anadolu Milletine karşı başlıca tahakküm vâsıtasıdır. Bu zümre, menfâatlerinin haleldâr olma tehlikesinin ortaya çıktığı her vesîlede, Kemalizmi öne sürerek darbe veyâ ihtilâlden kat'iyen çekinmiyor… Bir buçuk asırlık muazzam bir kuvvet birikimiyle iyice şımarmış, küstâhlaşmış bu zümrenin kuvveti zayıflatılmadıkça, Memleket, dâimâ darbelere, ihtilâllere açık olacaktır…

Hâsılı, Kemalizm, bünyesi îcâbı, bütün tarafdârlarını tabiî olarak ihtilâlci yapmaktadır. Kemalist Uydurma Dilin “devrim” kelimesi, onların bu hâlini çok iyi ifâde ediyor: Hakîkaten, en büyük mârifetleri, “devirmek”, yıkmak, târümâr etmekdir… Neyi? Hakîkaten millî olan her şeyi! En başta da topyekûn “Millî Kültür”ü!

Nitekim, Fanatik Kemalist Derneğin müessisleri de bu umûmî kāidenin dışında kalmamışlardır. Bunlardan öncü ve Derneğin ilk Umûmî Reîsi olan Prof. Muammer Aksoy'dan yukarıda bahsettik. Bir nebze de, Derneğin en önde gelen dört şahsıyeti üzerinde duralım: Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Prof. Dr. Fehmi Yavuz, Prof. Dr. Bahri Savcı ve Prof. Dr. Münci Kapani…

 1_109

(Meriç Dedeoğlu, Cumhuriyet, 24.2.1993, s. 12)

1942 senesinde (muhtemelen Ankara'da) çekilmiş bu resimde, sol başta, “Atatürkçü Düşünce Derneği” ismiyle faâliyet gösteren ve hassaten (Mme. Corinne'in yeğeni) Melda Santur Özverim'in teşebbüsüyle Almanya ve Avrupa'nın –Türklerin kalabalık topluluklar hâlinde bulunduğu- sâir memleketlerinde de teşkîlâtlanan Fanatik Kemalist Derneğin -1989'da- Müessis Umûmî Reîsi Prof. Dr. Muammer Aksoy, sağ başta, aynı Derneğin bir numaralı Müessis Âzâsı Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ve ortada, Kemalist Üniversitenin müessislerinden Medenî Hukūk Ord. Prof. Dr. Andreas B. Schwarz görülüyor…

***  

 

 27 Mayıs İhtilâlcilerinin Esâsî Kanûnunun başlıca müellifi: Hıfzı Veldet Velidedeoğlu

Fanatik Kemalist Derneğin bir numaralı Müessis Âzâsı ve Fahrî Umûmî Reîsi, Hukūk Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun (İstanbul, 24.8.1904 – İstanbul, 24.2.1992, Karacaahmet Mez.), delikanlılık çağından (1920'de TBMM'de mêmûriyete başladığı seneden îtibâren) ölümüne kadar bütün ömrü, fanatik (küçük gelinlerinden Nehla Velidedeoğlu'nun tâbiriyle “iflâh olmaz”) bir Kemalist olarak geçti. (Nehla Hanım'ın, büyük kayınpederi hakkındaki makalesi: http://addizmir.com/sayfalar/Ord.-Prof.-Dr.Hifzi-Veldet-Velidedeoglu/58; 18.11.2019) Kemalist zihniyeti, onu, Demokrat Parti'nin amansız bir muhâlifi yapmış ve 27 Mayıs İhtilâlini fikren hazırlıyanlardan birisi olmuştu. İhtilâlden sonra, iş başındaki Cuntacılar, onun bu hizmetini unutmıyacak, 27 Mayıs Esâsî Kānûnunu ona yazdıracaklar, sonrasında da kendisini Kurucu Meclis'e Âzâ tâyîn edeceklerdır.

Bittabi, onun bütün bu faâliyetleri fanatik Kemalistler tarafından takdîr, şükrân ve iftihârla yâdediliyor…

İlk eşi (Yük. İnş. Müh. H. Erdoğan Velidedeoğlu ile Dr. Muammer Velidedeoğlu'nun anneleri) Saime Hanım'ın vefatından sonra 1976'da evlendiği ikinci eşi, Yüksek Kimyâ Mühendisi Meriç Hanım'ın onun hakkında kaleme aldığı “Hıfzı Veldet Velidedeoğlu; 88 Yılın Sevinçleri, Hüzünleri” başlıklı Hâtırât, Velidedeoğlu'nun 40 sene zarfında muharrirlerinden olduğu Cumhuriyet gazetesinin 24 Şubat – 6 Mart 1993 târihli nüshalarında (s. 12) 11 gün tefrika edilmişti. Ölümünden bir sene sonra neşredilen bu Hâtırât'ta, Meriç Hanım, büyük bir iftihâr hissiyle, eşinin Kemalist İdeoloji ile yoğrulmuş dünyâ görüşünü ve bu uğurda mücâdelelerini anlatıyor. Onun îzâhatına nazaran, Velidedeoğlu'nun DP iktidârına cephe alıp onu kıyasıya tenkîd etmesinin, bilakis 27 Mayıs İhtilâlini desteklemesinin sebebleri şunlarmış:

 

“En başta, anayasayı çiğneyip, Meclis içinde geniş yetkilerle bir ‘Meclis Tahkikat Komisyonu' kurarak ana muhalefet partisini kapatma girişimleri; böylece Meclis'in itibarına gölge düşürmesi; ana muhalefet lideri İsmet İnönü'ye karşı düzenlenen Uşak, Topkapı, Yeşilhisar saldırıları; Türkçe ezanın kaldırılması; imamların cami kürsülerini politika pazarı haline getirmeleri; dinin siyasete bulaştırılıp oy toplamak için kaynak durumuna getirilmesi; laik Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın hilafetin geri getirilebileceğine yol göstermesi; radyoda saatler boyu süren üye adı okumalarla oluşturulan ‘Vatan Cephesi' zorbalıkları; dahası, bu cepheye ölülerin adlarını da yazma kandırmacaları; halkı tabandan kalkındıracak Köy Enstitülerini kökünden yok etme girişimleri…” (Meriç Dedeoğlu, Cumhuriyet, 28 Şubat 1993, Tef. No: 5, s. 12)

 2_50

1989'da Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 1 numaralı Müessis Âzâsı ve Fahrî Umûmî Reîsi olan fanatik Kemalist Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 1920'lerden îtibâren hep bu Frenk mukallidi totaliter ideolojinin müdâfii olarak yaşadı; bu çerçevede, -resmî ideoloji yapılmış- Kemalizmden gûyâ tâvîz verdiği iddiâsıyle Demokrat Parti iktidârına düşman kesildi, meş'ûm 27 Mayıs 1960 İhtilâline fikrî zemîn hazırlıyanlardan biri oldu; İhtilâl tahakkuk edince,  ikiyüzlü 27 Mayıs Esâsî Kānûnu'nu yazmakla vazîfelendirildi; Kemalist Uydurma Dille kaleme aldığı bu metin sâyesinde Uydurmacanın resmî dil statüsü kazanmasına önayak oldu; ihtilâlci zorbalara büyük hizmetlerine mükâfât olarak Kurucu Meclis'e Âzâ tâyîn edildi; sonrasında da bu îtikād ve amelle yaşamıya devâm etti; lâkin öldüğünde cenâzesi câmiden kalktı ve Müslüman mezarlığına defnedildi…

*** 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  761176

-