Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 439

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Meşrû Hükûmeti -Esâsî Kānûnu ihlâlle ithâm edip- devirenler, onu toptan rafa kaldırıp totaliter kafalı bir Profesöre yeni Kānûn yazdırdılar! 

H.V. Velidedeoğlu'nu halkın ekseriyetinin rızâsıyle iş başına gelmiş ve ancak vâdesindeki veyâ erken seçimlerle değiştirilebilecek DP Hükûmetini ihtilâlle devirme fikrini meşrulaştırmaya götüren esbâbımûcibelerin içinde belki en mantıksız olanı, mevcûd Esâsî Kanûnu ihlâl iddiâsıdır. Düşünmeli ki Esâsî Kānûnu ihlâl iddiâsıyle Hükûmeti cebren alaşağı edip mensûblarından bâzılarını (uyduruk muhâkemelerle ve muhtelif işkenceleri tâkîben) darağaçlarına, bâzılarını zindânlara gönderenlerin kendileri, o Kānûnu toptan ihlâl edip tamâmen rafa kaldırmış, zorbalıktan başka mesnedi olmıyan yeni bir Esâsî Kānûn yazmış, Milleti mûtâd vechiyle yine hiçe sayarak kendileri çalıp kendileri oynamış, onu, bir tedhîş vasatında yaptıkları göstermelik referandumla mer'iyete koymuşlardır! Totaliter ideolojileri Münâfıklıkla yoğrulduğu için, aslında, bu hâller şaşırtıcı da değildir…

Devirdikleri Hükûmetin binde biri kadar bile bir cumhûrî meşrûiyete sâhib olmıyan, cebirden, zorbalıktan başka bir mesnedleri bulunmıyan 27 Mayıs Cuntacıları, yeni Esâsî Kānûnun taslak metnini, kendileriyle aynı totaliter ve ikiyüzlü zihniyete sâhib olan Velidedeoğlu'na yazdırmışlardı. Bunu, eşinin siyâsî kanâatlerini aynen paylaşan Meriç Hanım'dan öğreniyoruz:

“Demokrat Parti iktidarının, anayasa başta olmak üzere tüm yasaları ezip geçerek ilerleyen akıl almaz gidişi, sonunda, bilindiği gibi, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nce durduruldu. 27 Mayıs 1960 sabahı, İstanbul Üniversitesi'nin kimi öğretim üyeleriyle Ankara'ya götürülen Velidedeoğlu, 1961 Anayasası'nı, alınan kararlar, ilkeler doğrultusunda yazmakla görevlendirilir. Bu çalışmayı da sessiz sakin bir ortam olarak 20 yıldır yaz aylarında tüm çalışmalarını sürdürdüğü Uludağ'da gerçekleştirir. Yıllar boyu kaldığı otel odasında aylar süren bir çalışma ile 1961 Anayasası'nı yazar, bitirir. (Bu,) çağın gerektirdiği özgürlüklerin büyük bölümünü içeren, toplumcu [Sosyalist] demokratik [?] bir yasadır…” (Meriç Dedeoğlu, Cumhuriyet, 28 Şubat 1993, Tef. No: 5, s. 12)

1_110

(Milliyet, 18.7.1982, s. 12)

27 Mayıs Cuntacılarının “Kurucu Meclis Anayasa Komisyonu”, 26 Âzâdan meydana geliyordu. Sabataî, Farmason, şu, bu, ama hepsi ihtilâlci, hepsi fanatik Kemalist… “Komsiyon Başkanı”, 33 dereceli Farmason, Mimar Sinan Araştırma Locası müessislerinden,  21.4.1973 – 18.1.1982 devresinde Tarih Kurumu Reîsi Prof. Dr. Enver Ziya Karal'dı. Araştırmamızda kendisinden bahsettiğimiz Coşkun Kırca, Komisyon Kâtibiydi. Ord. Prof. Dr. H. V. Velidedeoğlu ise, “Redaksiyon Komitesi Başkanı”… Meriç Hanım'ın verdiği mâlûmâttan öyle anlaşılıyor ki, İhtilâlcilerin Esâsî Kānûnunun ilk (taslak) metnini Velidedeoğlu yazmış, bilâhare, Encümen Âzâlarının o metin üzerinde yaptıkları tâdîlleri tâkîben, Kānûn, nihâî şeklini almıştır… Encümen Âzâlarının bir kısmı, 1989'da, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin müessis kadrosunu teşkîl edeceklerdir…

***

İkiyüzlü Totaliter İdeolojinin ikiyüzlü Esâsî Kānûnu

Velidedeoğlu'nun kaleme aldığı ve muhtelif tâdîllerle kabûl edilen 27 Mayıs Esâsî Kānûnu, bekleneceği vechiyle, evvelkiler ve sonrakiler gibi, ikiyüzlü bir metin idi. Bir taraftan gûyâ İnsan Haklarını têmînât altına alıyor, dîğer taraftan, Kemalist Totaliter İdeolojiye sadâkati şart koşuyor, Vicdân Hürriyetini pervâsızca tepeliyerek bütün vatandaşları Kemalist olmakla mükellef tutuyordu. Zâten bütün Esâsî Kānûn binâsı Kemalizm üzerinde yükseliyordu:

“Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” (Madde 2; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Başaran Matbaası, târihsiz, s. 4)

Öyleyse nedir şu bütün sistemin üzerinde yükseldiği “başlangıçta belirtilen temel ilkeler” diye sorulacak olursa, “Başlangıç” dedikleri bu Dibâce kısmının dördüncü paragrafından, onların “Kemalist İnkılâblar”, kendi uydurma dilleriyle “Atatürk Devrimleri” olduğu öğreniliyor:

“ ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun, millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak…”

Nokta! Herkes Kemalist olmakla mükelleftir! Değiştirilemez dogma! Zâten millet vekîllerine de, TBMM'de yer alabilmek için, Kemalizme sadâkat yemîni yaptırmıyorlar mı? Mütehakkim Zümreye mensûb Prof. Dr. İsmet Giritli, açık açık, bu memlekette Kemalist olmıyana hayât hakkı olmadığını yazmamış mıydı? (Daha evvel bu makālesinin fotokopisini neşretmiştik…)

Bu vesîleyle, insan, ister istemez, rahmetli Necip Fâzıl'ın “Sakarya Türküsü”ndeki şu mısrâları hatırlıyor:

“Vicdân azâbına eş, kayna kayna Sakarya!

Öz yurdunda garîbsin, öz vatanında parya!”

Dîğer taraftan, Devlet, bütün kanûnları, bütün müesseseleriyle Laik olacak ve vatandaşlarını da Laik, yâni Dînsiz olmıya zorlıyacak!

“Kimse, Devletin sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandıramaz”, dînî inançlarından ilhâm alarak siyâset yapamaz, Memlekete nizâm veremez, teşrî faâliyetinde bulunamazmış! İnandığı dînden, dünyâ görüşünden mülhem bir siyâsî tavır takınır, siyâsî-ictimâî hayâtın tanzîmi için kendi inanç dünyâsına muvâfık bir program teklîf ederse, bu “dîn istismârcılığı” olurmuş! Laik kafanın sakîm muhâkemesine nazaran, zâhir, sâdece dînler istismâr mevzûu olabiliyor, ideolojiler, dîğer tâbirle dünyevî dînlerde bu hâl vâkî olmuyor! Binâenaleyh siyâset meydanından, âmme sâhasından semâvî dînleri kovmak, onları sâliklerinin vicdânlarına hapsetmek, meydanı münhasıran dünyevî dînlere, yâni beşer tasavvuru inanç sistemlerine terketmek lâzım geliyor!

Velidedeoğlu'nun kaleme aldığı Kemalist Esâsî Kānûnun 19. Maddesinde bize zımnen söylenen bunlardır!

Buna rağmen, yine hep aynı ikiyüzlülükle, Vicdân Hürriyetinden dem vurmaktan da geri kalmıyorlar:

“Herkes, vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir”… (Madde 19)

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  782306

-