15 AĞUSTOS 2020 CUMARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 440

Yesevîzâde Alparslan Yasa

2_51

(Meriç Dedeoğlu, Cumhuriyet, 6 Mart 1993, Tef. No: 11, s. 12)

Memleketi şekillendiren fanatik Kemalistlerden bir grup… 27 Mayıs İhtilâlinin ikiyüzlü Esâsî Kanûnunun başlıca müellifi Velidedeoğlu, oturanların soldan üçüncüsüdür…

*** 

 

İkiyüzlülüğün bu kadarı: Gûyâ ihtilâli de “Millet yapmış” imiş!

Yine bütün bu Kemalist Esâsî Kanûn'un üzerinde binâ edildiği Dibâcenin ikinci paragrafında, yüzleri kızarmadan, kendi mel'ûn ihtilâllerini Milletin eseri olarak göstermiye cür'et ediyorlar:

“Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlariyle meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti…”

İhtilâlciler, Türk Milletine bu iftirâyı savurduktan sonra, aynı ikiyüzlülükle, gûyâ temsîl ettikleri Türk Milleti nâmına teşriî faâliyette bulunduklarını iddiâ ediyor ve kendilerinden hesâb sorulamıyacağını da Geçici 4. Madde ile hükme bağlıyorlar: 

“27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren Kurucu Meclisin toplandığı 6 Ocak 1961 tarihine kadar yasama yetkisini ve yürütme görevini Türk Milleti adına kullanmış bulunan Millî Birlik Komitesinin ve devrim hükûmetlerinin karar ve tasarruflarından ve bunların, idarece veya yetkili kılınan organ ve mercilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında cezaî veya malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla her hangi bir yargı merciine başvurulamaz.”

İşledikleri korkunç ihtilâl cürmünden sonra, kendilerini emniyete almak için, yukarıdaki hükme ilâveten, 70. Madde ile, kendilerini “tabiî” (halkın tâbiriyle “temelli”) Senatör yapmışlardı:

“13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Millî Birlik Komitesi Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydı gözetilmeksizin, Cumhuriyet Senatosunun tabiî üyesidirler.”

-27 Mayıs 1960 İhtilâlinin cuntası- “Millî Birlik Komitesi”nin Menderes Hükûmetine alçaklıkta hadsiz iftirâları

Sahtekârca, mel'ûn ihtilâli Türk Milletinin yaptığını ve kendilerinin de onun nâmına kānûnlar vaz'ettiklerini iddiâ eden Cuntacılar (ki kendilerine riyâkârca, “Millî Birlik Komitesi” ismini takmışlardı), ihtilâllerini halk nezdinde meşrûlaştırmak için, seçimle iş başına gelmiş meşrû Hükûmete, târihte emsâli nâdiren görülebilir cinsden en hayâsızca, en alçakça iftirâları atmaktan çekinmediler…

Bu cümleden olarak, mâhûd Millî Birlik Komitesi, hemen İhtilâlden bir hafta sonra, Hürriyet, Akşam, Milliyet gibi gazetelerde manşet haber veyâ birinci sayfa haberi olarak yer alan bir teblîğ neşretti. (Hürriyet ve Akşam gazetelerinin manşet haberlerinin fotoğrafları, Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi isimli kitabımızda mündericdir –Ankara: Hitabevi Yl., 2014, ss. 257/258-. Kitabın 252. sayfasında da, Ahmed Emin Yalman'ın rahmetli Menderes'e nâmûssuzca iftirâsının 16 Haziran 1960 târihli Vatan gazetesindeki manşetinin fotoğrafı bulunuyor: “Büyük Yolsuzluklar Meydana Çıkıyor… Menderes, İsviçre'de Yaptırdığı Köşk İçin 32 Milyonluk Döviz Kaçırmış…”)

Milliyet gazetesinin:

“Millî Birlik Komitesi, şehit edilen Üniversitelilere ait korkunç ifşaatı ihtiva eden bir tebliğ yayınlamıştır. Tebliğde bu gençlerin bir kısmının hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılarak toz haline getirildiğine dair haberler alındığı bildirilmektedir. Millî Birlik Komitesi, bu vahşiyâne hareketi yapanların suçlarını gizlemek için akla hayale gelmiyecek canavarlık yapmış olduklarını kaydederek bunların meydana çıkarılacakları belirtilmektedir. Tebliğde, evlâtları kayıp olan velilerin şehitlerin tesbiti için alâkadarlara müracaatları da rica olunmaktadır. Millî Birlik Komitesi Başkanlığının tebliği şöyledir:”

şeklinde takdîm ettiği bu teblîğin, “mâsûmâne nümâyiş yapan Üniversite gençlerinin birçoğunun insafsızca öldürülüp cesedlerinin hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılarak toz hâline getirildiği” şeklindeki denî iftirâyı da muhtevî olan birinci maddesini (ki aşağıda aynen iktibâs ediyoruz), Anadolu Milleti, nesiller boyunca dâimâ ibretle hatırlamalı ve alçakları ebediyen affetmemelidir:

“1) Kahraman ve fedâkâr Üniversiteli gençlerimizin 28 Nisan 1960 dan 27 Mayıs 1960 tarihine kadar hürriyet uğrunda yaptıkları masum ve imanlı gösteriler sırasında bu asil gençliğimize eski hükûmetçe coplarla, kılıçlarla hücum ettirildiği, hiç müdafaa vasıtası olmayan gençlerin teşkil ettiği kitleler üzerine insafsızca ateş açıldığı, kendilerinin ağır şekilde dövülüp yaralandığı ve birçok gençlerin öldürüldüğü artık muhterem halkımızın malûmu olmuştur.

“İP UÇLARI ELE GEÇTİ

“Hürriyet şehitlerimizin tesbiti işine silâhlı kuvvetlerimizin idareyi ele aldığı andan itibaren ehemmiyetle devam edilmektedir.

“Bugüne kadar yapılan inceleme ve araştırmalarda birçok ip uçları ele geçmiştir. Cinayetleri yapanların kendi suçlarını örtmek ve cesetleri yok etmek için akla hayale gelmiyecek canavarca tedbirlere başvurdukları anlaşılmaktadır. Şehitlerin gizli yerlere gömüldükleri, ıssız yerlerdeki kuyulara atıldıkları, bir kısmının buzdolaplarına konulduğu ve bir kısmının da hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılarak toz haline getirildiği hakkında korkunç haberler alınmaktadır. Aramalara dikkat ve hassasiyetle devam edilmektedir. Korkunç bir vahşetle işlenen bu cinayetler er veya geç mutlaka meydana çıkarılacak ve sayın umumî efkârın ıttılaına arzedilecektir.

“Cinayetlerin kısa zamanda meydana çıkarılması ve cânilerin ele geçirilmesi için sayın talebe velilerinin ve sayın halkımızın resmî makamlara ve Üniversite tahkik heyetlerine yardımcı olmalarını rica ederiz.

“HÜRRİYET ŞEHİTLİĞİ

“2) Tesbit edilen hürriyet şehitlerimizin ebedî istirahatgâhlarına bir an evvel tevdi edilmeleri için Millî Birlik Komitesince bu hususlar kararlaştırılmıştır:

“a) Son hâdiseler sırasında hürriyet uğrunda şehit düşen gençlerimizle 27 Mayısta silâhlı kuvvetlerimizin yaptığı inkılâp hareketinde şehit olan Kara Harb Okulu öğrencisi Teğmen Ali İhsan Kalmaz 10 Haziran 1960 günü Ankara'da yapılacak büyük bir merasimle Anıt-Kabrin yanında tesis edilecek Hürriyet Şehitliğine gömüleceklerdir.

“Askerî ve mülkî erkân ile Üniversitelilerin, askerî okulların, vilâyet temsilcilerinin ve baroların ve diğer daire ve müessese temsilcilerinin katılacakları bu merasime ait program ayrıca ilân edilecektir.” (Milliyet, 4 Haziran 1960, ss. 1 ve 5)

Cuntacıların bu teblîğinden iki gün evvel de, içlerinden bir “Albay”, BBC'ye verdiği beyânâtta, aynı iftirâda bulunmuş ve bu iftirâ da, Ali Naci Karacan ve Abdi İpekçi'nin Milliyet gazetesinin 2 Haziran 1960 târihli nüshasında manşet olmuştu: 

“B.B.C. Radyosunun bu sabah saat 01 deki yayınında bildirdiğine göre, Ankara'da askerî bir sözcü, Ankara ve İstanbul'da ekserisi talebelere ait olmak üzere bazı cesetlerin toplu bir halde buz odalarında bulunduğunu söylemiştir.

“Türk Ordusu Millî Birlik komitesi adına konuşan Albay, bu gençlerin polisler tarafından sâbık hükûmet aleyhine nümayişler yaptıkları sırada öldürüldüklerini söylemiştir.

“Tahkikat devam etmektedir. Şayet sâbık rejimin liderleri suçlu bulunurlarsa haklarında ölüm cezaları istenecektir.”

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  219760

-