Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 469

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Kemalist matbûâtın “Türkçe Kur'ân ve Ezân” neşriyâtı hakkında birkaç mülâhaza

Haberleri nakletmeden, onlarda hassaten dikkatimizi çeken birkaç husûsu belirtelim:

1) Isrârla, meselâ “Meâl” değil de, “Türkçe Kur'ân” tâbiri kullanılıyor. Bunun sebebi, okutulan, daha doğrusu tilâvet ettirilen tercümenin, Kur'ân-ı Kerîm'in “nazîresi”, yâni aslına denk, hattâ ondan üstün olduğu, binâenaleyh, pekâlâ onun yerine ikāme edilebileceği kanâatidir. Yapılan neşriyâtla, efkârıumûmiyeye de bu kanâat telkîn ediliyor. Yoksa mes'ele, okunan tercümeyle, Kur'ân-ı Kerîm'in aslının anlaşılması değildir…

2) Yine ısrârla, tilâvet ettirilen –hâşâ- “Türkçe Kur'ân”la ve “Uydurma Ezân”la bir “Dîn İnkılâbı” (veyâ “Dînî İnkılâb”) başlatıldığı vurgulanıyor ve bu yeni, bu büyük inkılâb harâretle alkışlanıyor… Çünki evvelki tedkîklerimizde îzâh ettiğimiz vechiyle, mes'ele, “Öztürkçe İbâdet Vâsıtasıyle Din İnkılâbı” yapmaktır. Yâni resmî murâkabe altındaki alenî ibâdet (câmilerdeki ibâdet) baştan sona “Öztürkçeleştirilecek”, namazda okunan Sûre ve sâir Duâlar yerine, bunların, Tank Albayı Enver Tuncalp (1913 - 1992) ve –tercîhan- “Zındık Şâir” (Behçet Kemal Çağlar; 1908 - 1969) tarafından têlîf edilen manzûm “nazîreleri” ikāme edilecek, ayrıca, câmiler (sandalyelere oturarak ve mûsıkî refâkatinde ibâdetle) havralaştırılacak, Müslümanlık Kemalizmle mezcedilerek ona payanda yapılacak, Mustafa Kemâl'e taabbüd edilecek (“Kemalist Müslümanlık” dalâleti), avâm bu sahte dînle avutulurken, havâs da Ateist-Materyalist dünyâ görüşüyle yetiştirilecektir… Bu husûsda, “inkılâb” kelimesinin mânâsı dahi gāyet açıklayıcıdır: “İnkılâb”, bir şeyi başka bir şeye kalb etme, döndürme, çevirme; bir şeyin yerine başka bir şeyi ikāme etme… Meselâ “Harf İnkılâbı”: “Osmanlı harfleri yerine Latin harflerini ikāme etme”… Kezâ “Hukūk İnkılâbı”, “Kıyâfet İnkılâbı”, v.s. Binâenaleyh “Dîn İnkılâbı”: “Müslümanlık yerine bir başka inanç sistemini ikāme etme”…

 1_134

Mustafa Kemâl, “Zındık Şâir” ile Tank Albayı Enver Tuncalp'a, Kur'ân-ı Kerîm'e nazîre yazdırmıştı… Evleviyetle Namaz Sûrelerinin manzûm nazîreleri… Ömrü vefâ etseydi, câmilerde Kur'ân-ı Kerîm tamâmen saf dışı bırakılıp imâmlara, namazlarda,  bu nazîreler okutulacaktı…  (İsbâtı için şu araştırma makālemize mürâcaât: “Mustafa Kemâl Kur'ân-ı Kerîm'e Nazîre Yazdırmıştı”, Derin Tarih, Ocak 2016, sayı: 46, ss. 90-99…) Kur'ân-ı Kerîm'in tamâmı için ise, Miralay Cemîl Saîd Dikel'in bozuk tercümesi, “nazîre” olarak kullanılmakta ve Mehmed Âkif'in –Mü'minlere çok daha mûnis gelecek- Meâl'i beklenmekteydi… Lâkin, büyük bir hayâl kırıklığı  içinde, canından çok sevdiği Vatanını terkedip Mısır'a hicret etmek mecbûriyetinde kalmış “Millî Şâir”, Dînimize müteveccih bu sûikasd planını öğrenince, Diyânet İşleri tahsîsâtından ödenen têlîf ücretini iâde edip Meâl'ini Kemalist Hükûmete teslîm etmeyi  reddetti…

***  

  

3) Hâdise, haber ve yorumlardaki mürâîce iddiânın aksine, kat'iyen “kendiliğinden” ortaya çıkmamıştır; çok planlı bir şekilde hazırlanmıştır ve bir merkezden idâre edilerek geliştirilmekte, yayılmaktadır… Öyleyse bu merkezde kim vardır? Bunu tasrîh etmiye ihtiyâc var mı? Acabâ ilk “Türkçe Kur'ân” tilâvetine nîçin irfânsız Maârif Vekîli, Giritli Farmason Sabataî Dr. Reşit Galip ve onun bir benzeri olan, “Mûtâd Zevât”tan Kılıç Ali nezâret etmektedir? Ki bunların bir ortak paydası da, Engizisyon Hâkimliğidir… Hâsılı, Müslümanlıkla alâkasız ve sicilleri çok lekeli iki şahsıyet…

4) Diyânet İşleri Reîsi, bu 1350 Ramazanında, hiçbir haberde ismen dahi zikredilmemekte, o, tam bir sükût hâli içinde bulunmaktadır. Bunun mânâsı açıktır: Diyânet'in, Hâdisede ve seyrinde hiçbir inisiyatifi yoktur; o, tamâmen devre dışı bırakılmıştır. (O, ancak günler, haftalar geçip iş ilerledikten sonra, metazori devreye sokulacaktır…) Zâten câmiler ve personeli, Diyânet İşleri Riyâseti'ne değil, bütünüyle Evkāf Umûm Müdürlüğü'ne bağlıdır ve yine bu teşekkül de suskundur… Mebdêi 1923 senesine çıkan Hâdiselerin seyrinden ve rahmetli Ahmed Hamdi Akseki'nin Sahîh Ezân hakkında, –Diyânet İşleri Reîsi sıfatıyle- Müftülüklere, 23 Haziran 1950 târih ve 6715 sayılı tâmîminden istidlâl ettiğimize, ayrıca onun -birkaç def'a bahis mevzûu ettiğimiz- “Dîn Raporu”ndan zımnen öğrendiğimize nazaran, gerek Diyânet İşleri Reîsi Cennetmekân Rifat Börekçi, gerekse Reîs nâmına Diyânet'in bütün işlerini tedvîr eden Akseki merhûm ve sâir Diyânet personeli, cereyân etmekte olan fâciayı, çâresizlik içinde, “Lâ-Havle” çekerek, göz yaşlarını içlerine akıtarak seyretmektedirler…

5) Hâdise, hattâ gayet âşikâr sûrette ve resmen Kemalist Totaliter Rejimin himâyesi altında cereyân etmektedir. Zâten bu rejimin yapısı îcâbı başka türlü olması mümkün değildir. Resmî makāmlar, bu gelişmelere bilfiil yardımcı olmakta, Dr. Reşit Galip ve Kılıç Ali emsâllerinde olduğu gibi, onlar tarafından tâkîb ve teşvîk edilmektedir. Ayrıca, “Türkçe Kur'ân” veyâ “Mukābele” tilâvetleri, Devlet Radyosu tarafından naklen verilmiş ve bütün Memlekette dinlenilmeleri têmîn edilmiştir. (Hâlbuki Devlet Radyosu, bu neşriyât hâricinde, tâ DP Hükûmetleri devrine kadar, “dînî neşriyât” yapmayı, -haklı olarak- Laiklik umdesine mugāyir addetmiştir…) Bittabi, yine totaliter rejim îcâbı, tamâmı “güdümlü”, yâni Kemalizmin emrinde olan matbûâtın koro hâlindeki propagandasını da gözden ırak tutmamak lâzım…

6) Halk, “Türkçe Kur'ân ve Ezân” kampanyasının gerisinde “Mutlak Şef” Mustafa Kemâl'ın olduğunu bilmekte ve –gazetelerin rivâyetine nazaran- “câmi cemâatinden” (?) bâzıları, bu tatbîkāt sebebiyle ona hayır-duâda bulunmaktadır…

7) Bu yapısı ve seyriyle, Kemalist Totaliter Rejimin, 1350 Ramazanında, Memleketimizde bir “Dîn İnkılâbı" seferberliği başlattığı müşâhede oluyor… Böylece, bahis mevzûu hâdise, târihte, “Kemalist Dîn İnkılâbı Seferberliği” olarak yerini almış bulunuyor…

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  768443

-