18 ŞUBAT 2020 SALI

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 480

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Ecnebî sefîrler de, refîkalarıyle berâber, Kemalist “Türkçe İbâdet” tiyatrosunun seyircileri

“Ayasofya'nın üst kısmı da ecnebiler ile süferaya tahsis edilmişti. Burası da üç dört bin kişi tarafından işgal edilmişti. İngiliz, Fransız, Alman, Macar, Romen sefirlerile bir çok sefaret erkânı da refikalarile birlikte gelmişlerdi. Fransız kilisesine mensup papazlar, mehafili ecnebiyeye mensup kadın erkek binlerce zâir vardı…

“Camii şerifin gerek içinde ve gerekse dış tarafında jandarma, polis müfrezeleri ve merkez kumandanı Beyefendi ile maiyetlerindeki zabitan ve inzibat neferleri her tarafta intizamı muhafaza ediyorlardı… Yetmiş bine yakın insan içtima ettiği halde hiç bir hadise olmadı. Yalnız bir yan kesici cürmü meşhut halinde yakalandı. Halk bunu derdest ederek polise teslim etmişti…

Gösteriyi, Devlet Radyosu'ndan, bütün Türkiye'ye tâkîb ettirdiler

“Ayasofya'daki bu merasimi diniye radyo vasıtasile İstanbul ve Türkiye'nin her tarafında, bütün dünyada dinlenmişti. Evlerde bile hususî içtimalarda mevlidi şerif dinlenirken herkes huzu ve huşu ile dinliyorlar ve camideki merasime iştirak ediyorlardı. Ayasofya'da yer bulamayıp ta bu dinî ihtifali yakından göremiyenler, şehrin muhtelif mahallerine konan hususî radyolardan merasimi takip etmişlerdir. Radyosu bulunan gazino ve kıraathaneler de hıncahınç dolmuş, halk, bu suretle dinî ihtifali dinliyebilmiştir.”

Duâda “Mustafa Kemâl” ismi geçince “daha kuvvetle âmin denilmesi” Bulgarların takdîrini mûcib oluyor

“Dinî ihtifalin Sofya'da tesirleri… Sofya 3 (A.A.) “Balkan muhabiri mahsusumuzdan telefonla”: Mübarek Kadir gecesi hürmetine Ayasofya camiinde icra edilen muazzam dinî âyini bu akşam Sofya'daki evimizde, radyomuzun başına toplanmış bir kısmı vatandaşlar ve Bulgar dostlarımızla beraber dinledik. Günlerdenberi gazetelerden haber aldığımız türkçe Kur'anı ilk defa olarak işitmeğe başlıyorduk. Ayasofya'daki cemaatin, sayısız kubbeler içinden aksede ede ta bizlere kadar gelen bu seslerden, ne derin bir vect içinde kaldığı belli idi. Bilhassa mevlidin kıraati esnasında bu vecdin azamî haddine vardığı radyodan iyice anlaşılıyordu. Saat 10 buçuğa doğru dua okunmağa başlandı. Halkın ‘Amin!' deyişindeki iman, seslerdeki samimiyetten anlaşılıyordu. Bilhassa Gazi'nin ismi telâffuz edildiği zaman halkın cuşu huruş halinde ‘Amin' deyişi odadaki Bulgar dostlarımızı mütehassis etti. Bulgar dostlarımızın, Mustafa Kemal'in ismi karşısında daha kuvvetle amin diyen halkın sesini duyunca kalkıp odadaki Türk vatandaşların heyecanla ellerini sıkmaları, onların üzerinde hâsıl olan büyük tesiri göstermeğe kâfi idi. Hulâsa türkçe Kur'an Sofya'daki Müslüman muhitlerinde azim bir tesir hâsıl etmiştir.”

Bütün Memleket, Ayasofya'daki “Türkçe İbâdet”ten memnûn; hattâ Araplar bile!

“Dinî Ayinin Ankara'da husule getirdiği tesir… Ankara 3 (A.A.) Bu akşam Ayasofya camiinde yapılan büyük ihtifal Ankara'nın her tarafında ehemmiyetle takip olunmuştur. Hemen her radyonun etrafında büyük bir kalabalık toplanmış ve mevlidi şerifi, türkçe Kur'an surelerini derin bir tahassüsle dinlemiştir. Bilhassa Gazi heykelinin duvarındaki büyük radyonun önünde muazzam bir kalabalık toplanarak yağmakta olan kara rağmen ana lisanlarile yapılmakta olan bu ilâhî hitabeyi saatlerce dinlemiştir.

“Anadolu'nun her tarafından alınan haberler, ahalimizin kemali tehalükle, şurada burada bulunan radyoların etrafına toplandıklarını bildirmektedir. Ajans bu büyük hâdiseyi daha evvelden Avrupa'nın her tarafına telgrafla bildirmiş olduğu için ecnebi memleketlerin pek çoğunda da hâdisenin ciddî bir alâka uyandırdığı tahmin edilmektedir.

“Bugün ve yarın okunacak Türkçe Kur'an… Bugün akşam Hafız Bürhan Bey diğer üç arkadaş ile beraber Kadıköyü'nde Osmanağa camiinde türkçe mukabele okuyacaklardır. Yarın Cuma namazından sonra Hafız Sadettin Bey Süleymaniye camiinde türkçe hutbe ve Kur'an okuyacaktır.”

“Zonguldak 3 (Hususî) Gece bütün Zonguldak halkı radyo olan yerlerde toplanarak asırlardanberi müdafaa ettiği dinin halk dilile yapılan âyinini vecit içinde dinledi. Zonguldak semasında yükselen amin sesleri Ayasofya kubbesini dolduran seda kadar kavî ve samimî idi. Halk radyoya da hizmetinden müteşekkirdir.”

“Yozgat 3 (A.A.) Yarın Büyük camide Hafız Nazmi ve Mustafa Efendiler türkçe Kur'an okuyacaklardır.”

“Ankara'da türkçe Kur'an… Ankara 3 (Telefonla) İstanbul'da türkçe Kur'an okunması burada da ayni arzuyu şiddetlendirmiştir. Bu gece Hacıbayram camiinde Hafız Abdülhalik, Zencirli camiinde Hafız Cevdet Beyler türkçe Kur'an okuyacaklardır. Bayramda Ankara'nın bütün camilerinde türkçe Kur'an okunacaktır.”

“Amasya'da ilk Türkçe Kur'an okundu… Amasya 3 (A.A.) Bugün ilk defa türkçe Kur'anı Kerim Saraçane camisinde diş hekimi Hafız Zeki Bey tarafından okunmuş ve dinliyenler çok müteheyyiç olmuştur.”

“Türkçe Kur'an ve Araplar… Adana 2. Mühendis Rifat Bey dün Ulucamide türkçe ezan ve Kur'an okudu ve binlerce halk dinledi. Buraya gelen Suriye gazeteleri türkçe Kur'anın büyük bir inkılâp hâdisesi olduğunu kayıt ve bunu çok muvafık bulmaktadırlar.”

“Mutlak Şef”, Diyânet'i de hizâya sokuyor!

Totaliter rejim îcâbı Devletle Parti aynîleşmişti… (Diyânet İşleri Reîsi dâhil) bilcümle mêmurlar Parti âzâsı olmak mecbûriyetinde idiler… Matbûât ve cem'iyette az-çok nüfûzu olan bütün resmî / gayr-i resmî müesseseler Totaliter Rejimin emrindeydi… En küçük bir muhâlefet, hattâ îtirâz, derhâl, insâfsızca demir yumrukla eziliyordu… (Bunların birçok misâllerini araştırmalarımızda tevsîk etmiş bulunuyoruz…)

Bu vasatta, gerek Diyânet Teşkîlâtı, gerekse başındaki Reîs Rifat Börekçi ve baş yardımcısı Ahmed Hamdi Akseki (Rahmetullâhi aleyhim), 1920'li senelerde, değil “Dînî İnkılâb”a, Türkçe namaz kılınmasına dahi şiddetle muhâlif olduklarını kavlen ve fiilen izhâr ettikleri hâlde, Zirveden emir gelince, oynanmakta olan tiyatroya kerhen iştirâk mecbûriyetinde kaldılar. Bu husûsu, bu araştırmamızda, daha evvel isbât etmiştik; mâmâfih, burada da (aşağıdaki bahislerde), müddeâmızı têkîd eden fazladan delîller serdedeceğiz. Zâten, ferâsetli her okur, nümûne olarak aldığımız gazetelerden (Akşam ve Cumhuriyet'ten) naklen mâhûd hâdisenin seyri üzerinde teemmül ettiği vakit dahi, Diyânetin, “Türkçe Kur'ân ve Ezân” tatbîkātının hazırlık safhasında da, tatbîkātının başlamasında da dahli olmadığını, ancak bilâhare, “emir demiri keser” hesâbı, bu işte kendisine verilen rolü oynamak ıztırârında kaldığını farkedebilir… Aşağıdaki haber, Evkāf Umûm Müdürlüğü ile İstanbul Müftülüğü'nü tâkîben, Diyânet İşleri Reîsinin de, Ramazan Bayramı evveli, artık meş'ûm faâliyetlere dâhil edildiğini gösteriyor:

“Diyanet işleri reisi bir tebliğ neşredecek…

“Bayramda büyük camilerde türkçe hutbe okunması takarrür etmiştir. Diyanet işleri reisliğinin yakında fetva mahiyetinde bir tebliğ neşrederek türkçe Kur'an, ezan ve mevlit hakkında alâkadaranın nazarı dikkatini celp ve bazı esasat vaz'edeceği haber verilmektedir. Ayni zamanda camilerde herkesin türkçe Kur'an okumasına müsaade edilmiyecek, bu kabil kimseler zaptü rapt altına alınacaklardır. Türkçe Kur'an okuyacaklara vesika verilecektir.” 

 1_140

“Büyük Şef”in matbûâttaki başlıca sözcülerinden biri olan Yunus Nadi, “Türklerde hakîkî Müslümanlığın” Kemalist “Dînî İnkılâb” ile başladığını iddiâ ediyordu: “…Kat'î bir cesaretle şunu söyliyeceğiz: Türklerde hakikî islâm dini, bu dinin kendi öz dilimizde tatbik edilmeğe başladığı bugünlerden sonradır ki en makul ve en doğru şeklini almakta bulunuyor. Bu iddia bizim uzun külfetler ihtiyar ederek ispatına çalışmağa mecbur olmıyacağımız kadar açık bir hakikattir…” (28 Kânûnusânî 1932 târihli Cumhuriyet'teki “Din Kitabımız Kendi Dilimizde” başlıklı başmakālesinden)

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  198954

-