10 NİSAN 2020 CUMA

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 514

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Kemalist “Dîn İnkılâbı”na âlet edilen Hâfızlardan Sâdeddîn Kaynak

Hâfız Sâdeddîn Kaynak (İstanbul, 1895 – a.y., 3.2.1961, Nûruosmâniye C., Merkez Ef. Mez.), alaturka mûsıkî yâhud ince saz veyâ san'at mûsıkîsi şeklinde adlandırılan Türk mûsıkîsi sâhasının büyük bestekâr ve hânendelerinden biridir. Kaynak, 1955 senesinde beyin kanaması geçirerek felc oluyor ve ondan sonra hep Rabb'ine “emânetini alması” için yakarıyor. 16 Aralık 1958'de yazdırdığı vasıyetnâmesinde, hem bu niyâzını tekrâr ediyor, hem de mezar taşına hâkkedilmesini arzû ettiği kitâbeyi bildiriyordu:

“Elhamdülillâh 1948 târihinde Hicâz'a gittim! Tamam 10 sene oldu. Mekke-i Mükerreme'ye Bâbüssafâ'dan girildiği zaman Kâbe'yi gören kimse,  Allâh'tan ne dilerse olurmuş… Ben de dilediğimi diledim. Hâcerülesved'i gördük ve ziyâret ettik. Zemzem suyunu kana kana içtik. Delîlimizin evi, Safâ ile Merve arasındaydı. Burada, Âsitâne-i Dâr-ı Peygamber-i Zîşân'ı öperek Harem-i Saâdet'e dâhil olduk. Sonra, Peygamber'in kabrine vardık. Hazret-i Peygamber'in ayak ucunda Hazret-i Ebû Bekir yatıyordu.

“Peygamber, 63 sene yaşadı. Ben de 63 yaşındayım. Allâh'tan diliyorum ki bu sene öleyim! Tamâm 6 yıl oldu; felc geldi. Bu senenin sonunda 6 sene dolacak. Bu evde benim pardösüm, iki kat elbisem, bir bavulum, bir radyom, bir buzdolabım var. Bunları Gülfiye'ye bırakıyorum. [Gülfiye Hn., onun vefâkâr bakıcısıydı.] Benim evimde birikmiş param yoktur. Emr-i Hak vâkî olduğu zaman, Sıraselviler'deki apartmanımın 1, 3, 9 numaralı dairelerinden kirâlar alınıp cenâzemin techîz ve tekfînine sarfedilsin! Cenâze namazım, Nûruosmâniye Câmi-i Şerîfi'nde kılınsın! Merkez Efendi'de kabrim hazırdır. Kabir taşımı Gülfiye yaptırır. Yazılacak şey şudur:

“Sultan Selîm Câmi-i Şerîfi Başimâmı ve Sultan Ahmed Câmi-i Şerîfi İkinci İmâmı ve Hatîbi, meşhûr bestekâr Hacı Hâfız Sâdeddîn Kaynak'ın rûhuna Fâtiha”… (Orhan Tahsin, haftalık Hayat mecm., 16.2. 1961; http://muziksoylesileri.net/arsivlerden/sadettin-kaynak-63-yasindayim-allahtan-diliyorum-ki-sene-oleyim/; 6.1.2020'den naklen. Kaynak'ın kabir taşı kitâbesinde, kendisi, maâlesef, hakîkat hilâfına, Sultan Ahmed Câmii'nin de Başimâmı olarak gösterilmiştir: “Sultan Selim ve Sultan Ahmet Camileri Baş İmamı ve Hatibi, büyük bestekâr Hacı Hafız Sadettin Kaynak -1895 / 1961- ruhuna Fatiha”… ) 

Hâfız Sâdeddîn Kaynak'ın şahâdeti

Daha evvel, Ocak-Şubat 1932 / Ramazan 1350'de sahneye konulan Kemalist “Dîn İnkılâbı” Seferberliğini Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinden günü gününe tâkîb ederken, iki hâdisede Hâfız Sâdeddîn Bey'in isminin zikredildiğini görmüştük: 3 Şubat 1932 / 25 Ramazan 1350'de, (Mustafa Kemâl'in emriyle, üç sene sonra “Bizans Müzesi”ne tahvîl edilecek) Ayasofya Câmi-i Şerîfi'nde (“25 mârûf hâfız” ile) Kadir Gecesi İhtifâli ve 5 Şubat 1932 / 27 Ramazan 1350, Ramazan'ın son Cumâ'sında, Süleymâniye Câmi-i Şerîfi'nde “Türkçe Ezân, Türkçe Kur'ân tilâveti, Türkçe Tekbîr”le berâber “Türkçe Hutbe”…

3 Şubat 1932 târihli Cumhuriyet'in haberinde: “Bu gece şehrimizde yapılacak büyük dinî tezahüratın merkezî sıkletini Ayasofya camii teşkil edecektir. Burada, yatsı namazından sonra Hafız Bürhan, Hafız Yaşar, Hafız Saadettin, Hafız Nuri, Hafız Rıza Beyler gibi en namdar simalar tarafından mukabele ve mevlit okunacaktır.” deniliyordu. (Yeni Söz, 16.1.2020, Tef. No: 477)

İkinci hâdiseyle alâkalı haberi de 6 Şubat 1932 târihli Akşam'dan nakletmiştik:

“Türkçe hutbeyi 20 bin kişi dinledi. Anadolunun her tarafında Türkçe kur'an ve ezan okunuyor. Dün Süleymaniye camiinde ilk defa olarak tamamile Türkçe hutbe okunmuştur. […] İç ve dış ezanları okunduktan sonra hafız Saadeddin bey minbere çıkmış ve: “Ey cemaat!” başlangıcı ile hutbesini okumuştur. Hafız Saadeddin bey hutbe arasında geçen bütün duaları da gene türkçe olarak okumuştur. […] Hutbe bitince namaz kılınmış, namazdan sonra da tekrar türkçe tekbir alınmağa başlanılmış, yine hafız Saadeddin bey bir sureyi türkçe okumuştur. Saadeddin bey bu sureyi hitabe tarzında tilâvet etmiştir… (Yeni Söz, 21.1.2020, Tef. No: 482)

Hâfız Sâdeddîn Bey'in Kemalist “Dîn İnkılâbı” Seferberliğiyle alâkalı hâtıralarını, Osman Ergin, Türkiye Maârif Târihi'nin V. cildinde (İstanbul, 1943, ss. 1627-1635) zaptetmiştir. Dücane Cündioğlu, onları, başka kaynaklarla tamâmlıyarak, Türkçe Kur'ân ve Cumhuriyet İdeolojisi ünvânlı kitabında (İstanbul: Kitabevi Yl., 1998) naklediyor; biz de Cündioğlu'ndan ıktibâs ediyoruz. (Ergin, Hâfız Ali Rıza Sağman'ın “Dîn İnkılâbı”na dâir hâtıralarını da zaptetmiştir; aşağıda, onları, yine Cündioğlu'ndan nakledeceğiz. Aynı mevzûdaki dîğer Hâtırât'ı, Millet ve Sebîlürreşâd mecmûalarında intişâr etmiştir; Hâtırât'ının bu kısmını doğrudan bu mecmûalardan iktibâs edeceğiz.)

Hâfız Sâdeddîn Bey, Hâtırât'ında, 5 Şubat 1932 / 27 Ramazan 1350 gününün Cumâ Namazında, “Türkçe Ezân, Türkçe Kur'ân tilâveti, Türkçe Tekbîr”le berâber ilk “Türkçe Hutbe”yi, Süleymâniye Câmii'nde, “Tek Adam”ın tâlîmâtıyle okuduğunu anlatıyor. Hattâ Hutbesinin muhtevâsını dahi “Mutlak Şef” ona sipâriş vermiş ve metni, onun teftîşinden geçmiştir:

“Mutlak Şef”in emriyle, Süleymâniye Câmii'nde “sarıksız, fraklı, Türkçe Cumâ Hutbesi”

“Türkçe Kur'an okunması tecrübelerine [Dolmabahçe Sarayı'ndaki provalara] nihayet verildiği gecenin ertesi günü, Ramazan'ın son Cuma'sı idi [5 Şubat 1932]. O gün, Süleymaniye Camii çok kalabalık olur. İstanbul halkı arasında şöyle bir kanaat yaşar: Ramazan'ın son Cuma'sı Süleymaniye'de namaz kılanın bütün güahları affolunurmuş.

“Atatürk, halkın bu toplantısından istifade edilerek ilk Türkçe Hutbe'nin Süleymaniye'de okunmasını arzu ve emir buyurdular: ‘- Haydi bakalım! Türkçe Hutbeyi de Süleymaniye Camii'nde mukabele ile oku! Amma, okuyacağını evvelâ tertib et, bir göreyim!'

22sUBAT 

Birinci derecede müellifinin Mustafa Kemâl olduğu ve tamâmı yine onun nezâretinde ve murâkabesi altında yazılmış bulunan dört cildlik Lise Târih Dersleri kitabının 4. cildinde (1934: 206, 242) Kemalist “Dînî İnkılâb” … “İstanbulun en tanınmış müezzinleri Dolmabahçe Sarayında bizzat Gaziden aldıkları irşat ve ilham ile bellibaşlı camilerde türkçe Kuran ve türkçe ezan okudular, türkçe tekbirler getirdiler. İlh…” (Metnin tamâmını daha evvel nakletmiştik: Yeni Söz, 5.12.2019, Tef. No: 435) Vâkıa, bu kadar âşikâr, hattâ bedîhî iken, Kemalist Propaganda, sâfderûn Müslümanları kandırmak için onu dahi inkâr edebiliyor! Çünki o, yalan, istismâr ve tedhîş üzerine kuruludur ve binnetîce gāyet kaypaktır…

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  617674

-