2 HAZİRAN 2020 SALI

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 549

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Evkāf Müdürü, Vâli, Belediye Reîsi… Hepsi birbirinden hâin!

Bursa Vâlisi Fatîn Bey'in de, Belediye Reîsi Muhiddîn Bey'in de tavırları Evkāf Müdürü Faik Bey'inkinden farklı değil: Hâdiseye sühûletle müdâhale etmek, mâsûmâne bir hak arayışı içinde olan mağdûr insanları teskîn etmek yerine, hâdiseyi istismâr ederek, fırsatı ganîmet bilerek, onları ve onların şahsında Müslümanlığı ezme yolları arıyor, bunun için Askerî Fırkayı devreye sokmıya çalışıyorlar. Mâmâfih, umdukları olmuyor, Polisin müdâhalesiyle, Müslüman cemâat, sükûnet içinde dağılıyor… Yine de aralarından 11 kişiyi, nezâret altına alıyorlar…

“Hükûmet önüne gelenlerden bir kısmı, valinin dairede olmadığını anlayınca, kendisini beklemek üzere merdivenlere ve sıralara oturmuşlar, diğerleri dışarıda kalmışlardır.

“Halk hiçbir suretle nümayişe iştirak etmemiş, yalnız seyirci vaziyetini muhafaza etmiştir. [Ortada “nümâyiş” mi var? Ve bu câmi cemâati “halk” değil de, sâdece Halk Partililer mi “halk”?]

“Vali Fatin Beyle Belediye reisi Muhittin Bey, derhal askerî fırkaya hâdiseyi bildirmek gibi icap eden tedbirleri almakla meşgul iken, polis müdürü, hâdise mahalline polislerini yetiştirerek kalabalığı dağıtmıştır. Polisler, hükûmet binası içinde valiyi bekliyenleri yakalayıp müdiriyete sevketmişlerdir. Ayni zamanda müddeiumumilik te hâdiseye vazıyet etmiştir.”

İşte böyle! Bu totaliter rejimde Vâliye derdini anlatmak istemek de suç!

Müftî ve (Ezân Mazlûmlarına fazla sert davranmıyan) Sulh Hâkimi ile Müddeiumûmî, azlediliyorlar!

“Tahkîkat, o gün ve o gece sabaha kadar sürmüş, bir çok kimseler sorguya çekilmişlerdir. Bilâhare, tutulanların hepsi [Sulh Hâkiminin karârıyle] tahliye edilmişlerse de, bunlardan hâdisede önayak oldukları zannedilenler, dün akşam [4 Şubat 1933] tekrar tevkif olunmuşlardır. [“…Hâdisenin ertesi günü akşamı, tahkikat yeni bir safhaya giriyor. Bu şekle nazaran serbest bırakılanlardan 12 kişinin tevkiflerine karar veriliyor. (…) Bugün yeniden daha üç kişi tevkif edilmiştir.” (Vakit, 6.2.1933, s. 2)] Bunların isimleri şunlardır:

“Hacı Yahya oğlu Kazanlı Tatar İbrahim, Mehmet oğlu kuyumcu Arnavut Şahin, mühürcü Tatar Abdülhakim, köy imamı Gürcü Hafız Mustafa, Aziz oğlu Gürcü Ali, Mehmet oğlu kasap Mustafa, Ahmet oğlu çilingir Salih, Kavapa köylü Ömer oğlu Kaya Ali, Hasan oğlu [Milliyet'te Hüseyin oğlu] Mustafa Hilmi, elektrikçi İslâm oğlu Arnavut Seyfettin, Üçkuzular mahallesinden Mustafa oğlu Halil, Mahmut oğlu Hafız Ali.

“Bunlar, hâdisenin ön safında bulunmakla ve halkı teşvik etmekle maznundurlar. Bunlardan başka bugün de yeniden tevkifat yapılmıştır.

“Bugün [5 Şubat 1933] tevkif edilenlerden Orhan camii meyzin [müezzin] vekili Hüseyin, Demirtaş camii meyzin vekili İsmail hâdisede alâkadar olmakla, Ulucami meyzini kalaycı Mehmet ise vazifesini kasten bırakarak hâdiseye sebebiyet vermekle maznun bulunuyorlar.

“Ertesi günü vilâyetçe derhal işten el çektirilen Bursa müftisi Nurettin Efendi hakkındaki kararı Diyanet İşleri Reisliği tasvip ve tasdik ederek bugün vilâyete bildirmiştir. [Bu vesîleyle de müşâhede edildiği vechiyle, Diyânet, bütün bu hâdiselerde inisiyatif sâhibi değildir…] Yerine Kavala'lı Mehmet Ali Efendi tayin olunmuştur.

“Ayrıca bugün sulh hâkimi Hasan Beye de işten el çektirilmiştir.

“Adliye müfettişlerinden Necmettin Tahir Bey bugün şehrimize gelmiştir. [“Halk, hâdisenin müsebbiplerini tel'in etmekte, adaletin tecellisini beklemektedir.” (Vakit, 6.2.1933, s. 2)]”

Cumhuriyet'in gelişmeleri tâkîb etmek üzere Bursa'ya gönderdiği Cevat Fehmi (Başkut)'un tesbîtine nazaran, Müftî Nûreddîn Efendi, câmilerde “Öztürkçe Ezân ve Kāmet” tatbîkātını sıkı şekilde tâkîb etmediği için azledilmiştir:

“Müfti Efendi, ihmal ve terahisi [gevşeklik göstermesi] yüzünden hâdiseye sebep olmuştur. Müfti Efendi, ezanın türkçe okunması ve kametin türkçe verilmesi hakkında Diyanet İşleri Riyaseti ile Evkaf Müdiriyeti Umumiyesinden gelen kat'î emri anlamamış görünmüş, bunları memurlarına ve diğer alâkadarlara izah etmemiştir. İşten el çektirilen Müfti Efendinin mahkemeye tevdi edileceği hakkında bazı şayialar da ileri sürülmektedir…” (Cumhuriyet, 8.2.1933, s. 1)

 1_4

(Vakit, 8.2.1933, s. 1)

Bursa Vâlisi Fatîn Bey'in Bursa'daki Sahîh Ezân Hâdisesi hakkında Cumhuriyet gazetesi muhâbirine beyânâtından: “Yobazları teşhîr etmemiz lâzım!” Ezân Mazlûmları, mâsûmâne bir hak talebi için onunla görüşmek istiyorlar; Kemalist Rejimin bu makbûl Vâlisi ise, Askerî Fırka Kumandanına mürâcaât ederek, onları askere tepeletmiye kalkışıyor…

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  529785

-