2 HAZİRAN 2020 SALI

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 550

Yesevîzâde Alparslan Yasa

6 Şubat 1933'te, daha evvel azledilen Müftî Nureddîn Efendi ile Sulh Hâkimi Hasan Bey'e bir kişi daha ilâve oluyor: Baş Müddeiumûmî Sakıp Bey… Onun azil karârını, Vâli Fatîn Bey ve Belediye Reîsi Muhiddin Bey'i tâkîben Adliye Vekîli Yusuf Kemal Tengirşenk, Dâhiliye Vekîli Şükrü Kaya, Umûm Jandarma Kumandanı Kâzım Paşa, Emniyet Umûm Müdürü Tevfîk Hâdi Bey ve Adliye Müfettişi Necmettin Tahir Bey ile görüştükten sonra bizzât “Mutlak Şef”in verdiği anlaşılıyor:

“(“Büyük Şef”in bu görüşmelerini müteâkıben) verilen kararlardan biri, baş müddeiumumî Sakıp Beyin [Bey'e] işten el çektirilmesine dairdir. Bu karar derhal tatbik edilmiştir. Bursa müddeiumumîliğini, şimdilik, müddeiumumî muavini Fahri Bey vekâleten idare edecektir.” (Milliyet, 7.2.1933, s. 1)

Aynı gazetenin bir gün sonraki nüshasından (s. 1), “Sakıp Beyin yerine Eskişehir müddeimumîsi Muzaffer Beyin vekâleten tayin edildiğini ve derhal vazifesine başladığını” öğreniyoruz… (Kezâ: Vakit, 8.2.1933, s. 1) Birkaç gün sonra, Muzaffer Bey'in yerine de Konya Müddeiumûmîsi Sâdettin Bey tâyîn olmuş ve tahkîkatı, muâvini Fahri Bey'le berâber, o, tamâmlamıştır. (Cumhuriyet, 14.2.1933, s. 1)

“Büyük Şef”in, “Mürteciler”e karşı gevşek davranan resmî ricâli azletmesinden ve “câhil Mürtecileri” tepelemesinden Bursalılar pek memnûn kalmışlar

Yukarıdaki haber şöyle devâm ediyor:

Gazi Hazretleri, şehrimizden [İstanbul'a gitmek üzere Bursa'dan] ayrılırken kendilerini teşyi eden Belediye reisi Muhittin Beye: ‘- Kararlardan memnun oldunuz mu?' sualini tevcih buyurmuşlardır.

“Muhittin Bey, bu suale, memleket, fırka ve gençlik namına son derece müteşekkir olduğu cevabını vermiştir.

“Muhittin Beyin, hâdiseyi müteakıp belediye meclisinin, fırkanın ve gençliğin gösterdiği hassasiyet ve alâkayı Ankaradaki şeflere iblâğ ve hakikî vaziyeti izah maksadile iki gün evvel hükûmet merkezimize gitmesi, esasen birkaç cahil ve ekserisi yabancılardan mürekkep mürtecilerle Bursa ve Bursalıların hiç bir zaman bir kafada ve bir kanaatte olmadıklarını tamamile meydana çıkarmış ve bu hassasiyet efkârı umumiye tarafından çok iyi karşılanmıştır.

“Muhittin Bey Ankarada fırka kâtibi umumîsi Recep Beyi, Adliye ve Dahiliye vekillerini ziyaretle hâdiseyi izahtan sonra derhal Bursaya dönmüştür.

“Tahkikata devam ediliyor. Yeniden bazı eşhasın tevkif edilmesi ihtimal dahilindedir…” (Milliyet, 7.2.1933, s. 1)

Bursa'daki Sahîh Ezân Hâdisesi, matbûâta nîçin geç intikal etti?

Cumhuriyet gazetesinin muhâbiri Musa'nın bir haberinden, Bursa'daki Sahîh Ezân Hâdisesinin matbûâta geç intikal etmesinde, Baş Müddeiumûmî Sakıp Bey'in, işin aslına da muvâfık olarak, Hâdiseyi büyütmeme tavrının ve bu anlayışla gazetelere neşir yasağı koymasının têsîri olduğu anlaşılıyor. “Büyük Şef”in haşîn tavrına zıd düşen bu tavrının bedeli, azledilmek olacaktır:

“Bursa hâdisesi geçen çarşamba günü olmuşken bunu gazeteler ancak pazartesi günü yazabilmişlerdi. Bunun sebebi oldukça dikkate şayandır. Anlatayım. […]

“Eski müddeiumumî Sakıp Bey, hâdise olur olmaz, bunun gazetelere yazılmasını men etmiş. Bursa'ya gelince ilk işim müddeiumumî beyi ziyaret etmek oldu.

“Sakıp Bey, bana: ‘- Hâdise, haddizatında basittir. Heyecanlı bir şekilde yazarsınız diye men ettim.' dedi.

‘- Mademki hâdise bu kadar basit görülüyor, şu halde basit bir hâdisenin yazılmasında ne mahzur var? İsterseniz, siz söyleyin, ben aynen yazayım.' diye mukabele ettim. Müddeiumumî Bey, noktai nazarında ısrar etti.

Vâli Fatîn Bey: “Yobazları teşhîr etmemiz lâzım!”

“Vali Beye gittim. Vali Bey, hâdisenin yazılmasında hiç bir mahzur olmadığını, bilakis yobazları teşhir etmemiz lâzım geleceğini söyledi.

“Fakat müeddiumumî, matbuat kanununun bir maddesini göstererek Bursa hâdisesini efkârı umumiyeden gizli tutmağa devam ediyordu.

“Nihayet Gazi Hz.lerinin teşrifleri günü, gazetelerde çıkan ajans haberi, mes'elede yeni bir safha açtı.

“Müddeiumumî bey, el'an memnuiyeti ref etmiyordu. Hatta ajans aleyhinde bile takibat yapmağa kalkıştığı söyleniyordu.

“Akşama doğru, ajansın tebliğini neşreden bir gazeteyi [muhtemelen Necmeddin Sadak'ın Akşam gazetesini] alarak müeddeiumumî beye gittim.

‘- Ajans hakkında takibat yapmak istiyormuşsunuz. Fakat bu tebliğde, Gazi Hz.nin bizzat bu işle meşgul olmak üzere Bursa'ya hareket ettikleri yazılıdır. Bunu yazabilmek için Gazi Hz.nin maksadı seyahatlerini yakinen bilmek ve kendilerinden bu hususta emir almış olmak lâzımdır. Her halde Gazi Hz.nin muvafakatleri inzimam etmeden böyle bir tebliğ neşredilemez.' dedim.

“Müddeiumumî bey düşündü, taşındı. Müddeiumumî muavini Fahri Beyi çağırarak: ‘Artık memnuiyeti kaldıralım!' dedi.

“Gazetecilerin bu mes'elede çektikleri müşkülât, müddeiumumî beyin [Bey'e] işten el çektirilmesine kadar devam etti. Gazeteciler, ancak müddeiumumî Sakıp Bey vazifesinden çekildikten sonra maznunların resimlerini alabildiler [çekebildiler]…” (Cumhuriyet, 10.2.1933, s. 3)

 

 

 1_5

 

1 Şubat 1933'te Bursa'da Sahîh Ezân Hâdisesinin cereyân ettiği mekânlar: Üstte solda, 1396-1399'da Yıldırım Bâyezid Han tarafından yaptırılan 20 kubbeli Ulu Câmi; üstte sağda, Hükûmet Meydanı ve Meydan'ın ortasında, 1 Şubat 1933'te Bursa Ulu Câmii'nde Sahîh Ezân okunması üzerine İzmir'deki baloları bırakıp derhâl yola çıkan ve “Bursa'ya baskın yapan” “Mutlak Şef'in köşe bucak bütün Türkiye'yi kaplıyan sayısız tasvîrlerinden biri, heykelin solunda Adliye Dâiresi, sağında Hükûmet Konağı; altta solda, “Mutlak Şef”in, Bursa'daki resmî ricâli ve oraya gönderilen Dâhiliye ve Adliye Vekîlleri, Emniyet Umûm Müdürü, v.s.'yi kabûl edip onlara “Mürteciler”i tepeleme emri verdiği, ayrıca Bursa Nutku'nu îrâd ettiği köşkü; altta sağda, Bursa'nın (Ezân Mazlûmlarının, medhâl kapısı önündeki merdiveninin basamaklarında ve civârında bekleştikleri) Hükûmet Konağı ile toplamda takrîben 200 kişinin istintâk edilip bunlardan yaklaşık 30'unun tevkîf edilerek umûmî hapishâneye gönderildiği Adliye Dâiresi… Mevkūfların sayısı, inip çıkacak, nihâî olarak 24 maznûn mahkemeye verilecektir… (Cumhuriyet, 16.2.1933, s. 1)

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  738766

-