27 ŞUBAT 2020 PERŞEMBE

Kazım Sağlam

NORMALLİK -1-

Kazım Sağlam

Normal; kurala, alışılmışa uygun, doğal, tabii, ölçülebilir olma gibi anlamlara gelir. Normallik kavramını da bu hâllerle hâllenme diye anlamamız mümkün.

Önce kişilerin, toplumların, insanlığın, devletlerin işleyiş kurallarını bilmemiz icab eder. Bunları tanımadan, bilmeden bir ilerleme, gelişme sağlamak imkânsızdır. 

Fertlerin normalliği en alt mertebedir ve de en mühim olanıdır. Bütün cemiyet neticede fertlerin bir araya gelmesiyle meydana gelir. İkinci mertebede aile gelir. Aile; cemiyet olabilmenin ilk adımıdır, aile içi ilişkiler normalleşirse cemiyet de normalleşir, anormal ailelerden normal bir cemiyet doğmaz.

Cemiyet, topluluk, cemaat, yani insanın kümeleşmesi, devletin temelidir, nasıl fert olmadan aile, aile olmadan cemiyet olmuyorsa aynen bunlar gibi cemiyet olmadan da devlet olmaz. Cemiyet, ne kadar kuvvetli ise devlet de o denli kuvvetlidir. Dış şartların elverişliliği bir dereceye kadar etkindir devlette. Bir devletin yer altı ve yer üstü zenginliği devlete belli bir olumluluk katar, lakin eğer temeli kendi vatandaşı olan topluluğa dayanmıyorsa, böyle bir devletin gücü, belki de varlığı daima sallantıdadır demektir. 

Fert, aile, toplum, devlet normal ise işleyiş normal olur. Bunlardan birindeki anormallik aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya sirayet eder. Bu bakımdan fert, aile, toplum ve devlet arasında düzgün bir iletişim ve işleyiş tesis edilmelidir, aralarındaki ilişki iç içe girmiş halka haline getirilmelidir. Birbirinden kopuk hale gelirlerse, aralarındaki bağlar koparsa, birbiriyle çelişir duruma gelirlerse normalleşme biter. 

….

Her bir ferdin, ailenin, toplumun, devletin, ümmetin normal bir gelişim süreci vardır. Gelişim sürecinde göstermeleri gereken davranışlar vardır. 

Çocuklar yaşlarına uygun davranır öyle büyürlerse hayat boyu normal insan olarak yaşarlar. Bazı farklılıklar her zaman olabilir, genelin dışında normalin üstünde veya altında gelişim sağlayan çocuklar ya ileri zekalı dahi olurlar veya biraz özürlü olurlar. Bu bedensel de olabilir zihinsel de. İleri zekalılar kimi zaman çığır açar ileriye atılımda bulunurlar kimi zaman da bunalımlar üreterek topluma insanlığa zarar verirler.

Toplumun gelişimi de belli bir kural dahilinde olursa, sürprizler olmaz. Tarihi bir seyir izler ve pişe pişe olgunlaşırsa, neyin ne olduğu belli ve aşikâr olur, böylesi toplumlar, topluluklar oturmuş toplumlardır.

Bu tür toplumların acelesi yoktur, yeri ve zamanı gelmeyen işlere kalkışmazlar. Vaktinden önce ötmezler, iyi gözlemcidirler, dünyada ve kendi ülkelerinde olup bitenleri takip ederler. Tarihi tecrübeleriyle ne zaman ve nasıl hareket edeceklerini bilirler.

İlgisiz gibi görünseler de aslında her şeyle çok yakından ilgilidirler. 

Atılım yapmak için uygun zamanı beklerler, sadece kendi güçlerine güvenerek hareket etmenin nasıl sonuç doğuracağını da bilirler. Bir iş yapmak istediklerinde, kendi güçlerinin o işi yapabilirliğini ince ince hesap ederler, bununla yetinmezler o işi yapmak isteyen veya yapmakta olan başka güçleri de hesaba katarlar. Kimi zaman güçleri yettiği halde, ortamı uygun bulmadıkları için yapmak istediklerini ertelerler. 

Aceleci, tecrübesiz ve geç kalmış toplumlar, bunları korkak ve basiretsiz sanırlar. İmkan ellerinde iken niye hâlâ bekliyorlar diye bakarlar ve öyle davranmaları gerektiğine inanırlar. 

 

KAZIM SAĞLAM - TERCÜMEİHÂL

KAZIM SAĞLAM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  856551

-