15 ARALIK 2019 PAZAR

Bülent Acun

ONLAR GÜÇLÜ DEĞİL, SADECE BİZ ZAYIFIZ

Bülent Acun

Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı(AKDAV)'ın davetlisi olarak yirmi seçkin arkadaş ile birlikte kahvaltılı pazar buluşmasındayız. 15 günde bir gerçekleşen bu buluşmada önce kahvaltı yapılıyor, daha sonra da alanında uzman isimler, katılımcıları bilgilendiriyor. Buluşmanın bu haftaki konusu kanayan yaramız; Filistin ve Kudüs…

Konuşmacı; bir Filistinli, yani damdan düşen biri… Filistin Eğitim Derneği yönetim kurulu başkanı Muhterem Muin Naim. Konu; Filistin, konuşmacıda bir Filistinli olunca bize de pür dikkat dinlemek düşüyor. Sonra da dinlediğimiz o son derece faydalı konuşmadan bazı notlar aktarmak…

Muin Naim Bey Türkçe'yi çok güzel öğrenmiş. Bir Filistinlinin dilimizin adeta ara sokaklarında dolaşması, hem çok anlamlı hem de oldukça sevindirici… Hal böyle olunca mesele, daha da anlaşılır hale geliyor.

Muin Naim devletiyle, milletiyle Türkiye'nin Filistin davasına olan ilgisinden ziyadesiyle memnun. “Bir Filistinli olarak Türkiye'deyken gurbette değilim.” diyor… Kudüs ile ilgili düzenlenen geniş katılımlı meydan mitinglerine ve o meydanlarda atılan sloganları önemsiyor, anlamlı buluyor. “Programlar,  sloganlar fevkalade önemli fakat bununla yetinmemeliyiz. Filistin davasının tarihi süreci ve şu an itibariyle Filistin'de olup bitenler hakkında doğru ve yeterli düzeyde bir bilgi ve bilinçlenmeye mecburuz.” diyor.

Muin Naim, Filistin halkının fakir olduğu için İsrail'e direnmek zorunda kaldığı şeklinde yanlış bir algıdan bahsedip, devamla şöyle diyor. “Filistin halkı 1987 intifadası başlatmadan önce günde 100 dolar kazanıyordu. İşte tam bu şartlarda intifadayı başlattık. Filistinliler, fakir olduğu için, çaresizlikten direnmedi. Belki direnişinin neticesinde fakir düştü. Bazı kardeşlerimiz “Filistin'e canım feda!” diyor. Biz bugün kardeşlerimizin canlarından ziyade, cepleriyle bize destek olmalarını istiyoruz. Mesela; her kardeşimiz Gazzeli bir aileyi kardeş bir aile edinebilir. Çok zeki oldukları halde parasızlıktan okuyamayan öğrencilere yardım edilebilir. Gazze İslam Üniversitesi'ndeki öğrencilerin birçoğu harç paralarını dahi yatıramıyor.  Buna rağmen Gazze İslam Üniversitesi, bir başarı hikâyesidir. Size şu bilgiyi vereyim. Bizde bir kişi doktorluk, mühendislik, öğretmenlik gibi görevlere atanmadan, önce temel İslami ilimlere ilaveten en az 5 cüz Kur'an ezberlemek zorundadır. Onca yoksulluğa ve çaresizliğe rağmen, hala Gazze dimdik ayakta ise biz bunu öğrencilerimize verdiğimiz temeli sağlam ve kaliteli eğitime borçluyuz.”

Kudüs konusunda bir çözüm öneriniz var mı sorusuna Muin Naim, “Çözüm tarihimizde” diyor ve şu cevabı veriyor. “Çözüm Önerim, Nureddin Zengi'nin üç aşamalı planıdır: 1- İslam âleminin birliği, 2- Kudüs konusunda yeterli bilinç, 3- Askeri kuvvet”

Muin Naim'e son zamanlarda bazı yazarların, Yahudiler ile Siyonistleri ayırmak gerektiği şeklindeki görüşlerine katılıp katılmadıkları soruluyor. Bu soruya şu cevabı veriyor, “Her Yahudi, Siyonist değildir fakat her Siyonist bir Yahudi'dir. İsrail'in kuruluşuna karşı olan Yahudiler de var. Hem Filistin dışındaki Yahudilerle bizim bir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz vatanımızı işgal eden Siyonist Yahudiler ve onlara destek olan Siyonist Hristiyanlar(Evanjelistler).  Siyonistler ve Evanjelistler bizim ortak düşmanımızdır. Çünkü onlar İslam'ı yeryüzünden silmek ve Müslümanların tamamını yok etmek istiyorlar.  Amerika'yı kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıp, bu hale getirende onlardır. Filistin konusunda batılı Hıristiyanlarla, doğulu Hıristiyanları bir tutmamak gerekir. İşgal devleti, bizimle birlikte yaşayan ve İsrail'in zulmüne karşı çıkan Hıristiyanları da yer yer hapsediyor ve öldürüyor. Gazze'de yaşayan Ortodoks bir Hıristiyan yetkili bana şöyle demişti: Biz dinen Hıristiyan fakat kültürel Müslümanız, demişti.”

Muin Naim Bey, tam bu cümleyi kurarken insan çevresinden ibarettir diyerek, şunu düşündüm. Bir yerde dinen Hıristiyan, kültürel olarak Müslüman gibi yaşayanlar… Başka bir yerde dinen Müslüman fakat kültürel olarak Hıristiyan gibi yaşayanlar…

Evet demek ki çevre çok önemli…

Savaş, katliam, soykırım, bombardıman, ambargo, ölüm, zulüm ve işkence bir Filistinlinin birçok şeyini alabiliyor.  Fakat çelik gibi imanına,  mangal gibi yüreğine, dağ gibi duruşuna, yürüyüşüne, yiğitçe haykırışına, aşkına, özlemine ve umuduna zerre kadar zarar veremiyor.  Ben Muin Naim'i dinlerken onun yüzünde ve ses tonunda asil bir milletin şanlı tarihini okudum.

Muin Naim Bey, bütün Filistinliler gibi tepeden tırnağa bedeninin tamamıyla Amerika'ya, İsrail'e, ölüme, zulme ve işkenceye meydan okuyor.

“Yılmak yok, direnişe devam!” diyor.

“Zafer inananlarındır, Fetih yakındır!” diyor.

“Küfür devam eder, zulüm devam etmez.” diyor.

“Filistin davası, bütün Müslümanların davasıdır.” diyor.

Ve şu cümleyle meseleye esaslı bir nokta koyuyor.

“Onlar güçlü değil, sadece biz zayıfız”

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  952765

-