14 KASIM 2019 PERŞEMBE

Hüseyin Yağmur

ÖZAL’LI YILLARIN BAŞLANGICI

Hüseyin Yağmur

Bundan 36 yıl önce, 6 Kasım 1983 tarihinde yapılan  seçimler, Turgut Özal'ın ve partisi Anavatan Partisi'nin iktidar gelmesi ile sonuçlanmıştı.

 Özal'ın yükselen ivmesini geç fark eden Cumhurbaşkanı Kenan Evren, bir darbe lideri olarak Turgut Sunalp'ı işaret etse bile bu işaret ters tepmişti.Seçim sathı mailinde yaşananları Kemal Karpat  şöyle özetler:Televizyonda seyrettiğim bir tartışmada, üç parti başkanı arasında bir de Turgut Sunalp Paşa vardı.Durum çok açık belli olmuştu. Paşa "Biz ne dersek o olacaktır, devleti temsil ediyoruz, bize oy vermelisiniz" gibi bir tavır almıştı. Özal ise gayet sakin olarak, halk iradesini göz önünde tutarak seçmene hitap etmiş ve o tartışmayı açık farkla kazanmıştı. (Karpat,2008:459)

 Karpat, seçimlerle ilgili bir hatırasını da şöyle paylaşır:Enstitüyü kurmak amacıyla Türkiye'nin Washington Sefiri Şükrü Elekdağ'ın verdiği davette buluştuk. Ben Sefirle konuşurken yanındaki Amerikalılar Sefire sordu: "Çok yakında Türkiye'de seçim olacak, kim kazanacak sizce?" Sefir asla tereddüt etmeden, "Tabii ki Turgut Sunalp Paşa kazanacak, başka kim kazanabilir!" dedi. (Karpat,2008:459)

 Mehmet Doğan seçimler öncesi gelinen noktayı şöyle özetler: Netice olarak 6 Kasım 1983 seçimlerine üç parti katılabildi. 1. MDP Başkanı emekli bir Orgeneral. 12 Eylülcülerle yakınlığı var. Böyle bir icazetli parti için ta Kanada'lardaki görevinden alınıp getiriliyor. Askeri yöneticilerin favori sağ partisi MDP idi. Bu partinin geleneksel sağ oyları, 12 Eylül rejiminin Anayasa oylamasında tebellür eden prestiji ile bütünleştirerek toplayacağı umuluyordu. MDP'nin o günlerdeki adı “Milliyetçi Devlet Partisi” oluvermişti. 6 Kasım seçimlerinde merkez solun icazetli partisi ise HP idi. Kurucu başkanı 12 Eylül yönetiminin Başbakanlık müsteşarı Necdet Calp'ti. Eski CHP bürokratlığının bütün mümeyyiz vasıflarını üzerinde toplayan Calp, kendi içinde muhafazakâr bir yapı kazanmıştı. Böylece, sağ iktidar olursa (ki hesaplar öyleydi) ana muhalefet sol partide olacaktı. Seçime girebilen üçüncü parti ise ANAP'tı. ANAP aslında MDP'nin hitap ettiği kitleye yöneldiği için tereddütler doğurmuştu. Sonra icazet almayı başardı. (Doğan,M, 2005:125)

 Öte yandan Evren, Sunalp'ten umudunu kesmişti. Özal'ın kazanacağını anlamıştı. Son bir atak yaparak durumu Sunalp'in lehine değiştirmek istedi.Evren bunun üzerine 4 Kasım günü televizyonda bir konuşma yapıp Özal'ı yerden yere vurur. Konuşmanın neticeleri 6 Kasım seçimlerinde kendisini net bir şekilde gösterir.

 6 Kasım 1983'teki genel seçimlerle Anayasa'nın 177'nci maddesi uyarınca Konsey'in ve Danışma Meclisi'nin hukuki varlığı sona erdi.

 Seçime katılım oranının % 92 olarak gerçekleştiği ve yaklaşık 20 milyon seçmenin katıldığı seçimlerde”(Çavdar,2000:293) Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) yüzde 45,15 oy ve 211 milletvekiliyle iktidara geldi. MGK'nın açıkça desteklediği Turgut Sunalp idaresindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) ise ancak yüzde 23,27 oy oranıyla 71 mebus çıkartabilmişti.

 Dönemin siyasi aktörlerinden biri olan Kamran İnan, seçim sonrası yaşananları şöyle anlatıyor:7 Kasım günü gazeteler, büyük başlıklarla seçim neticelerini veriyor. BBC ve dünya basını, neticeleri, 'ordunun mağlubiyeti' şeklinde veriyor. Akşama doğru belirlenen rakamlara göre ANAP 212, HP 113, MDP 71. BBC, Milli Güvenlik Konseyi'nin toplantı halinde olduğunu bildiriyor. İsviçre Radyosu geldi; verdiğim mülakatta demokrasiye dönülmüş olmasının önemli olduğunu, netice ve seçimlerin cereyan tarzı karşısında Avrupa Konseyi ve kamuoyunun utanması gerektiğini söyledim. Partiye gittim, telefonlar çalmıyor, ortalıkta kimseler yok. (İnan,2003:13-14)

ANAP seçimleri kazanmıştı kazanmasına ama,seçimleri kazanan partiye hükümeti kurma görevinin verilmeyeceğine dair dedikodular ortalıkta dolaşıyordu. İki hafta geçmesine rağmen Özal'a Çankaya'dan bir davet gelmemişti.

TBMM'nin açılışı giderek uzuyor, herkesi tedirgin bir bekleyiş sarıyordu.Bekleyiş uzayınca Halkçı Parti'den Meclis'e girmiş 27 Mayıs Darbecisi General Fahri Özdilek'ten askerlerle temas etmesi rica edilmişti.

 Özdilek,darbeci generallerle ‘Meclisin açılmama olasılığı' ile birlikte geri dönünce ortalık iyice karışmıştı.Darbeciler,seçimlere rağmen aba altından sopa göstermeye devam ediyorlardı.Özdilek, “Üstlerine gidildiği takdirde Meclis açılmayabilir. Askerler ürkütülmeden, programları aynen uygulanmalı' mesajıyla dönmüştü.” (Uncular,1992:14)

 General Turgut Sunalp ise Çankaya'da ‘Turgut Paşam bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?' şeklinde soran Evren'e “Mama kandırdı. Bekâret elden gitti. Bundan sonra ……….tan başka yapacak şey yok” (Yaşar,1990:192) şeklinde cevap vermişti.

 Murat Belge, Turgut Özal'ın yönetim anlayışından şöyle bahsediyor: Özal Türkiye'de çok şey değiştirmiş bir başbakandır bunun tam da 12 Eylül'ü izlemiş olmasının ilginç bir yanı vardır. Özal geleneksel teamüllerinden farklı çizgiler de izledi. Kimin genelkurmay başkanı olacağına müdahale etmek veya "Türk parasının kıymetini koruma” yasasını iptal etmek, Kürt sorununda federasyonu da tartışabileceğimizi söylemek. Anlatmak istediğim kural dışı davranışlarından sadece birkaç tanesi. (Belge,2011:650)   

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  611561

-