12 AĞUSTOS 2020 ÇARŞAMBA

PUTİN’İN ESED’DEN FARKI YOK

Rus lider Putin bir yandan Erdoğan’a methiyeler düzüyor, diğer yandan da masaya güçlü oturmak için Suriye'nin Türkiye sınırındaki İdlib şehrinde Esed ile birlikte katliamlarını sürdürüyor. Rusya’nın son hava saldırısında 40 sivil hayatını kaybetti. 19 Eylül'den bu yana sivillere yönelik yapılan hava saldırısında ise hayatını kaybeden sivillerin sayısı 140'ı geçti. Putin’in emri ile yapılan katliamda hayatını kaybedenlerin çoğunluğunu çocuk, kadın ve yaşlılar oluştururken, yaralı sayısı da 500’ü aştı. Rusya’ya tepki gösteren ‘Uluslararası Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Teşkilatı’, son 10 gündü


PUTİN’İN ESED’DEN FARKI YOK

ESED'İN KATLİAM ORTAĞI: RUSYA

Kendi halkını bombalamak için her yolu deneyen Esed, çatışmasızlık bölgelerini kabul etmeyerek sık sık ihlallere yol açıyor. Esed'in yardımına koşan Rusya ise Astana'da garantörü olduğunu belirttiği çatışmasızlık bölgelerine bomba yağdırmaya başladı. İdlib'de Perşembe ve Cuma günleri gün boyu kuzey kesimleri ile sınır hattına yakın bölgelerde yoğunlaşan hava bombardımanları, evvelsi gün akşam saatlerinde Armanaz beldesini hedef aldı. Şehirdeki kaynakların bildirdiğine göre, saldırıda en az 40 sivil hayatını kaybetti, 70'i yaralandı. Otuz evin yıkıldığı yerleşim yerinde arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

10 GÜNDE 140 SİVİL KATLETTİLER

Rus ve rejim savaş uçakları İdlib'in güneyinde akşam saatlerine kadar 4 ilçe, 5 belde ve 15 köyü vurmuş, 20 sivil hayatını kaybetmişti. Son hava saldırılarıyla İdlib'de 19 Eylül'den bu yana hayatın kaybeden sivillerin sayısı 140'ı geçti. Suriye'de Esed rejimine bağlı güçlerin başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesini hedef alan saldırılarında da 14 sivil hayatını kaybetti.

YARALILARIN ÇOĞU ÇOCUK!

Uluslararası insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Teşkilatı, İdlib ve Hama'daki yoğun hava saldırılarının hastaneleri hedef alarak sağlık hizmetlerini aksattığın, hastanelerde aşırı yoğunluk yaşandığını açıkladı. Açıklamada, İdlib ve Hama'da MSF tarafından desteklenen 6 hastane ve sağlık merkezine 20-27 Eylül'de toplam 241 yaralı getirilirken, 61 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Ayrıca hastaların bombalanma korkusu nedeniyle hastanelerden uzak durduğuna da dikkat çekilen açıklamada, yaralıların yarısından fazlasının (129 kişi) kadın ve 15 yaş altı çocuklardan oluştuğu vurgulandı.

BU NASIL GARANTÖRLÜK?

Rejim güçleri, 5 yıldan bu yana kuşatmada tuttuğu Doğu Guta'ya saldırılarını son 1 aydır artırdı. Esed güçlerinin insani yardımların geçişine izin vermediği Doğu Guta, Türkiye, Rusya ve İran'ın Astana toplantısında belirlediği "çatışmasızlık bölgeleri" içinde yer alıyor. Fakat Rusya, Esed'e yoğun hava desteğini sunarak garantörü olduğu bölgelerde katliam yaparak anlaşmayı bozuyor.

RUSYA HAVADAN ESED KARADAN VURUYOR

Şam'ın Doğu Guta bölgesindeki Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) Merkezi yetkililerinden Muhammed Ethem, rejim güçlerinin Doğu Guta bölgesindeki saldırıların kesintisiz sürdüğünü, Rusya'nın hava saldırılarının yanında Esad'ın de top atışlarıyla sivilleri katledildiğini belirtti. Ethem, bombardımanlarda Duma ilçesi, Beyt Seva, Misraba, Sakba ve Ayn Terma beldesi ile Cobar mahallesinin kara ve havadan hedef alındığını, Doğu Guta'daki Beyt Seva beldesine de topçu birliklerinin sürekli ateş açtığını belirtti.

HASTANELER BOMBALANIYOR, GÜVENLİ YER KALMADI

MSF açıklamasında, MSF Program Direktörü Brice de le Vingne'in şu uyarılarına yer verildi: "Sağlık tesisleri bombalardan korunmadığı sürece tıbbi yardım çabaları yetersiz kalacak. İdlib'deki hastanelerin bombardımanlar nedeniyle güvenli yerler olmadığı net biçimde görülüyor. Hastanelerin art arda kapanması, yaralıları, hastaları, hamile kadınları ve tıbbi yardıma ihtiyacı olan herkesi olumsuz etkileyecek. Bu kabul edilemez. Uluslararası İnsancıl Hukuk ve 'savaş kuralları'na göre, ister muharip ister sivil olsun, tıbbi yardıma ihtiyaç duyan herkese sağlık hizmetlerine erişim imkanı sağlanmalıdır. Bu insanları tedavi eden sağlık tesislerine ise herhangi bir saldırı gerçekleştirilemez."

 

  1. Bu nasıl çatışmasızlık? ? Bu nasıl anlaşma? Daha dün bu çatışmasızlık anlaşması Erdoğan’ın katkısı büyük diyerek teşekkür eden putin bizimle dalga mı geçiyor? Allah için uluslar arası ilişkilerde “dostum” diye başlanan konuşmalar bize faydadan çok zarar getiriyor. Karşı tarafla pazarlık yapma hakkımızı otomatik olarak “dostluk” kelimesine kurban etmiş oluyoruz. Bu sözle kendi elimizi kolumuzu bağlamış oluyoruz.dikkat edelim merhametimizi aleyhimize kullanmasınlar. Danışmanlar bunun farkında değil mi?.

Yorum Yaz

  546009

-