RADYASYON HANGİ GIDALARA HANGİ AMAÇLA VE NE KADAR VERİLİR?

Gıdaların raf ömürlerinin uzatılması, olgunlaşma süresinin geciktirilmesi ve böceklerin uzaklaştırılması ile soğan, patates veya bitki tohumlarının çimlenmesinin engellenmesi gibi amaçlarla yapıldığı görülür.


RADYASYON HANGİ GIDALARA HANGİ AMAÇLA VE NE KADAR VERİLİR?

Gıda Işınlanma Yönetmeliği'nin EK1 tablosunda, gıdaların raf ömürlerinin uzatılması, olgunlaşma süresinin geciktirilmesi ve böceklerin uzaklaştırılması ile soğan, patates veya bitki tohumlarının çimlenmesinin engellenmesi gibi amaçlarla yapıldığı görülür. Yönetmeliğe göre;

tablo_2

HERKES IŞINLAMA/RADYASYON UYGULAMASI YAPABİLİR Mİ?

Dünyada gıda ışınlama işlemleri, 'Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK)' ve yerelde ise 'Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)'in verdiği onayla kurulmuş veya kurulacak firmalarca yapılabilir. Uluslararası veya ülkelerin yerel kurumlarınca onay verilmiş işletmelerce radyasyona maruz kalmış ürünler, dünyada dolaşıma girebilirler ve gümrüklerden serbestçe geçebilirler. Bu konuda UAEK dışında hiç kimsenin kısıtlama hakkı bulunmamaktadır. Sayıları her gün artmakla birlikte, yüze yakın ülkede ne yazık ki uygulama yapılmaktadır. En yaygın olarak uygulandığı ülkeler ise ABD, Güney Afrika, Hollanda, Tayland ve Fransa sayılabilir.

TÜRKİYE'DEKİ GIDALAR RADYASYONA MARUZ KALMIŞ MIDIR?

Türkiye'de, ürünlerine radyasyon uygulamak üzere çok sayıda firma onay almıştır ve ürünlerini radyasyonlamaktadır. Gıda Işınlama Yönetmeliği'nin 13. Maddesi, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9'uncu bölümünde yer alan etiket bilgilerine ilaveten, radyasyona maruz bırakılmış ürünlerde bazı bilgilerin yer almasını zorunlu kılmaktadır.

Ancak mağazalar, marketler ve pazar yerlerinde 'dökme' olarak satılan hemen hiçbir üründe, firmaların bu zorunluluklara uymadığı da bir gerçektir. Bu konuda piyasa denetiminin yapıldığına dair hiçbir bilgide maalesef yoktur. Üstelik geleneksel tıbbın çözümlerinden yararlanmak üzere gidilen ve bu amaçla tıbbi aromatik bitkiler satan pek çok firmadaki ürünlerin önemli bir bölümü de maalesef bu ışınlamaya tabi tutulmuşlardır. Bu ürünlerde de hiçbir uyarı bilgisi ne yazık ki yoktur. Ne acıdır ki çoğunlukla satıcılarında bu konuda hiçbir bilgisi yoktur.

GIDA RADYASYONLAMASI NE ZAMAN BAŞLADI?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından desteklenen bir metot haline gelen gıdalara radyasyon verilmesi işlemi, ilk kez 1957'de Batı Almanya'da baharatların ışınlanmasıyla başladıysa da, Almanya bu izni, riskleri nedeniyle 1958'de yürürlükten kaldırmıştır. Uygulama bu kez de 1963'de Amerika Birleşik Devletleri'nde gündeme gelmiş, 1986'da ise FDA'nın onay vermesiyle birlikte ABD'de uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu TAEK, konuyla 1970'den bu yana ilgilenmektedir ancak konu uzun süre yasal bir zemine kavuşturulamamıştır. 6 Kasım 1999'da çıkan yönetmelikle, gıdalara radyasyon veren ülkelere arasına Türkiye'de katılır.

bakteri

Bu konuda, 1999'da Framework Directive I999/2/C adlı iki yönerge hazırlayan Avrupa Birliği ise, gıdaların radyasyonlanması konusunda üye ülkeleri serbest bırakmıştır. Ayrıca ABD'den farklı olarak, radyasyonlu gıdalara etiketleme zorunluluğu ile radyasyon uygulanabilecek ürünlerle ilgili bir liste yayınlayarak sınırlama getirmiştir. Amerikan Ziraat Bakanlığı (USDA) Haziran 1999'da etlerin, Ağustos 2008'de marul, ıspanak gibi taze ürünlerin de radyasyonlanmasını onaylayarak alanı genişletir. Bu gelişmelerden sonra Türkiye'de, mevzuat değişikliği yaparak uygulamanın sınırlarını genişletir. Codex Alimentarius ise 2003 yılında gıdalara verilecek radyasyon üst limitini kaldırarak riski inanılmaz boyutlara taşır.

Türkiye'de bu anlamda ilk tesis çalışması 1993'de Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi (SANAEM) bünyesinde ve 1994'de de Tekirdağ Çerkezköy'de kurulan Gamma-Pak A.Ş.'nın faaliyete başlamasıyla birlikte, -yasal olmasa bile- uygulama fiilen başlar. Daha sonra ise başta Mersin olmak üzere farklı illerde bu konularda birçok yatırım yapılmıştır.

Devamı yarın...

Yorum Yaz

  998278